Eldeki davada, gerek sözleşme gerekse teslim tarihi itibari ile 4077 sayılı Kanunun yürürlükte olduğunun anlaşılmasına göre Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde 4077 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 4. maddesinin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır. Ayıp; yasa yada sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği yada olmaması gereken vasıfların olmasıdır....
Yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlığa konu sayaçların ayıplı olduğu, ayıbın davacıdan kaynaklanmadığı, sayaçlar içerisinde bulunan pillerden kaynaklandığı bu haliyle ayıbın kullanıma bağlı gizli ayıp olduğunun anlaşıldığı, ayıp ihbarının yapıldığı ve davacının ayıp iddiasını ispatladığı kanaatine varılmıştır. Davacının ayıptan kaynaklı yapmış olduğu işçilik masrafının 23.684,96 TL olduğu, ayrıca sayaçlardan kaynaklı fatura bedellerinin de yine bilirkişi tespitine göre 146,115,00 TL olduğu anlaşılmakla davacının toplamda davalıdan 169.799,96 TL alacaklı olduğu kanaatine varılarak dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesine başvurumuz neticesinde delil tespiti talebimiz sonucunda malın gizli ayıplı olduğu hususu tespit edilmişse de işbu tespit tek başına hüküm doğurmayacak ve yargılama neticesinde makinedeki ayıbın türü, ayıbın süresinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ayıp nedeniyle müvekkilin uğradığı zarar vb. hususlar kesin olarak ortaya çıkacaktır. Bu nedenle bu aşamada dava değerini tam ve kesin olarak belirleme imkanımız bulunmadığından işbu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmekteyiz....
Dava, davalı tarafından davacıya satışı yapılan mobilyaların ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince; tüketici, satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, ayıpsız misliyle değişimi, verilen bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini ya da ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını isteyebilir. Davacı, satın aldığı ürünlerin, satılırken pirinç kaplama olduğunun söylenmesine rağmen, böyle olmadığını, işlemelerin yerinden kalkarak vücuduna ve eşyalarına zarar verdiğini ve ürünlerin ayıplı olduğunu iddia etmiştir....
Davaya konu ürün üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, hard diskin üretim kaynaklı ayıplı olduğu anlaşılmış ne var ki hard disk çalışmadığı için veri kurtarma işleminin yaklaşık 2500 TL civarında olduğu bildirilmiştir. Mahkemece zararın tazminine karar verilmişse de davacı ayıplı mal nedeniyle uğradığı zararı ispatlayacak belge sunamamıştır. ispat yükü davacıya ait olup zararın varlığını genel hükümlere göre ispatlamalıdır. Verilerin kurtarılıp kurtarılmadığı anlaşılmadan davacının maddi zararından bahsedilemez. Bilirkişinin bildirdiği zarar varsayımsal olup verilerin kurtarılması konusunda bir hizmet verildiğini gösteren herhangi bir belge, fatura da sunulmamıştır. Kaldı ki davacı ürünü 2 yıla yakın süre kullanmış olup bilgilendirme kılavuzundaki bilgilere ve yönergeye riayet etmeden elektronik (sanal) ortamda depoladığı verilerini yedeklemediği için de müterafik kusurludur....
Taraflar arasındaki ayıplı malın iadesi-alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten sıfır (0) km ... Transit 370 L marka aracı satın aldığını, ancak satın alınan aracın belirtilen özellikleri taşımadığını, bu haliyle ayıplı durumda olduğunu ileri sürerek ayıplı satılan aracın yenisi ile değiştirilmesine, olmaması durumunda araç bedelinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu aracın ayıplı olmadığını, davacının eksiklik olarak gördüğü hususların ayıp niteliği taşımadığını, bu eksikliklerin giderilmesine davacının onay vermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
Mahkemece, davacı tarafından alınan 12 grup ve 22 adet mobilya ürününden ...Yemek Masası denilen parçaların kesin ayıplı olduğu, davacı tarafından son celse ürünün ayıplı misli ile değiştirilmesi talebi de iyi niyet kurallarına uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de de; davacının iddiası leke tutmaz kumaş olarak verilen malların leke tuttuğu ve bu sebeple maldan yararlanamadığına ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi bu konuda üretimden kaynaklı ayıp olmadığını belirtmiş, ayrıca taraflar arasında düzenlenen sipariş sözleşmesinde de kumaşın leke tutmaz kumaş olacağı belirtilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....
Mahkemece, davaya konu taşınmazdaki gizli ayıplı imalat nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalıdan satın almış olduğu taşınmazı teslim aldıktan 3 ay sonra gizli ayıplar ortaya çıktığını bu ayıpları davalıya defalarca bildirdiğini ihtar çektiğini fakat zararının karşılanmadığını belirterek zararını talep etmiştir. 4077 sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme 2012/8796-11408 haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür....
Kiraya veren aynı zamanda kiralanan taşınmazın ayıplı duruma gelmesinden doğan zararlardan da sorumludur. Borçlar Kanunu hükümlerinin olayda uygulanması gerekecektir. Somut olayda zarar, davalının kiraya verdiği taşınmazdaki kalorifer tesisatından kaynaklanmıştır. Kalorifer tesisatı da, davalının sorumluluğunda olan kiralananın önemli bir unsurudur. Kalorifer tesisatı bir taşınmazın önemli ve ayrılamaz bir unsuru olduğuna göre bu tesisatın ayıplı olmasından ve dolaysı ile kiraya verdiği taşınmazın ayıplarından ileri gelen zarardan da davalı sorumludur. Buna göre mahkemece, davalının kiraya verdiği taşınmazın ayıbından kaynaklı zarardan sorumlu olduğu kabul edilerek, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma ilamının neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili ve dava dışı diğer arsa malikleri ile davalı arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müvekkiline teslimi gereken dairenin süresinde teslim edilmediğini, eksik ve ayıplı işler bulunduğunu, müvekkilinin taşınmazı bu haliyle düşük değerle satmak zorunda kalarak zarar ettiğini ileri sürerek, gecikmeden kaynaklı kira kaybı, değer kaybı, arsa vergisi, tespit masrafları olmak üzere toplam 32.856,44 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur....


