SONUÇ:Yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple, bölge adliye mahkemesinin erkeğin nafakalara yönelik istinaf başvurunun esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA; ilk derece mahkemesi kararının hüküm sonucu bölümünün B-6 ve B-7 bentlerinin hükümden çıkarılmasına; yerine B-6. bent olarak “Dava tarihinden(20/5/2020) boşanma hükmünün kesinleşme tarihine kadar aylık 400TL tedbir nafakasının davacı-davalı erkekten alınarak davalı-davacı kadına verilmesine; kadın eş lehine hükmedilen aylık 400TL nafakanın boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren yoksulluk nafakası olarak devamına, yoksulluk nafakasına her yıl TÜİK’in belirlediği ÜFE oranında artış yapılmasına”; B-7 bent olarak “Velayeti anneye verilen ortak çocukların her biri için ara kararı ile hükmedilen aylık 250’şer TL tedbir nafakasının işbu karar tarihi itibariyle(20/05/2021) her bir çocuk için aylık 300’... TL’ye çıkarılmasına; nafakaların boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren her bir çocuk için aylık 300’......
Bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. 3-İlk hükümle davacı yararına dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 250 TL tedbir nafakası takdir ve tayin edilmiş, ilk hüküm davalı tarafından temyiz edilmemiş, davacının temyizi üzerine "davalının eşini tehdit ettiği, bu sebeple boşanma davasının kabulü gerektiğinden" bahisle bozulmuştur. İlk hükümle tayin edilen tedbir nafakası davalı tarafından temyiz edilmediğine göre, tedbir nafakasının gerekliliği ve miktarı bakımından davacı yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nafaka, "geçici" niteliği gereği tayinini gerekli kılan sebeplerin ortadan kalkması durumunda kuşkusuz kaldırılabilir ise de, davacı yararına oluşan usulü kazanılmış hak ihlal edilemez....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-davalı kadın lehine ilk derece mahkemesince verilen aylık 350 TL tedbir nafakasının hüküm tarihi (04.10.2018) itibariyle 1.000 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş olup, tedbir nafakası yönünden davalı-davacı erkek tarafından istinaf edilmeyerek tedbir nafakasının kesinleşmiş bulunmasına ve davacı-davalı kadın yararına hükmolunan aylık 1000 TL tedbir nafakasının (TMK m. 169) boşanma hükmünün kesinleştiği tarihe kadar devam edeceğinin anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının...
F.,2009 doğumlu Belinay ve 2013 doğumlu Batuhan isminde çocuklarının olduğunu, davalı hakkında Aladağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.06.2014 tarih, 2014/10 D.İş sayılı kararı ile evden uzaklaştırma kararı verildiğini, davalının gerek davacının gerekse çocuklarının infak ve iaşesi ile masraflarını karşılamadığını, bu nedenle davacı için 300,00 TL, müşterek çocukların her biri için 300,00 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; açılan nafaka davasını kabul etmediğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu bu nedenle davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile aylık 500,00 TL tedbir nafakasının dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı H.. U..'dan alınarak davacı F.. U..'a verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava; ayrı yaşamda haklılık nedenine dayalı olarak açılmış tedbir nafakası istemine ilişkindir....
Mahkemece tedbir nafakasının hükümle karar altına alınan geçici önlem nafakası niteliğinde olduğunu, tedbir nafakasının hüküm fıkrasında yer alması onu hükmün parçası yapmayacağından ilamlı takip yapılamayacağı gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesi üzerine; hüküm alacakl Aile Mahkemesi'nin 2011/889 Esas-2013/175 Karar sayılı ilamında "tarafların boşanmalarına, dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 250,00 TL tedbir nafakasına" hükmedildiği, takibe ise anılan bu nafakanın konulduğu anlaşılmaktadır. Talep edildiği aşamada tedbir nafakası alacağı ilama bağlanmış olduğundan ilamlı takip yapılabilir. Bu nedenle Mahkemece şikayetin reddi gerekirken aksi düşünce ve yazılı gerekçeyle takibin iptaline karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararın yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
Mahkemece;davanın kısmen kabulü ile;200 TL Tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, nafakanın her yıl TÜFE oranında artırılmasına karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; ayrı yaşamada haklılık nedenine dayalı tedbir nafakası istemine ilişkindir. TMK'nın 197.maddesi gereğince; ayrı yaşamakta haklı olan eş, diğer eşten tedbir nafakası isteminde bulunabilir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenlemeler gereği eşler birliğin giderlerine güçleri oranında katılmak zorundadır. (TMK m.186/son) Buna göre birliğin ortak giderleri olan kira, elektrik, yakıt, su ve benzeri giderlere davalı eş katılmak zorundadır. Bu bağlamda; tedbir nafakası miktarı tayin edilirken, birliğin giderlerine katılmada eşlerin "ekonomik güçleri" ile müşterek yaşam sırasında davalının eşine sağlamış olduğu yaşam düzeyi dikkate alınmalı, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyelerini ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiği gözetilmelidir....
Somut olayda, davacı-davalı erkeğin kadın için ödediği 3.600 TL, ortak çocuk için ödediği 2400TL yıllık tutardaki tedbir nafakasının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş olup; bölge adliye mahkemesince tedbir nafakası davası yönünden verilen karar kesindir. Bu nedenle, davacı-davalı erkeğin tedbir nafakasının kaldırılması davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir....
Ne var ki, kanuna uygun olmayan bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “yoksulluk nafakasının" ifadesinin çıkarılarak yerine "tedbir nafakasının" ifadesinin yazılması, yine hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan "iştirak nafakasının" ifadesinin çıkarılarak yerine "tedbir nafakasının" ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Aile Mahkemesi TARİHİ :17.02.2014 NUMARASI :Esas no:2013/200 Karar no:2014/147 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, tedbir ve yoksulluk nafakası ile tedbir nafakasının kaldırılması davası yönünden, davalı tarafından ise tazminatlar ile tedbir nafakasının miktarı ve yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmemesi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 10.03.2015 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü....
Bozma ilamımız ile tedbir nafakasının başlangıç tarihine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi hükmü kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi hükmü bozulmuş olduğundan, mahkemece tedbir nafakası yönünden yeniden hüküm kurulması gerekir iken, tedbir nafakası yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının tedbir nafakası yönünden BOZULMASINA, 2.Davalı-davacı kadın vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


