WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

nün yazılması hatalıdır. 2-Davada, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıya fazla ödenen miktarın tahsili talep edilmektedir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 62.maddesi (6098 sayılı TBK.'nın 78. maddesi) gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Bu maddede belirtilen yanlışlık eda ile ilgili olup edada bulunanda bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Başka bir deyişle, davacı idarenin tahakkuk memuru hataya düşmeseydi, davalıya edada bulunmayacağı anlamına gelmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 05.12.1984 tarih, 1982/13; 387 esas - 1984/997 karar sayılı kararı ile herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği açıklanmıştır. Dairemizin 18.05.2021 tarihli geri çevirme kararı ile, ... 16....

Dava, kira sözleşmesi gereğince kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu imalatların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davaya konu taşınmazı 31.05.2010 tarihli 12 aylık kira sözleşmesi ile kiraladığını, natamam olarak kiralanan dükkanda bir takım imalat yaptığını, elektrik ve su tesisatı ile içerisine yazıhane ve boyama kabini yaptırdığını, yapılan imalatın sökülerek başka yerde kullanılmasının mümkün olmadığını, davalının daha sora taşınmazı 15.06.2011 tarihinde A.....

nin hesabına 110.000 TL'yi davacılar adına havale ettiğinin dosya kapsamına göre sabit olduğu, bu itibarla mahkemece verilen tapu iptal ve tescil kararı neticesinde, davacılar tarafından davalıların murisine ödenen satış bedelinin karşılıksız kaldığının anlaşılması karşısında sebepsiz zenginleşme kurallarına göre ödenen satış bedelinin iadesi gerekeceği, mahkemenin davanın kabulüne yönelik kurduğu hükümde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, hukuksal nitelikte sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak istemine ilişkindir....

Mecura yapılan tüm masrafları aylık %2.5 faziyle iade alacak. " şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Davacı ile davalı arasında 05.08.2010 tarihli protokol yapılmış ve kira sözleşmesinin aynı şartlarda taraflar arasında devamına karar verilmiştir. Davaya konu taşınmazın 31.03.2012 tarihli protokol ile tahliye edildiği anlaşılmıştır. Kural olarak kiracı tarafından kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu imalat bedellerinin vekâletsiz işgörme ( BK m. 414) ve sebepsiz zenginleşme (BK m. 61 vd.) hükümlerine göre kiraya verenden istenmesi mümkündür.Yerleşik uygulama, kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 527. maddesi ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun, 414. maddesi ) kapsamında vekâletsiz iş görme hükümlerine göre davalı kiraya verenden isteme hakkı olduğu yönündedir. Kural olarak bu gibi zorunlu ve faydalı masrafların kira sözleşmesinin başlangıcında yapılmış olduğu kabul edilmektedir....

Ancak, inşaat bedeli adı altında talep edilen diğer tazminatlar yönünden davalının sorumlu olduğu miktarın saptanması gerekmektedir. 5403 sayılı kanun hükümlerine göre ifraz mümkün değildir. Tapunun da bu nedenle davacıya devredilemediği sabit olduğuna göre, davacı Kanuna aykırı olarak inşa edilen ve bu nedenle yıktırılması gereken yapıya yapmış olduğu faydalı masrafların ödetilmesini ancak davalının sebepsiz zenginleşmesi durumunda isteyebilir.Hal böyle olunca, taşınmazlar üzerine yapılan temelin taşınmazın üçüncü kişiye satımı sırasında davalı tarafından bedelinin alınıp alınmadığı öncelikle araştırılarak yine bu temelden davalının (veya satın alan kişinin) faydalanıp faydalanmayacağı da belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.2-B.K.nun 101.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur....

Buna göre, davacının Hazine'ye ait araziye diktiği meyve ağaçları yönünden bunların mülkiyetini kazanan davalının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile yükümlü olduğu kabul edilmeli, BK m. 61 ve devamı hükümleri uyarınca davalının zenginleştiği miktarın iadesine karar verilmelidir. Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nm 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Dava, kıymetli evrak niteliğinde bulunan ve ibraz süresi içerisinde bankaya ibraz edilmeyen çek nedeniyle alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. 6102 sayılı TTK’nın 732. maddesi uyarınca, süresinde ibraz edilmeyen çekler yönünden taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halinde yetkili hamil sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciden alacağın tahsilini isteyebilir. Sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükümlülüğü keşidecide olup, keşideci sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamalıdır. Somut olayda davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ispatlaması gerekmekte olup, mahkemece ispat külfetinde yanılgıya düşülerek davacı tarafın bilirkişi ücretini yatırmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir....

davalının malvarlığında aleyhine sebepsiz zenginleşme olduğunu ileri sürerek; dava konusu dükkanda yaptığı zorunlu ve faydalı masrafların, malzeme ve işçilik ücretlerinin birlikte hesaplanmasını ve bulunacak bedelin Borçlar Kanunu'nun 61....

Borçlar Kanunu'nda sebepsiz zenginleşme hükümleri "Borçlar Kanunu Madde 70-78" arasında yer almaktadır. Bu kavram, bir kişinin başka bir kişinin zararıyla malvarlığının artmasını ifade eder. Yani, bir kişi başka bir kişinin haksız veya sebepsiz bir şekilde zenginleşmesi durumunda, bu artışın iadesini talep edebilir. sebepsiz zenginleşme, genellikle şu temel şartları içerir: Haksız Zenginleşme: Bir kişi, başka bir kişinin haksız bir şekilde zenginleşmesini kanıtlamalıdır. Bu, genellikle kişinin bir hata sonucu veya başka bir haksız eylem nedeniyle başkasının malvarlığını artırması anlamına gelir. Haksızlık: Haksız zenginleşme iddiasıyla, kişinin malvarlığının artışının haksız bir şekilde olduğunu kanıtlanmalıdır. Örneğin, bir hata sonucu fazla para almak veya bir sözleşme ihlali nedeniyle bir avantaj elde etmek gibi Malvarlığının Artışı: Sebepsiz zenginleşme davası açabilmek için, diğer kişinin malvarlığının arttığını kanıtlamalıdır. Bu artış, genellikle parasal bir değeri ifade eder....

Mülkiyet sahibi olmayan kişiye ödeme yapan idarenin bu kişilere karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava hakkı mümkündür. Bu nedenle işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, Bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, Dairemizin 09.02.2017 gün ve 2016/2450-2017/2188 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde; Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davacı vekilinin temyizine gelince; Davacı 10.02.1995 tarihinde kesinleşen kadastro tespiti sonucu taşınmazda paydaş olmuştur. Taşınmaz maliki mülkiyet hakkına dayalı olarak taşınmaza yapılan el atmadan kaynaklanan tazminat isteminde bulunabilir. Davacı idarenin tapu maliki olmayan kişilere karşı kesinleşen kamulaştırma işlemi taşınmaz maliki davacıyı bağlamaz....

UYAP Entegrasyonu