WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin güven sarsıcı davranışlar içesine girdiği ve birlik görevlerini yerine getirmediği, davalı-karşı davacı kadının ise eşine karşı sürekli olarak ağır hakaretlerde bulunduğu ve tehdit ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Bu husus gözetilmeden erkeğin ağır kusurlu olduğu yönündeki belirleme doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olaylarda taraflar eşit kusurludur. Boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerekmektedir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez....

Davacı vekili 17.01.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma suçundan yargılanarak 6 yıl 8 ay hapis cezası verildiği, kararın Yargıtay'ca onandığı, itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtayca onama kararının kaldırılarak bozma kararı verildiği, bozma üzerine yapılan yargılamada eylemin silahla tehdit olarak değerlendirildiği ve zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verildiği, davacının olay nedeniyle 04.07.2014- 27.05.2016 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, haksız tutuklu kalması sebebiyle 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren faiziyle ödenmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 03.12.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiği, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğu, şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. ... 3....

Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece yapılacak basit bir araştırma sonucu belirlenen maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde katılanın sanığa yüklenen hakaret suçundan doğan maddi bir zararının bulunmadığı ve sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken "Katılanın beyanı gözönünde bulundurulduğunda 5271 sayılı CMK'nın 231/6-c, 9. maddelerindeki tazminat koşulunun gerçekleşemeyeceği anlaşılmakla ayrıca cezasının ertelenmiş olması sebebiyle aynı Yasanın 231/7. maddesi karşısında...

Davacı vekili; müvekkilinin, davalının evinin boya işlerini yaptığını, ücretini almak için davalının evine gittiğinde ise davalının davacıyı elindeki bıçakla kovalayarak, ölümle tehdit etmesi üzerine kaçarken, merdivenlerden yuvarlanıp, ayağında kırık meydana gelecek şekilde yaralandığını, cerrahi operasyon geçirdiğini belirterek, bu olay sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararının tazminini talep etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davalının eylemi ile oluşan zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, eylemin haksız ve hukuka aykırı olduğu, davalının kusurlu hareketi ile zarara sebebiyet verdiği, meydana gelen olay nedeni ile davacının tedavi süresince acı çektiği ve üzüntü duyduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur....

Boşanma kararı, tarafların anlaşmalarına dayandığına göre, davacının boşanmadan sonra, boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat (TMK md. 174/1,2) talep etmesi mümkün değildir. Çünkü böyle bir durumda tarafların boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin aralarındaki ihtilafı nihai olarak çözdükleri ve ilişkilerini tasfiye ettikleri kabul edilir. Bu itibarla anlaşmalı boşanmadan sonra artık boşanma sebebiyle (TMK md. 174/1,2) maddi ve manevi tazminat istenemez. Bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde davanın kabulü ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir...." gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/838 Esas KARAR NO : 2021/1012 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/09/2018 KARAR TARİHİ : 21/12/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/01/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili Dava Dilekçesinden Özetle; Müvekkilinin 28/07/2018 tarihinde İstanbul İli Esenyurt ilçesi ..........

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma - Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından birleşen davasının reddi, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ile tazminat taleplerinin reddi yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminat talebi hakkında verilen görevsizlik kararı ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1 - Temyiz eden davalı-davacı kadın vekili, 08.09.2015 tarihli dilekçesi ile erkeğin davasında verilen boşanma hükmü yönünden temyizinden feragat ettiğini bildirdiğinden, feragat sebebiyle bu yöne ilişkin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2- Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan...

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında yaşanan tartışma esnasında davalının öldürme kastıyla ateş ederek müvekkilini yaraladığını, sol ayağının iki kemiği kırılan müvekkilinin ayağının alçıya alındığını, kamyon şoförlüğü yaparak geçimini sağlayan müvekkilinin yaralanması sebebiyle maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ile 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....

Yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece davalı kadına kusur olarak yüklenen "tehdit" vakıasına davacı erkeğin dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesi aşamasında dayanmadığı anlaşılmaktadır. Davacı erkeğin dayanmadığı vakıaların hükme esas alınması mümkün değildir (HMK m.25/1). Bu nedenle belirtilen eylem kadına kusur olarak yüklenemez. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, taraflar eşit kusurludur. Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerekmektedir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/11/2023 NUMARASI: 2023/663 Esas - 2023/970 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Ticaret Ltd. Şirketinin imtiyaz sahibi olduğu www...com isimli internet sitesinin 05.05.2023 tarihli sayfasında keskin kalem adlı köşesinde yayınlanan "..." başlıklı yazısında haber maksadı ve kastını aştığını, ölçüsüz, mesnetsiz, somut durumun çarpıtıldığını, iftira ve tehdit niteliği taşıyan yazı sebebiyle davacı şirketin ticari itibarı ağır bir surette ihlal edildiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 25. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi gereğince, 0,03 TL (üçkuruştürklirası) manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır....

UYAP Entegrasyonu