"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Tedbir Nafakası ve Aile Konutunun Tahsisi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tedbir nafakasının miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise kısmen kabul edilen tedbir nafakası davasının kabulü ve aile konutu tahsisi kararı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 143.50'şer TL. temyiz başvuru harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme...
Dairemizin 2017/6887 esas, 2018/12105 sayılı, 30.10.2018 tarihli kararı ile çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakası çok bulunarak karar bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yeniden tarafların sosyal ve ekonomik durumları araştırılmış ve "Çocuk lehine hükmedilen aylık 300,00 TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesinden itibaren 150 TL artırılarak aylık 440,00 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacı anneye verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur. Ancak iştirak nafakası ile ilgili olarak verilen kararda artış miktarı yanlış yazılarak 440,00 TL bulunması gerekirken, 450 TL olarak hesaplanmıştır. İştirak nafakasının 140,00 TL artırılarak 440,00 TL olarak kabul edilmesi gerekirken, bu hesap hatası ile 450,00 TL olduğu kabul edilip yanlış bedele hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m. 438/7)....
(HUMK.438/7) SONUÇ:Temyiz edilen kararın hüküm fıkrasının 2. ve 3. bentlerinin tamamı ile 4. bendinde yazılı "tedbir nafakasının karar kesinleştikten sonra yoksulluk ve iştirak" sözlerinin çıkarılmasına, çıkarılan bu bölüm yerine "tedbir nafakasının ergin olduğu 13.06.2006 tarihine kadar devamına, davalı lehine belirlenen tedbir nafakasının karar kesinleştikten sonra yoksulluk" sözlerinin yazılarak kararınbu bölümlerinin 2. bentte gösterilen nedenlerle DÜZELTİLEREK, diğer bölümlerinin ise 1'nci bentteki nedenlerle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.26.12.2007 (Çrş.)...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... erkeğin davalı-davacı kadına isnat ettiği kusurlu hareketlerin varlığını ispat edemediği gerekçesi ile ... erkeğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davasının reddine, boşanma davası açılmakla ayrı yaşama hakkı elde eden davalı-davacı kadın yararına boşanma dava tarihinden karar kesinleşinceye kadar geçerli olmak üzere aylık 600,00 TL tedbir nafakasının ... erkekten alınarak davalı-davacı kadına verilmesine, davalı-davacı kadının birleşen tedbir nafakası davasında ayrı yaşama hakkının varlığını ispat edemediği gerekçesi ile davalı-davacı kadının birleşen tedbir nafakası davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Mahkemece, davacının tedbir nafakası davasının kısmen kabulü ile dava tarihinden 15/01/2016 tarihine kadar aylık davacı için 4.000,00 TL ve küçük için aylık 4.000,00 TL toplam 8.000,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mahkememizin 15/01/2016 tarihindeki ara kararına göre tedbir nafakasının 15/01/2016 tarihinden itibaren karar tarihi olan 03/06/2016 tarihine kadar davacı için aylık 1.500,00 TL küçük için aylık 1.500,00 TL olmak üzere 3.000,000 TL olarak sürdürülmesine, karar tarihi olan 03/06/2016 tarihinden itibaren tedbir nafakasının davacı için aylık 4.000,00 TL küçük için aylık 4.000,00 TL toplamı 8.000,00 TL olarak sürdürülmesine, davalı ...'dan alınarak ...'...
Mahkemece, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözetilmeden, sırf davanın açıldığı tarihte davacının geliri olması sebebi ile, dava tarihinden davacı kadının iş akdinin feshedildiği 17/02/2014 tarihine kadar geçen süre için nafakanın düşük miktarda tayin edilmesi doğru değilse de, belirtilen bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/VII. maddesi gereğince hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı bulunan "davacının davasının kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren davacının iş aktinin feshedildiği 17/02/2014 tarihine kadar aylık 300 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 17/02/2014 tarihinden itibaren ise aylık 500,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine" ibaresinin silinerek, yerine "davacının davasının kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren aylık 500,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine" yazılması...
Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, davacı kadın yararına aylık 2.000,00 TL tedbir nafakasına, ortak çocuk için talep edilen tedbir nafakasının reddine karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile vekalet ücreti yönünden İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez....
Davalı; Kayapınar Beldesinde memur olarak görev yaptığını, davacı eşinin sık sık müşterek haneyi terk ettiğini, evi terk etmesinde haklı bir nedenin bulunmadığını, bu nedenle tedbir nafakası alma hakkının bulunmadığını, müşterek çocukların kendisine verilmesi halinde bakmaya hazır olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, dava tarihinden geçerli olmak üzere tarafların müşterek çocuklarının her biri için ayrı ayrı 300-TL'den toplam 600-TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,davacı tarafın katkı payı ve davacı ...'e yönelik nafaka talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tedbir nafakası talebine ilişkindir....
in reşit oldukları dolayısıyla bu davacılar için tedbir nafakası değil yardım nafakası talep etme haklarının bulundukları bu nedenle tedbir nafakasının arttırılması yönündeki davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.HUMK.nun 76.maddesi (HMK. m.33) ve 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı YİBK'na göre olayları izah taraflara, kanunları resen uygulamak ve dolayısıyla hukuki nitelendirmede bulunmak hakime ait bir görevdir.Somut olayda, davacılar dava tarihi itibariyle reşittir.Daha evvel ... Aile Mahkemesi'nin 25.06.2009 tarih ve 2007/366E-2009/588K sayılı kararında davacılardan ... ve ... için 160'ar TL,... ve ... için 240'ar TL YARDIM NAFAKASI takdir edildiği sabittir. O halde davadaki istemin daha önce hükmedilen yardım nafakasının artırılması olarak değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece, hukuki yanılgı sonucu davanın tedbir nafakasının artırılması olarak nitelendirilmesi isabetli bulunmamıştır....
Bozma, "davacı yararına takdir edilen yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminatın ve çocuklar için takdir edilen iştirak nafakasının miktarlarına" ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda verilen temyize konu yeni kararda; kesinleşen tedbir nafakaları hakkında, bu defa miktarlarının "karar tarihinden itibaren artırılması" suretiyle yeniden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları haklı ve yerindedir. Hükmün bu yönden bozulması gerekiyor ise de, kanuna uymayan bu husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, hükmün tedbir nafakalarına ilişkin bölümünün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK. m. 438/7)....


