WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın muris tarafından açıldığı, yargılama sırasında vefatı üzerine mirasçıları ... ve ... adlarına vekaletname sunulduğu, yargılama sırasında ...’in de vefat ettiği, onun mirasçıları adına da vekaletname ibraz edildiği, ancak diğer mirasçılar adına vekaletname sunulamadığı, Mahkemece davacıya terekeye temsilci tayini davası açılması için süre verildiği, Sulh Hukuk Mahkemesi’nce muris terekesine bu dava ile sınırlı olmak üzere ...’in tereke temsilcisi olarak atanmasına dair kararın kesinleştiği, Mahkemece ara karar ile ... kişilere açılan davanın tefrik edildiği, murisin mal varlığına ilişkin olarak mirasçıları arasında iştirak halinde mülkiyet söz konusu olduğundan davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu, nitekim terekeye temsilci tayini suretiyle işbu davaya devam edildiği, bu durumda mirasçılar adına temsil yetkisi tereke temsilcisinde olup, hükmün ancak tereke temsilcisince istinafa...

Vakfi tarafından terekenin tespitinin istenildiğini, yargılamasının halen devam etmekte olduğunu, ... 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2000/11 Tereke dosyasından istenilen tedbirin müvekkili banka tarafından uygulandığını ancak yasal mirasçıların kötüniyetli davranarak, ... vakfı ile varisler arasında bulunan tereke davasından haberdar olmalarına rağmen hakları olmayarak parayı tahsil ettiklerini, yasal mirasçıların tamamının ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/198 Esas sayılı dosyasında vasiyetnamenin iptaline ilişkin dava açtıklarını,yine ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/51 Tereke sayılı dosyasından devam eden terekenin tespiti davalarının sonucu işbu davayı doğrudan etkileyeceğinden bekletici mesele yapılması gerektiğini, işbu davanın zamanaşımına uğradığını, ödeme tarihi olan 04/08/2000 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, savunarak, davanın reddini istemiştir....

Hemen belirtmek gerekir ki, eldeki dava öncelikle ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı terekeye iade talepli tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal-tescil ve bedel istekli olarak açılmış olup, terekeye temsilci atanmasından sonra tereke ortağının ya da ortaklarının davayı takip yetkisi ortadan kalkacağından, bir başka ifade ile davayı açan mirasçı ya da mirasçıların davayı takip yetkisi sona ereceğinden ve buna bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsil eden mümessile geçeceğinden davacılar vekilinin temyiz talebinin reddine dair verilen ek kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacıların ek karara ilişkin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 25.11.2020 tarihli ek kararın ONANMASINA, Tereke temsilcisinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, tereke temsilcisinin ve bir kısım davalının davayı takipsiz bıraktığı ve süresinde dosyanın yenilenmediği saptanarak davalılar.....

Koruma önlemi olarak terekenin tespiti işlemi, kural olarak bir süreye bağlı olmayıp, bu önlemin alınması olanaksız veya yararsız hale gelmedikçe tereke paylaşılmadığı sürece istenebilir. Çünkü, koruma önlemi olarak terekenin tespiti işleminin maddi hukuk bakımından haklara ve borçlara bir etkisi bulunmamaktadır. Bu işlem, tespiti yapılan malvarlığı unsurlarının terekeye ait olduğu, tespit edilmeyenlerin de terekeye ait olmadığına delil teşkil etmez. Mirasçıların, tespit olunanlara "onay" vermeleri veya benimsemeleri, onları tespiti yapılmamış olan borçlara ilişkin sorumluluktan kurtarmayacağı gibi, tespit edilmemiş olan tereke alacakları için de talepte bulunamayacakları anlamına gelmez. Mirasçılar, terekenin tespitine rağmen, birbirlerine yahut üçüncü kişilere karşı tespit edilmiş veya edilmemiş (deftere yazılmış veya yazılmamış) olanları ihtilaf konusu yapabilirler....

