Mahkemece, davacının kendi iradesi ile evden ayrılıp annesi yanına döndüğü, davacının ayrı yaşama hususunda haklı olduğunu ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. 1- Dosya kapsamından davacı kadının, ayrı yaşamada haklı olduğunu ispat edemediği anlaşılmasına göre; mahkemece, kadının tedbir nafakası isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle bu yöne ilişen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2- Davada, ayrı yaşamada haklılık iddiasına dayalı davacı kadın ve müşterek çocuklar lehine tedbir nafakası istenilmiştir. ./.....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; velayet ve müşterek çocuklara verilen tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kocanın velayete yönelik temyiz itirazı yersizdir. 2-Davalı kocanın müşterek çocuklar için takdir edilen tedbir nafakalarına yönelik temyiz incelemesine gelince; Tarafların müşterek çocuklarının yargılama boyunca davacı babalarının yanında bulundukları ve iaşelerinin babaları tarafından sağlandığı sabit olduğu halde bu çocuklar için davacı yararına tedbir nafakası verilmesi doğru olmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına ve özellikle mahkemece 08.05.2007 tarihinde verilen ilk kararın tarafların boşanmalarına ilişkin bölümünün temyiz edilmeyerek 01.06.2007 tarihinde kesinleşmiş bulunduğunun anlaşılmasına göre davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Yargılama sırasında davalı kadın yararına dava tarihinden itibaren 300.00 TL.tedbir nafakasına hükmedilmiş, davalı kadın tarafından hüküm tedbir nafakası yönünden temyiz edilmediği gibi, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 16.07.2008 tarihli ilamında da tedbir nafakası yönünden hükmün bozulmasına karar verilmemiştir...
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, takdir edilen tedbir nafakasının niteliğine, günün ekonomik koşullarına ve özellikle davacının gelirine göre takdir edilen tedbir nafakasının miktarı hak ve nesafete uygundur. Tedbir nafakasının miktarının tayin edilmesinde davacının geliri ve tarafların birlikte yaşadıkları sırada sürdükleri yaşam koşulları dikkate alınmalıdır. Davacının iş sözleşmesinin sonlandırılma nedeni, davacının işe iade davası açmış olması, işveren tarafından yapılan toplu ödeme gözönüne alındığında davacının elde ettiği gelire göre ödediği tedbir nafakasının miktarının halen hakkaniyete uygun olduğunun, azaltılması için yasal bir neden bulunmadığının kabulü gerekir....
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davacı için aylık 500 TL tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, aylık 750 TL tedbir nafakası istemine ilişkindir . Dosya kapsamına göre; davacı kadının ev hanımı olduğu, kanser tedavisi gördüğü; davalı kocanın ise çalışmadığı, gelirinin bulunmadığı, eski birikimleriyle geçimini sağladığı, 300 TL kira ödediğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. TMK.nun 197. maddesi uyarınca, ayrı yaşamda haklı olan eş diğerinden tedbir nafakası talebinde bulunabilir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği karı-koca birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır(TMK.md.186/son). Nafaka takdirinde, tarafların ekonomik durumları tam ve sağlıklı araştırılıp, gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumlarına ve TMK 4.md. vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktar nafakaya hükmedilmelidir....
Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-karşı davacı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. 4-Davalı-karşı davacı ortak çocuk Tansu için tedbir nafakası talebinde bulunmuştur. Bu çocuk için tedbir nafakası (TMK m.169) talebi bulunduğu halde olumlu-olumsuz hüküm kurulmaması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir....
un davacı anne yanında bulunduğu gerekçesi ile 03/02/2015 tarihli celse ile anne yararına ayrı ayrı 125 Türk lirası tedbir nafakasına ve tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre ortak çocuk ... davanın devamı sırasında annenin yanından ayrılarak fiilen baba ile yaşamaya başladığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece, ortak çocuk ... dava sırasında davacı anne yanında fiilen kaldığı süre belirlenerek bu süreye sınırlı olmak üzere anne yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar kesinleşinceye kadar tedbir nafakası takdiri doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 3-Mahkemece davacı kadının işten ayrıldığı belirtilerek davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiş ise de, davacı kadının işten ayrılma sebebi belirlenmemiştir....
(HUMK.md. 438/7) SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b. bentte gösterilen nedenle gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 5. bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına yerine 5. bent olarak "Dava tarihinden boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar aylık 250.00 TL. tedbir nafakasının; boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra ise aylık 150.00 TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınıp davacıya verilmesine" sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu bölümünün düzeltilmiş olarak, temyiz konusu edilen tedbir nafakası ile ilgili bölümünün ise 2/a. bentte açıklanan nedenle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.06.12.2011 (Salı)...
Somut olayda; taraflar Kırşehir Aile Mahkemesi'nin 23/03/2011 tarih ve 2009/313 Esas-2011/239 Karar sayılı ilamı ile boşanmışlar, boşanma ilamında ''Yargılama aşamasında hükmedilen davalı için aylık 100-TL müşterek çocukların her biri için aylık 50'şer TL'den toplam aylık 200-TL tedbir nafakasının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, hüküm kesinleştikten sonra davalı için hükmedilen aylık 100-TL tedbir nafakasının 25-TL daha artırılarak aylık 125-TL olarak yoksulluk nafakası şeklinde devamına, müşterek çocuklar için hükmedilen aylık 50'şer TL tedbir nafakasının 25'er TL daha artırılarak aylık ayrı ayrı 75'er TL olarak iştirak nafakası olarak devamına'' karar verilmiş, hüküm 07.12.2012 tarihinde (23.05.2012 olan dava tarihinden ve 25.09.2012 olan hüküm tarihinden sonra) kesinleşmiştir. Her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir. Önceki nafaka davasının kesinleşmemiş olması yeni dava açılmasına engel değildir. Nitekim iki dava arasında 1 yıl geçmiştir....
nın velâyetinin babaya bırakılmasına ve ... lehine hükmedilen tedbir nafakasının 05.10.2020 tarihi itibariyle kaldırılmasına, ortak çocuk Hazar ... olduğundan velâyete ilişkin karar verilmesine yer olmadığına ve Hazar yararına tedbir nafakasının 19.06.2020 tarihi itibariyle kaldırılmasına, erkeğin iştirak nafakası talebi ile maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....


