Ortak Sağlık Güvenlik Birimi A.Ş. olduğu, borçlunun ... olduğu, alacaklı tarafça 17.870,00-TL asıl alacak, 57,28-TL faiz olmak üzere toplam 17.927,28-TL alacak üzerinden icra başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce ;davacının davalıdan satın aldığı ... plaka sayılı peugeot partner marka aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, davalının aracı ayıplı ise davacıya bu hususta bildirimde bulunup bulunmadığı, davacının aracının ayıplı olması nedeniyle bir zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı hususunda rapor tanzimi için bilirkişilere tevdi edilmiş, 04.01.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Dosyadaki belgelerden davacının bildirim yükümlülüğüne uygun davrandığı, tüm bu belgeler ve teknik incelemeler doğrultusunda, davalının satım sözleşmesi gereğince satılan maldaki gizli ayıptan kaynaklı sorumluluğunun gerçekleştiği, Davacının gizli ayıp tamirat bedeli olarak talep edebileceği miktarın 17.870,00....
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişinin yerinde inceleme sırasında cihazları yüzeysel incelediğini, yeterli inceleme yapmadığını, keşif sırasında cihazın ayıplı olduğunu beyan etmesine rağmen raporda aksine görüş belirttiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun teknik inceleme ve araştırma yapmadan düzenlendiğini, rapora itirazların dikkate alınmadığını, ürünlerin gizli ayıplı olduğunu, satın aldıktan sonra kısa bir süre sonra arızalandığını, serviste yapılan onarımlara rağmen arızaların devam ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının davalıdan satın aldığı ürünlerin ayıplı olup olmadığı, davacının ürün bedeli talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, alacak istemine ilişkindir....
İş sayılı dosyasında yapılan tespit de davalının borcunu eksik olarak ifa ettiğinin ortaya çıktığını, davalıya taşınmazda tespit edilen eksiklikleri gidermesi hususunda ihtarname gönderdiğini ancak herhangi bir cevap alınamadığını, davacının maliki olduğu taşınmazdaki eksik ifa edilen önemli işler ile taşınmazdaki eksik ifa dolayısı ile meydana gelen değer kaybı için dava sonucunda ortaya çıkacak alacak miktarına göre arttırılmak kaydıyla şimdilik toplam 1.000,00TL tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu taşınmazın su baskınına uğramasında davalının kusurunun bulunmadığını, su baskınına neden olan olayın kiracının duvarı kırıp cam açması olduğunu, davacı tarafın muayene etme ve bildirimde bulunma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden ayıp söz konusu olsa bile ayıplı mal, ayıplı hali ile kabul etmiş sayılacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Taraflar arasındaki geç teslimden kaynaklı tazminat ile eksik ve ayıplı ifadan kaynaklı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Dosya içeriğine göre kabul edilen ve temyize konu edilen toplam miktar 149.466,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalması nedeniyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir....
Tarafların delilleri toplanarak, ön inceleme duruşması ile dosyanın kusur-hasar bilirkişisi ve sigorta konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir.Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle; Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere, Teknik Yönden; Tazminata konu ------ plakalı, ----------- numaralı, ---- tarihinde tescil edilmiş, ------- tarihinde yanmış, ------ adına tescilli kamyonun elektrik tesisatının üretimden kaynaklı gizli ayıplı olması nedeniyle ön göğüs ve torpido kısmındaki elektrik tesisatında kısa devre (şase) oluştuğu ve yandığı; Davalı ----- tarafından ------- satılan ve dava konusu ----- fabrikasında takılan --------- cihazının ayıplı olduğu ve yangının -------- cihazından başladığı yönünde somut tespit olmadığı için davalı --------- hukuki sorumluluğunun olmadığı dikkate alınarak davalı ----------yönünden tazminat ve işlenmiş faiz hesabı yapılmadığı; Davalı ------ tarafından elektrik tesisatı üretimden kaynaklı gizli ayıplı --- plakalı ------ davacının sigortalısı...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı şirketten satın aldığı ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : İHBAR OLUNAN: VEKİLİ : DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇE YAZIM TARİHİ: Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP : Davacı vekili Konya ....
Karar :... dosyasında da yer alan 09.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda ayıplı olduğu, ayıbın niteliğinin gizli nitelikte olduğu ve ayıbın makinenin üretiminden kaynaklı olduğu tespitlerine yer verildiği ve davalının kusurlu olduğunun tespit edildiği, 07.07.2015 tarihli gerekçeli kararda ayıplı ... Ekmek makinesinin davalıya iadesi halinde ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesine karar verildiği ve Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... Esas ve ... Karar 07.03.2016 günü ... Asliye Ticaret Mahkemesinde 07.07.2015 tarihli Esas:......
Ayıp; yasa ya da sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği ya da olmaması gereken vasıfların olmasıdır. Malın ayıplı olması halinde taraflara ait hak ve yükümlülüklerin nelerden ibaret olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesinde düzenlenmiş; hatta ayıbın ağır kusur veya hile ile gizlenmesi halinde zamanaşımı süresinden yararlanılamayacağı, açıkça ifade edilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı TKHK.’nun 10. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre; teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir, bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bir malın altı ay boyunca sorunsuz çalışması, hayatın olağan akışına uygun olarak kabul edilmiş ve bu süre içinde mal yine de bozulmuşsa, kaynağında yani teslim anında var olan bir ayıbın yattığı sonucuna varılmıştır. Kuşkusuz satıcının bunun aksini ispat etmesi imkânı her zaman vardır....
Oysa davacı taşınmazdaki ayıbı 2017 yılı Mart ayında öğrendiğini, davalı şirket ile şifahi görüşmeler yaptığını ve sonuç alamayınca dava açmak zorunda kaldığını beyan etmiş olup davanın da 05.04.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının dava konusu taşınmazdaki ayıbı öğrenince makul sürede dava açtığı ve dava açmakla ayıp ihbarında bulunduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca; mahkemece, davacının taşınmazdaki ayıbı öğrenmesi üzerine makul süre içinde dava açtığı ve süresinde ayıp ihbarında bulunduğu kabul edilerek, Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan "nispi ..." olarak adlandırılan hesaplama yöntemine göre hesaplama yaptırılıp, taraf delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına ... Bölge Adliye Mahkemesi 21....


