Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (A), (B), (C) ve (F) ile işaretlenen toplam 14.500 m2 yüzölçümlü taşınmazın tapu kaydındaki 2/B şerhinin kaldırılmasına, (D), (F) ve (G) ile işaretlenen toplam 4.737,98 m2 yüzölçümlü alandaki 2/B şerhinin devamına karar verilmiş, hüküm davacı ..., davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu kaydındaki şerhin kaldırılması istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk orman kadastrosu ile 1975 yılında işe başlama ve itirazların incelenmesi sonucu 26.11.1980 tarihinde ilan edilip kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin kaldırılmasına ilişkin davada ... 2. Sulh Hukuk ve 2. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydındaki kamulaştırmaya ilişkin şerhin kaldırılması istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, 1425 ada 24 parsel sayılı taşınmaza 05.09.1977 tarihinde konulan "T.P.A.O.'nun istimlaki vardır" şerhinin kaldırılmasının istendiği, davanın 24.08.2004 tarihinde 429.084.000.- TL. değer gösterilerek açıldığı anlaşılmaktadır....
Köyü 107 ada 125 parsel sayılı, 2397 m² yüzölçümlü taşınmaz, davalı adına tapuda kayıtlı olup, davacı Orman Yönetimi, 29/09/2014 tarihli dava dilekçesi ile taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı, öncesi itibarıyla ve halen de eylemli orman olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptali, orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, tapu kaydındaki şerhlerin silinmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın davalı tarafça kabul edildiği ancak yine de uzman bilirkişilerce orman olup olmadığının tespiti gerektiği, davacı tarafın keşif yaptırmak istemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....
Yönetimi kadastro mahkemesine dava açarak taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kalması ve eylemli orman olmasına rağmen 01/02/2013 tarihinde 3302 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmada taşınmazın orman sınırı dışında bırakıldığını ileri sürerek taşınmaza ilişkin orman sınırlandırmasının iptalini ve Devlet ormanı sınırları içine alınmasını, taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptaliyle orman vasfı ile Hazine adına tescilini, davalıların taşınmaza olan müdahalelerinin men'ine ve taşınmazın tapu kaydında yazan şerhlerin silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Kadastro mahkemesinin 2013/75 Esas sayılı dosyasında Orman Yönetiminin tapu iptal davasının tefrikine karar verilmiş, dosya mahkemenin 2016/11 Esas sırasına kaydedildikten sonra görevsizlik kararı verilmiş ve dava genel mahkemeye aktarılmıştır....
Mahkemece davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesine konan “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalmaktadır” ve “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince adına orman sınırları dışına çıkartılan sahada kaldığından, bu imar uygulamasındaki sorunun plan tadilatı ile çözümleninceye kadar bu taşınmaza yönelik tedavül talepleri karşılanmayacaktır.” şeklindeki şerhlerin silinmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; tapu kaydındaki 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönündeki şerhin silinmesine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 22.07.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki şerhlerin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Davacı 23.11.2011 havale tarihli dilekçesinde, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki intifa hakkının kaldırılması için ... yaptığı başvuru sırasında, intifa hakkı sahibi ...'ın anne adı ... olduğu halde tapuda ... olarak kayıtlı bulunduğu hususunun gerekçe gösterilerek talebinin yerine getirilmediğini belirtmektedir. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın tapu kaydına tesis edilen 06.08.1973 başlama tarihli ...'a ait olduğu belirtilen intifa hakkının dayanağı olan kayıtların getirtilmediği anlaşılmaktadır....
Şöyle ki; 1-Mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda, tapu kaydındaki ihtiyati tedbir şerhinin araştırılarak mülkiyet ihtilafı olması durumunda davada yer almayan davalı veya mirasçılarının da davaya dahil edilmesi, dava tarihi olan 2013 yılına ait verilerin esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerekirken, bilirkişi kurulunca henüz 2013 yılına ait verilerin oluşmadığı gerekçesi ile taşınmazın değerlendirilmesinde 2012 yılı verilerinin esas alınması suretiyle bedel tespit edilmesi, dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan DSİ Genel Müdürlüğü lehine konulan şerhlerin araştırılarak varsa DSİ lehine daha önce tesis edilmiş olan irtifak hakkının taşınmazın değerinde yaratacağı kaçınılmaz değer kaybının kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınmaması ve dava konusu taşınmazın tapu kaydında mevcut bulunan haciz şerhlerinin tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılmamış olması, Dairemizce bozma sebebi yapılmıştır....
Davacı ... ..., orman olarak ... adına kayıtlı taşınmazdaki davalılar lehine olan şerhin kaldırılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu 119 ada 45 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki davalılar lehine verilmiş zilyetlik şerhinin tapu kaydından terkinine karar verilmiş, hüküm davacı ... ... tarafından ücreti vekâlete yönelik temyiz edilmiştir. Dava, tapu kaydındaki şerhin iptali istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve orman şerhinin silinmesi davasının yapılan yargılaması sonunda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı/davalı Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi, dosya incelendi gereği düşünüldü; K A R A R Davacı-davalı Orman Yönetimi, 10/07/2014 havale tarihli dilekçesi ile .... 186 ada 79 (eski 740) parsel sayılı 5317 m² yüzölçümlü taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde iken 2/B uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığı, eylemli durumu itibarıyla da orman olduğu iddiasıyla, davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili, tapu kaydındaki şerhlerin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Birleştirilen 2014/716 sayılı dosyada, davacı ..., 24/07/2017 tarihli dilekçesiyle, taşınmaz üzerindeki orman şerhinin silinmesini istemiştir....