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/66 Esas 2009/18 Karar sayılı dosyasında murisin mal varlığı tam olarak bilinmediğinden HMK 619 maddesi gereğince resmi defter tutulması ve buna göre mirasın reddi veya kabulü seçeneklerinden birini kullanacaklarını belirterek terekenin resmi defterinin tutulmasını istedikleri, yapılan yargılama sonunda murislerden ... ve ...'nun defter durumuna göre muris davalı ...'dan intikal eden mirası reddettikleri, davalı ...'nun ise defter durumuna göre muris ...'dan intikal eden mirası kabul ettiğini beyan etmesi nedeniyle terekeden el çekilmesine karar verildiği, ancak mahkemece ayrıca bir tereke defteri tutulmayıp tereke tespitinin dosya içinde yapıldığı, ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/557 Esas 2009/1255 Karar sayılı dosyasından verilen veraset ilamına ilişkin kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine 2012/425 esas sayısı ile veraset ilamının iptaline karar verildiği, bu durumda davalının mirasçısı olarak sadece eşi ...'...

Yine TMK'nun 625. maddesinde; "Resmî defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz. Bu süre içinde zamanaşımı işlemez. Acele hâller dışında, davalara devam edilemiyeceği gibi, yeni dava da açılamaz" şeklinde düzenleme mevcuttur. Terekenin defterinin tutularak tespiti sonucunda mirasçılar mirasın reddi veya kabulü konusunda karar verebileceklerinden TMK'nun 625. maddesi gereğince resmi defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamayacağı düzenlenmiştir. Bu husus mirasçı borçlular tarafından İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikayet konusu yapılabilir. İİK'nun 53. maddesine göre terekenin borçlarından dolayı 3 ay 3 gün boyunca takip yapılamaz. Somut olayda borçlu... 24.12.2014 tarihinde vefat etmiş, takip ise 29.12.2014 tarihinde başlamıştır. Yasal süreler beklenmeksizin takibe başlanmıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tereke tespiti talebine ilişkin davada ... 3. Sulh Hukuk ve ... 11. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, murisin terekesinin tespiti istemine ilişkindir. ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesince, müteveffa ...'nun yurtiçi adresinin bulunmadığı, ... ili, ... ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. ... 11. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ise müteveffa ...'nun son yerleşim yerinin Türkiye'de olmadığı ve terekeye dahil malların ... ilçesi sınırlarında mevcut olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmişse de mahkemece mütevefaanın Türkiye'de nerede ikâmet ettiğine dair tespit edilen adreslerde kolluk gücü ile araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır....

Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke, miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar, terekenin aktifini oluşturur. Murisin borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 3 aylık iaşe bedeli,terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tespit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir. Medeni Kanun'un 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip edilmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....

in terekeye temsilci olarak atanmasına karar verildiğini, kararda ''tereke temsilcisinin şahsına itiraz için 10 gün içinde Malkara Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz yasa yolu ile davanın esasına itiraz içinde kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesine yasa yolu açık olmak üzere'' şeklinde karar verildiğini, taraflardan tereke temsilcisinin şahsına itiraz edilmesi için herhangi bir itiraz gelmediğini, bu haliyle kararın kesin olduğunu, tereke temsilcisi olarak ...'ün belirlendiğinden, davacı ...'ün tedbir isteme sıfatı bulunmadığını, terekeye ilişkin olan tüm dava, talep vs. hakkının tereke temsilcisine ait olduğunu, temsil sıfatı bulunmayan davacının tereke hakkında talepte bulunmasının mümkün olmadığını, verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI: Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi 11/02/2025 tarihli, 2023/37 Esas sayılı ara kararıyla; "......

Mirasçıların tamamının belli olmaması nedeniyle ... 21.Sulh Hukuk Mahkemesine devredilen 2011/87 tereke sayılı dosyası mevcut olup, İstanbul 11.Aile Mahkemesinde 2010/411 ve 2010/148 sayılı neshebin reddi ve babalık davaları mevcuttur. Dolayısıyla icra takibi başlatıldığında her ne kadar tarafların aldığı bir veraset ilamı örneğinin İstanbul 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/185-233 sayılı veraset ilamı olup taraflar mirasçı gözüküyorsa da neshebin reddi ve babalık davaları nedeniyle bu veraset ilamlarında gösterilen mirasçı sayısı ve hisse miktarları aile mahkemesinin davalarının sonucunda değişme ihtimali vardır. Bu sebeple de tereke dosyasında tereke mirasçılara teslim edilmemiştir. Tereke hasımlı olarak açılacak terekeye mümessil tayini ile tereke mümessili vasıtasıyla idaresi mümkündür. Bu arada mirasçılar tarafından bir kısım faydalanma olmuşsa miras sebebiyle istirdat davası ile istenmesi mümkündür. Ve bu davanın zamanaşımı süreside oldukça uzundur....

UYAP Entegrasyonu