Şöyle ki, mirasçılardan birisi davaya muvaffakat etmediğine göre davanın tereke temsilcisi huzurunda görülmesi gerektiği açıktır. Hâl böyle olunca; davacılar vekiline terekeye temsilci atanması için dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı takdirde sonucu beklendikten sonra bir karar verilmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek işin esası bakımından karar verilmesi doğru değildir. Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, 30.10.2014 gününde verilen dilekçe ile miras ortaklığına temsilci tayini talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi mirasçılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, TMK'nın 640/3 maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile ...’ün terekesine ...’ün temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Hüküm, mirasçılar ... ve ... vekili tarafından tereke temsilcisinin şahsına yönelik olarak temyiz edilmiştir. Miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK'nın 431. maddesi uyarınca vasi tayinindeki usul kayyım (mümessil) için de uygulanır....
Türk Medeni Kanununun 640. maddesi gereğince, miras ortaklığına atanan temsilcisi, özel kayyım yetkilerine sahip olup tüm mirasçılar (tereke) adına tasarruf ve hareket eder. Miras şirketine temsilci atanmasına ilişkin karar, tüm mirasçıların hukukunu etkileyeceğinden davaya mirasçıların tamamının katılmalarının sağlanması gerekir. Mahkemece tüm mirasçılar davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra, gösterdikleri takdirde tarafların delilleri de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan işin esasının incelenerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple Cumhuriyet Başsavcılığının Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile kararın kanun yararına bozulması gerekmiştir....
Birlikte dava açılamaması halinde 11.10.1982 tarihli ve 3/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı üzere dava tereke adına açıldığından diğer mirasçıların, duruşmaya gelip beyanda bulunması veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi yahut davacı vekiline vekaletname verilmesi gerekir. Ancak, ortakların tümünün onayının alınamaması halinde TMK'nın 640. maddesi uyarınca murisin terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilerek taraf teşkili sağlanmalıdır. Tereke temsilcisi davacı dışında biri olursa davacının sıfatı sona ereceğinden davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir. ./.. 2016/6424-8521 -2- Somut uyuşmazlıkta davacı, murisi babası ... tarafından Almanya'dan gönderilen para ile alınıp davalı adına tescil edilen taşınmazın tapusunun iptali ile murisi adına tesciline karar verilmesini istemiştir....
Tereke temsilcisi temyiz itirazlarında özetle; tereke temsilcisi tarafından eldeki davanın takip edilmesinde hukuki bir yarar olmadığını, bu nedenle 20.06.2016 tarihli duruşmaya katılmamak suretiyle davanın işlemden kaldırılmasının amaçlandığını, ne var ki Mahkemece davalıların davayı takip edeceklerine dair HMK’nın 150. maddesine uygun talepleri olmamasına rağmen dosyanın işlemden kaldırılmayarak yargılamaya devam edildiğini, davacının üç mirasçısından ikisinin davacı olarak davaya devam ettiğini, diğer kalan mirasçı ...’in ise davalı olduğu ve davayı kabul ettiğini, bu durumda tereke temsilcisi ile davanın devam edilmesine gerek olmadığını, Mahkemece verilen ilk hükmün de tereke temsilcisi ve davacı mirasçılar tarafından istinaf edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince her ikisinin de istinaf başvurusunun kabul edildiğini, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderildiğini, davada taraf sıfatı bulunmadığı belirtilen mirasçıların...
Bozma Kararı Dairenin 03/03/2020 tarihli ve 2017/4458 E., 2020/1487 K. sayılı kararıyla; “Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bir başka söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve buna bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer. Somut olayda; mirasbırakan ...’in terekesine ... tereke temsilcisi olarak atanmış olmakla davayı açan mirasçıların davayı takip yetkisi kalmadığından davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine....
Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 28/05/2015 gününde verilen dilekçe ile terekeye temsilci atanması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/04/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, terekeye temsilci atanması istemine ilişkindir. Davacı vekili; .... Köyü nüfusuna kayıtlı 01/07/1902 doğumlu ...'in terekesine temsilci atanmasını teminen, Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/432 Esas sayılı tapu iptali ve tescil istemli dava dosyasından verilen yetki belgesine dayanarak muris ... terekesine temsilci atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulüne, muris ...'in terekesini Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/432 Esas sayılı dosyasında temsil etmek üzere tereke temsilcisi olarak ...'...
ya tebligat çıkartılması, adı geçenlerin duruşmaya iştirak etmeleri halinde açılan davaya muvafakat edip etmediklerinin açıkça belirlenip zapta geçirilmesi, aksi takdirde miras şirketine temsilci atanması için davacıya usûlüne uygun süre verilmesi daha sonra işin esasına girilerek, iddia ve savunma doğrultusunda toplanan deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde mirasbırakanın temlik tarihinde fiil ehliyetinin bulunduğu, muvazaa iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, tereke temsilcisi tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 24.11.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden tereke temsilcisi gelmedi. Temyiz edilen asil davacı ... ve davalılar ... vd....
Mahkemece, mirasçı olmayıp 3. kişi konumunda bulunan ... aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasında tereke temsilcisi atanmasına gerek bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir. Miras ortaklığında mirasçıların birlikte hareket etmeleri zorunluluğu, işlemleri, kullanım ve idareyi birlikte yapmaları, mirasçılar arasında anlaşmazlık bulunması veya bu konularda anlaşamamaları halinde miras ortaklığı adına gerekli işlemleri yapmak, dava açmak, açılmış veya açılacak davaları takip etmek üzere paylaşmaya kadar miras ortaklığına temsilci atanması olanağı sağlanmıştır (TMK m. 640). Mirasçılardan biri veya birkaçının isteği üzerine Hakim mirasın paylaşımına kadar görev yapmak üzere miras ortaklığına bir temsilci atayabilir. Terekeye temsilci tayini istenen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/8 Esas sayılı davayı mirasçılardan Gülbeyaz Buiting, ... ve ... açmış olup, diğer mirasçılar ... ve ...’ın davada taraf bulunmadığı anlaşılmaktadır....
Hükmü, davalı ... vd. vekili terekeye temsilci atanması ve temsilcinin şahsına yönelik olarak temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı ... vd. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davalı ... vd. vekilinin tereke temsilcisinin şahsına yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; Miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK'nın 431. maddesi uyarınca vasi tayininde usul kayyım (mümessil) için de uygulanır. TMK'nın 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi ile ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın yada kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur. Vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde itirazı denetim makamının incelemesi gerekir....


