AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 09/12/2014 NUMARASI : 2014/495-2014/862 Taraflar arasındaki tedbir nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde;tarafların İzmir 16. Aile Mahkemesi'nin 2013/655 Esas sayılı kararı ile boşandıklarını, daha önce redle sonuçlanan boşanma davası sonrasında Karşıyaka 2. Aile Makhemesinin 2011/163 esas 2011/809 karar sayılı ilamı ile davalı lehine aylık 800-TL tedbir nafakasına hükmolunduğunu, davalının diş hekimi olduğunu ve tedbir nafakası davası sırasında çalışmadığını beyan ettiğini,ancak daha sonra çalışmaya başladığını, bu nedenle hükmolunan tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili,davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tedbir nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, mahkemece; tarafların evli olduğu ve aralarındaki evlilik birliğinin devam ettiği gözetilmeden, davacı kadın lehine takdir edilen tedbir nafakasının kararın kesinleşmesinden sonra yardım nafakası olarak devamına karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tedbir nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir....
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı ve Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-davalı erkeğin, kadının birleşen tedbir nafakası davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hukuk Genel Kurulu'nun 30.03.2005 gün ve 196-239 sayılı kararında nafaka davalarında temyiz edilebilirlik sınırının belirlenmesinde, bağlanan yıllık nafaka miktarının gözetileceği hüküm altına alınmıştır. Temyize konu birleşen tedbir nafakası davasında, takdir edilen tedbir nafakasının yıllık miktarı 4.200,00 TL olup, karar tarihindeki kesinlik sınırı 58.800,00 TL'yi aşmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi gereğince temyiz sınırı altında kalan para alacağına ilişkin karar kesindir....
tedbir nafakası yönünden temyiz kanun yoluna başvurulmuş, karar Dairemizin 2016/23257 esas ve 2018/10074 karar sayılı ilamı ile davanın reddinin hatalı bulunması sebebiyle bozulmuş, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası yönünden onanarak kesinleşmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; tedbir nafakası, iştirak nafakası ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle reddine ve kaldırılmasına karar verilen nafakanın davacı-davalı (kadın) yararına istenilen ve hükmedilen tedbir nafakası olup, müşterek çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakasının kesinleşmiş bulunmasına göre, davacı-davalı (kadın)'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Boşanma davalarının kabulü sebebiyle ilk hükümde her iki taraf yararına vekalet ücreti takdir ve tayin edilmiş, hükmün bu bölümü de bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir....
İstem mahkemece kabul edildiğine göre hükmedilen tedbir nafakasının bitiş tarihinin gösterilmesinin de yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Mahkemece oluşturulan hüküm anılan nedenle isabetli bulunmamıştır. Ancak, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. 438/VII. C...., 6100 sayılı Yasanın 370/... Ek. .../....maddesi anlamında “hakimin takdir yetkisi kapsamında” kalmadığından hükmün ....fıkrasında yeralan; “… dava tarihinden boşanma davasının açıldığı .../01/2013 tarihine kadar davacının kendisi için ve müşterek çocuk ......... Bilen için ayrı ayrı aylık 300,00'er TL tedbir nafakası takdirine,” ifadelerinin çıkarılarak yerine " dava tarihinden itibaren davacının kendisi için ve müşterek çocuk ......... Bilen için ayrı ayrı aylık 300,00'er TL tedbir nafakası takdirine" ifadelerinin yazılması sureti ile hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 09.....2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan 24.30.TL.Peşin...
Somut olayda da davacı erkeğin 09.08.2011 tarihinde açtığı boşanma davasından dört gün önce davalı kadın tarafından 05.08.2011 tarihinde TMK'nın 197. maddesine göre açılmış bağımsız tedbir nafakasının olduğu anlaşılmıştır. Boşanma davasının yargılaması sırasında davalı kadın davacısı olduğu nafaka davasından 04.10.2011 tarihinde feragat etmiş ve mahkemece "feragat nedeniyle davanın reddine" karar verilmiştir. Bilindiği üzere feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.309); davadan feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur (m. 311) . Bu açıklamalar ışığında davalı kadın, boşanma davasından önce açtığı bağımsız tedbir nafakası davasından feragat etmekle tedbir nafakası isteğinden geriye dönük olarak vazgeçmiştir. Dolayısıyla tedbir nafakası istemediği yönünde iradesini bildiren davacı yararına iradesinin aksine dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir....
nafakası olduğu, tedbir nafakasına, talebe bağlı olmaksızın takdir edileceği, geçici bir önlem olarak dava tarihinden kararın kesinleştiği tarihe kadar hüküm altına alınacağı, ayrıca davanın her aşamasında taraflarca da talep edilebileceği, dolayısıyla tedbir nafakası takdirine ilişkin kararın, davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin araştırma sonuçlarının dosyaya gelişini takiben hemen verilmesi gerektiği, öte yandan; boşanma ve ayrılık davalarında, tarafların kusur durumu hiçbir şekilde tedbir nafakasının takdirine etkili bir unsur olmadığı, lehine önlem alınacak olan taraf kusurlu olsa dahi, önlemi gerektirici sebebin varlığı halinde kanunda belirtilen geçici nitelikteki önlemlerin alınması gerektiği, yine, her iki tarafın da gelirinin bulunması tedbir nafakası verilmesine engel olmayacağını, ancak eşlerin ekonomik durumlarının birbirine yakın olması durumu söz konusu ise bu durumda geçici tedbir nafakası verme zorunluluğunun ortadan kalkacağının...
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı taraf için tensip ara kararıyla hükmedilen aylık 750,00 TL tedbir nafakasının 250,00 TL artırılarak toplam 1.000,00 TL'nin kararın kesinleşmesi ile birlikte tedbir nafakası olarak karar tarihinden itibaren, tahsilde tekerrüre yer vermeyecek şekilde davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 28.11.1958 tarih ve 15/15 sayılı İBK.'...


