"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacılar vekili, müvekkillerinin davalıdan taşınmaz satın aldıklarını, dava dışı ... Konut Yapı Kooperatifi tarafından açılan davalar sonucu taşınmazların müvekkillere ait tapularının iptal edilerek dava dışı kooperatif adına tescil edildiğini, davalının zapta karşı tekeffül sorumluluğu kapsamında taşınmazların dava tarihindeki güncel bedeli ile müvekkiller aleyhine açılan davalarda ödenen yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte alacaklarının şimdilik 1.000,00 TL' sinin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacılardan ... ve ...'...
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez ------------- tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir....
Çocuk Mahkemesi'nin 2012/186 Esas sayılı dava dosyasının, bu davaya ışık tutabilecek kısımlarının tasdikli suretlerinin alınması veya okunup zapta geçirilmesi gerekirken, sadece taraf bilgilerinin ve aşamasının zapta geçirilmesiyle yetinilmesi, 3)Sanığın Cumhuriyet Savcısı huzurunda ikrar ettiği eylemin, tam olarak hangi olaya ilişkin olduğu, sanığın dava konusu edilenden başka bir eylemden mi söz ettiği, yoksa tarihleri mi karıştırdığı açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Hâl böyle olunca davalı ... zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca davacının gerçek ve güncel müspet zararından sorumludur. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.12.2010 tarih ve 2010/13-618 Esas ve 2010/668 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Bu anlamda, Dairemizin yerleşmiş emsal kararlarında da belirtildiği üzere tazminat miktarı belirlenirken, davacının gerçek zararı esas alınmalıdır. Eş söyleyişle, davacı, ifanın imkansız hale geldiği tarihteki taşınmazın rayiç değerini isteyebilir....
Davalı her ne davacı aleyhine yüzde yirmi tazminat talebinde bulunmuş ise de taraflar arasında ilişkinin bulunduğu, bilirkişi raporu ile bu hususun tespit edildiği anlaşıldığından şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Uğur Kadayıfçı'ya tazminat ödediği halde 2002 yılına kadar dava açmayarak ve tapunun beyanlar hanesine kıyı kenar çizgisi içinde kaldığına dair şerh koydurmayarak kusurlu davrandığı da tartışmasızdır. Tüm bu açıklamalar ışığında olaya bakıldığında; mülkiyet hakkı elinden alınan kimseye bir bedel ödenmesi gerektiği tartışmasız olup, davacının zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca kendi âkidine müracaat etme olanağına sahip olması, haksız eylemi nedeniyle ya da kusursuz sorumluluktan ötürü Hazineye karşı dava açmasını engellemeyeceği gibi Anayasanın 129. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak Devlete karşı açılabildiği şeklindeki hüküm gözetildiğinde, iş bu davanın müstakil olarak Hazineye karşı açılması mümkün olduğu gibi, taşınmazı satan kişilere karşı da açılması mümkündür....
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava trafik kazası nedeni ile davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılamada tarafların talep ettikleri tüm deliller toplanmış ve gerekli tüm inceleme yapılmıştır. Davacı vekilinin davalı ------ aldığı ödeme neticesinde maddi tazminat taleplerinden feragat ettiği hususunda dosyaya beyanda bulunmuş olup bu hususta-------- tarihli oturumda beyanı zapta geçirilerek imzası da alınmıştır. Zira maddi tazminat kalemi belirli bir tutar olup herhangi bir davalı tarafından ödenmesi durumunda davacının tüm davalılara karşı talep hakkını kaybedeceği gözetilmekle diğer davalı yönünden de maddi tazminat taleplerinden feragat etmiş sayılmaktadır zira maddi tazminat talebinden feragat bir ibranameye dayanmaktadır....
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava trafik kazası nedeni ile davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılamada tarafların talep ettikleri tüm deliller toplanmış ve gerekli tüm inceleme yapılmıştır. Davacı vekilinin davalı ------ aldığı ödeme neticesinde maddi tazminat taleplerinden feragat ettiği hususunda dosyaya beyanda bulunmuş olup bu hususta-------- tarihli oturumda beyanı zapta geçirilerek imzası da alınmıştır. Zira maddi tazminat kalemi belirli bir tutar olup herhangi bir davalı tarafından ödenmesi durumunda davacının tüm davalılara karşı talep hakkını kaybedeceği gözetilmekle diğer davalı yönünden de maddi tazminat taleplerinden feragat etmiş sayılmaktadır zira maddi tazminat talebinden feragat bir ibranameye dayanmaktadır....
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Dava , İtirazın İptali ve tazminat (Bankacılık işlemlerinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete karşın tarafların sulh olmak istememeleri üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Davaya konu------ esas sayılı dosyası getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya --------- şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere; 2004 Sayılı İİK.'nın 67.maddesinde "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.)...
Anılan yasal düzenleme karşısında davacının TBK’nın 214 ve devamı maddeleri uyarınca zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince davalı gerçek kişilerden ve TMK'nın 1007. maddesi uyarınca Hazineden tazminat isteme hakkı bulunmakta olup, davacının zararından Hazine ve davalı gerçek kişiler TBK’nın 61. maddesi uyarınca müteselsilen sorumludur. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (TBK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(TBK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(TBK163/1). Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (TBK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur....


