WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Davada, dava konusu taşınmazın bedelinin, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davalıdan tahsili talep edilmektedir. Yargılama sırasında dinlenilen tanıklardan, davacının eşi beyanında dava konusu yeri halen kullandıklarını ifade etmiştir. Uyuşmazlık, taşınmazın davacı tarafından dava tarihine kadar kullanılıp kullanılmadığı ve iade borcunun kapsamı noktasında toplanmaktadır. 02.02.1991 gün, 1990/1 E-1991/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı gibi, iade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi dava tarihinden çok önce yapılan ve davacı tarafından kullanılarak yararlanılan giderler nedeniyle, sebepsiz zenginleşme borçlusunun (davalının) bu giderlerin yapıldığı tarihte ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği kabul edilemez....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 11.04.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun olduğu gibi özellikle davalının taşınmazına yapılan faydalı masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsil edilebileceğinin anlaşılmasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, taşınmaz malın satış bedelinden düşecek paranın %011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 24.30 TL’nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine, 17.02.2014 tarihinde oybirliği...

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.02.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun olduğu gibi özellikle, varsa yapılan faydalı masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebileceğinin anlaşılmasına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın % 011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 25,20 TL’nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine, 24.10.2014 tarihinde...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşme davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....

Geçersiz sözleşme gereğince taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler. Davacı, aracı davalıya iade etmekle teslim borcunu ifa edecektir. Buna göre araç için yapılan masraf bedellerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalı tarafından ödenmesi gerekir. Aksi düşünce yani, davalının durup dururken hak etmediği bir avantaj sağlaması, aslında kendine düşen bir harcamadan kurtulması hukuken kabul edilemez. Davacı; halin icaplarının aracın tahsis ve kullanma şeklinin haklı göstermediği kendi özel kullanma amaçlarını düşünerek yaptığı, davalının ise kullanma amacına uygun olmayan onun için gereksiz masrafları davalıdan isteyemez. Davacı ancak faydalı ve zaruri masraflarını sebepsiz zenginleşme hükümlerince isteyebilir....

Mahkemece, taraflar arasında dairenin yapım masraflarının ne şekilde karşılanacağı hususunda herhangi bir yazılı sözleşme olmadığı, tanık beyanları ile de masrafların davacı tarafından karşılandığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava, davalı ...'a ait evin ikinci katına yapılan zorunlu ve faydalı masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talebine ilişkindir. Davacı yaptığı zorunlu ve faydalı masrafların ispatı için tanık dinletmiş ve birtakım faturalar ile kredi kartı ekstreleri ibraz etmiştir. Dinlenen davalı tanıkları davacının dairenin yapımı sırasında faydalı ve zorunlu masraflar yaptığını belirtmişlerdir. Mahkemece davacı tanıklarının beyanları, yapılan masraflara ilişkin sunulan faturalar ve ekstreler değerlendirilmeden ve sunulan delillere itibar edilmeme sebebi karar yerinde tartışılmadan, yalnızca davalı ...'...

Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; geçersiz gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince verilen kaporanın iadesi ile taşınmaza yapılan faydalı ve zorunlu masrafların sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda iadesi istenmiş; karşı davada ise; sözleşmenin yerine getirilmemesinden doğan menfi ve müspet zararın tanzimi, taşınmazın kullanımı nedeniyle ecrimisil, taşınmazda yapılan değişiklerin giderilmesi, aynen teslim mümkün olmadığı takdirde de eski hale getirme bedeli istenilmiştir.Mahkemece; asıl davanın kabulü; karşı davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş; hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Davacının kullanımının iyiniyetli zilyet olduğu mahkemenin de kabulünde bulunduğundan davacı aleyhine hükmedilen bedel ecrimisil değil, kira karşılığı kullanım bedeli olduğu için verilen kararda bir isabetsizlik yoktur....

Görüldüğü üzere, davalı alacaklı, borcun tahsili için hukuki yollara başvurmuş ve alacağını tahsil etmiştir. Bu durumda, sebepsiz zenginleşmeden söz edilemez. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadeye karar verilebilmesi için, bir tarafın fakirleşmesi yanında diğer tarafın da zenginleşmesi olgusunun gerçekleşmesi gerekir. Mahkemece, yukarıdaki maddi ve hukuki olgular gözetilerek, davada sebepsiz zenginleşme şartlarının gerçekleşmediği nedeniyle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kısmen kabule ilişkin hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince (BO-ZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

nün yazılması hatalıdır. 2-Davada, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıya fazla ödenen miktarın tahsili talep edilmektedir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 62.maddesi (6098 sayılı TBK.'nın 78. maddesi) gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Bu maddede belirtilen yanlışlık eda ile ilgili olup edada bulunanda bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Başka bir deyişle, davacı idarenin tahakkuk memuru hataya düşmeseydi, davalıya edada bulunmayacağı anlamına gelmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 05.12.1984 tarih, 1982/13; 387 esas - 1984/997 karar sayılı kararı ile herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği açıklanmıştır. Dairemizin 18.05.2021 tarihli geri çevirme kararı ile, ... 16....

(MK’nun eski 582, yeni 641. maddesi) Borçlar Kanununun 142. maddesinde düzenlenen "alacaklı, müteselsil borçluların cümlesinden veya birinden borcunun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyendir" hükmüne göre de müteselsil sorumluluğun gereği olarak, mirasçılardan her biri borcun tamamından sorumludur. Kanundan doğan teselsül hallerinden biri olan “mirasçıların müteselsil sorumluluğu” esasına göre alacaklı alacağının tahsilini, bütün mirasçılardan talep edebileceği gibi, dilerse içlerinden birinden de talep edebilir. Ancak bu durumda borcu ödeyen mirasçının, bu borçtan hisselerine düşen miktar oranında diğer mirasçılara rücu hakkı saklıdır. (MK’nun eski m.617, yeni 682/son maddesi) Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya bakılacak olursa; Dava, sebepsiz zenginleşme nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, davacı, davalının murisine ait taşınmaza yapmış olduğu faydalı masrafların tahsili talebiyle eldeki davayı açmıştır....

UYAP Entegrasyonu