Davalı erkeğe mahkemece yüklenen erkeğin cezalandırılmasına karar verilen tehdit ve hakaret eylemlerinin dava tarihinden sonra olup kusur belirlemesinde bu davada nazara alınamaz. Hal böyle iken mahkemece taraflara yüklenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Boşanma sebebiyle maddi-manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerekmektedir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Hal böyle iken mahkemece, davalı erkeğin daha fazla kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/07/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sebebiyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/11/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 08/05/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan ... yönünden manevi tazminat isteminin reddine, diğer davalı ... yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 29/12/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ......
Davalı ----havale tarihli cevabi dilekçenin incelenmesinde; Kazaya karışan --- plakalı aracın müvekkili nezdinde --------- bulunduğunu ve sorumluluklarının poliçe teminat limiti ve sigortalılarının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, manevi zarardan sorumlu olmadıklarını, davadan önce müvekkiline başvuruda bulunulmaması sebebiyle temerrüde düşmediklerini, bu nedenle kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek, sorumluluklarının limitle sınırlı olduğu hususunun göz önüne alınmasını talep ettiği görülmüştür. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava,------tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan davacının, uğradığı maddi ve manevi zararın davalılardan tahsiline yönelik tazminat davasıdır. Mahkememizin --- kararı ile kurulan maddi tazminat hükmünün ------sayılı kararı ile bozulmuş olması sebebiyle bozma ilamında belirtilen hususlar dairesinde rapor alınmış ve yargılama sonuçlandırılmıştır....
Davalı ----havale tarihli cevabi dilekçenin incelenmesinde; Kazaya karışan --- plakalı aracın müvekkili nezdinde --------- bulunduğunu ve sorumluluklarının poliçe teminat limiti ve sigortalılarının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, manevi zarardan sorumlu olmadıklarını, davadan önce müvekkiline başvuruda bulunulmaması sebebiyle temerrüde düşmediklerini, bu nedenle kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek, sorumluluklarının limitle sınırlı olduğu hususunun göz önüne alınmasını talep ettiği görülmüştür. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava,------tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan davacının, uğradığı maddi ve manevi zararın davalılardan tahsiline yönelik tazminat davasıdır. Mahkememizin --- kararı ile kurulan maddi tazminat hükmünün ------sayılı kararı ile bozulmuş olması sebebiyle bozma ilamında belirtilen hususlar dairesinde rapor alınmış ve yargılama sonuçlandırılmıştır....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2014 NUMARASI : 2013/947-2014/360 Taraflar arasındaki nişanın bozulması nedeniyle tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı(karşı davalı) tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı- karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalının 18.05.2013 tarihinde nişanlandıklarını, nişanın ardından davalının karşılanması güç taleplerde bulunduğunu, davacının imkanları içerisinde sunduğu çözümleri kabul etmediğini, müvekkilinin ailesine ve kendisine küfür ve hakaret ettiğini ve nişanı bozduğunu, sonrasında da zorluk çıkartırsa dayısı tarafından dövülecekleri yönünde tehdit ettiğini, davalının abisinin de tehdit mesajları yolladığını ve davalı tarafından nişanın bozulduğunun bu mesajlarda bildirildiğini, nişan sebebiyle evlenme...
Davacıdan aktarılan olaylar sabit kabul edilemez ve manevi tazminata esas alınamaz. Mahkemece, manevi tazminata esas teşkil eden olaylara ilişkin davacı tanıklarının sözleri davacıdan aktarma beyanlardır, dolayısıyla sabit değildir. Sabit olmayan olaylara dayanılarak da manevi tazminata hükmedilemez. Toplanan delillerle, kocanın eşiyle ilgilenmeyip birlik görevlerini yerine getirmediği gerçekleşmiştir. Boşanmaya sebep olan bu olay, davacının kişilik değerlerine saldırı niteliğinde değildir. Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi şartları bulunmamaktadır. Öyleyse, davacının manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken, yetersiz gerekçeyle manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir....
rahatsız edeceğinin bunun dışında başka bir komplikasyonun veya ileride hastanın hayatını tehdit edecek bir durumun sözkonusu olmayacağının belirtildiği, gazlı tamponun unutulması nedeniyle olayda idarenin kusurlu olmasına rağmen davacının bu sebeple uğradığı kesin bir zarardan sözetmeye olanak bulunmadığı, diğer yandan davacının 30.10.1995 ve 21.11.1995 tarihli özel doktor muayenelerinin gazlı tampon unutulması nedeniyle yapılan tedaviye ilişkin olup olmadığının saptanamadığı, bu muayenelerin ameliyatlı olan davacının kontrol altında olmasında kaynaklandığı dolayısıyla idarenin maddi tazminatla yükümlü tutulmasının olanaklı olmadığı, unutulan gazlı tamponun süresinde çıkarılmaması nedeniyle olay süresince çektiği acı ve elem karşılığı takdiren 4 milyon TL. manevi tazminatın davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve kısmen reddine, manevi tazminata faiz...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından tamamına yönelik olarak; davacı kadın tarafından ise katılma yoluyla nafaka ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, boşanmaya sebep olan olayların tazminat talep eden tarafın kişilik haklarını zedelemiş olması zorunludur (TMK m. 174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevi tazminata hükmedilemez....
Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde katılanların yüklenen tehdit suçu sebebiyle uğradığı bir zarar bulunmadığı gibi herhangi bir tazminat isteminin de olmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız oldukları anlaşılan sanıklar hakkında, 5271 Sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin...


