Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık yasal satıştan kaynaklanan zapta karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmakta olup, B.K.nun 192. maddesinde satılanın tamamen zaptolunması nedeniyle satımın münfesih olduğu, bu durumda davalının davacıya ödemiş olduğu bedeli isteme hakkı bulunduğu, davalının ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/206-495 sayılı 21.06.2006 tarihli kararıyla dava konusu araç ile ilgili olarak dava dışı sanıklar hakkında beraat kararı verildiği ve aynı mahkemenin 08.08.2007 tarihli kararı ile dava konusu aracın ruhsat sahibine iadesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece belirtilen ceza mahkemesi kararları üzerinde durulup, tartışılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir....
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık yasal satıştan kaynaklanan zapta karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmakta olup, B.K.nun 192. maddesinde satılanın tamamen zaptolunması nedeniyle satımın münfesih olduğu, bu durumda davalının davacıya ödemiş olduğu bedeli isteme hakkı bulunduğu, davalının ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/206-495 sayılı 21.06.2006 tarihli kararıyla dava konusu araç ile ilgili olarak dava dışı sanıklar hakkında beraat kararı verildiği ve aynı mahkemenin 08.08.2007 tarihli kararı ile dava konusu aracın ruhsat sahibine iadesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece belirtilen ceza mahkemesi kararları üzerinde durulup, tartışılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir....
Davalı, davacı aleyhine Pendik 1.İcra Müdürlüğü'nün 2009/12775 sayılı takip dosyasından takibe geçmiş ve takip dayanağı olarak ...plaka sayılı aracın hacizli olması sebebiyle sözleşmenin iptalinden kaynaklanan araç satış tutarını göstermiştir. Davacı takip borçlusu, takip dayanağı aracın satış işleminde üçüncü kişi konumunda olan davacının sorumluluğu bulunmadığını, zapta karşı tekeffül borcunun doğmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece davalının hukuki ayıbın varlığını öğrendiği andan itibaren ayıbı derhal bildirmediği, bu nedenle davacının ayıba karşı tekeffül sorumluluğundan kurtulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Talep ve dava konusu yapılan araç davalıya 28.04.2009 tarihli kati satış senedi ile satılmıştır. Sözleşme konusu araca 03.04.2009 tarihinde haciz konulmuş olup, araç bilgisi ile ilgili sorgulamada farklı plaka yazıldığı için haciz yokmuş gibi kayıt gönderilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 5 parselde bulunan taşınmazı davalılardan Kepez Belediye Başkanlığı'ndan satın aldığını, davalı ... tarafından taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığından tapu iptal tescil davası açıldığını, tapunun iptal edilerek hazine adına tesciline karar verildiğini, Borçlar Kanununun 189 ve devamı maddelerine göre zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince Kepez Belediyesi'nin sorumlu olduğunu, diğer davalı hazinenin ise, tapu sicillerinin doğru ve düzgün oluşturmamasından dolayı Medeni Kanununun ilgili maddeleri gereğince devletin sorumluluğunun söz konusu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 31.752,70....
Mahkemece, satış sırasında geçerli tapu kaydı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacının davalılar ... ile Yaşar mirasçılarından 14.9.1995 tarihinde tapu ile satın aldığı taşınmazın Orman Genel Müdürlüğünün açtığı dava sonunda tapusunun iptal edilerek elinden alındığı hususu dosya kapsamı ile sabittir.Davalıların dava konusu taşınmazın davacının elinden tapusunun iptal edilerek alınması nedeniyle BK 217-189 ve devamı maddeleri uyarınca zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince sorumlulukları mevcuttur. Tapunun devirden sonra iptal edilmesi nedeniyle davalıların sorumlu olmayacağına ilişkin mahkeme kararı doğru değildir....
Mahkemece BK 60 ve 66.maddelerindeki 1'er yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Hazine aleyhine yapılan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı ile davalılardan ... arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz satımı ve BK 217.maddesi delaletiyle, BK 189.md düzenlenen satıcının zapta karşı tekeffulü ile ilgili olup, BK 125.maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Öyle olunca işin esasına girilerek tarafların delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu davalıya yönelik olarak zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir....
bulundurmak zorunda olduğunu, benzer şekilde kiraya veren kiracıya karşı ayıba karşı sorumluluk (tekeffül), zapta karşı sorumluluk (tekeffül), vergi ve benzeri giderlere katlanma ve yan giderlere katlanma borçların da bulunduğunu, alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; Fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne ile davalı tarafların bilcümle takibe, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı tarafların alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Dosyanın incelenmesinde davacının 06.02.1992 tarihinde davalıdan davaya konu bağımsız bölümü satın aldığı, toprak sahipleri tarafından müteahhit ve işbu davanın davacısına karşı ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada mahkemece, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile 75 pafta, ... ada, 148 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verildiği ve kararın Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 22.05.2014 tarihinde kesinleştiği ve böylece satım sözleşmesinin yapıldığı anda mevcut olan, tarafların bilmediği ayni bir hakka dayananarak mahkeme kararı ile taşınmazın üçüncü kişinin mülkiyetine geçmesi nedeniyle davacının zarara uğradığı ve bu zararın davalı satıcı tarafından zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince karşılanması gerektiği anlaşılmıştır. Somut olayda mahkemece aldırılan 02.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın rayiç değeri 700.000,00 TL olarak tespit edilmiştir....
ispatlanamayan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/178 Esas, 2015/169 Karar sayılı ilâmı ile taşınmazın orman olduğuna karar verilerek müvekkili adına olan tapu kaydının iptal edildiğini, davalı bankanın zapta karşı tekeffülden sorumlu olduğunu, ... ise tapu sicilinin tutulmasından doğan tüm zararlardan devletin kusursuz sorumlululuğu uyarınca sorumlu olduğundan uğradıkları zararın davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın ... Bankası A.Ş. tarafından davacıya satıldığını, Hazinenin kaydın iptali ile tesciline ilişkin kararın aşamalardan geçerek kesinleşmesi sebebiyle belirtilen hususlarda sorumluluğu bulunmadığını, ihtilafın ... Bankası A.Ş. ile davacı arasında olduğunu, müvekkili idareye dosyada husumet düşmeyeceğini, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2....


