WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK’nun 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davalılar ... ve ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve araç mahrumiyeti istemine ilişkindir....

Sözleşmeye aykırılık tek başına manevi tazminat gerektirmez ise de, özel hâl ve şartlarda davacının kişilik haklarının zedelenmesi durumunda haksız fiilin neticelerini doğurmakta ve manevi tazminat gerektirmektedir. Gerçekten de 6098 sayılı TBK’nın 114. maddesinin 2. fıkrası gereğince haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır. Borca aykırı herhangi bir davranışın, alacaklının kişilik haklarının zedelenmesine neden olması mümkündür. Borcun zamanında veya hiç yerine getirilmemesi nedeniyle meydana gelen olaylarda duyulan acı, üzüntü ile borca aykırı davranışta bulunan borçlunun eylemi arasındaki nedensellik bağının nasıl kurulacağı önem taşımaktadır....

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla süre aşımı nedeniyle reddedildiği anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin yenilenmemesi işleminden kaynaklı uğradığı 500.000,00-TL manevi zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın bu kısmının esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı; diğer taraftan, her ne kadar davacı tarafından, Anayasanın 40. maddesine aykırı olarak dava konusu işlemde kanun yolu ve dava açma süresinin gösterilmediği ve bu nedenle davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği ileri sürülmüşse de, Anayasa'nın 40. maddesi hükmü ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlandığı, idareye işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirildiği, idarenin Anayasa’dan kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmesi esas olmakla birlikte, belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesi, idari işlemlere karşı açılan...

Bu nedenle eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulması gerektiği görüşüyle, anılan Mahkeme kararını onayan Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum ....

Hukuk Dairesi'nin----- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında 2021 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL' nin altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır. " şeklinde karar verildiği görülmüştür....

CMK'nın 253/19 maddesinde; "Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171.maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171. maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." şeklinde düzenlenmiştir....

DAVANIN KONUSU: Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....

Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir..." şeklinde kaldırılmıştır. Kaldırma sonrasında mahkememizin ------esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır. Maddi tazminat talebi yönünden;Mahkememizce keşif yapılarak dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş,---- tarihli bilirkişi heyet raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1300 KARAR NO : 2020/701 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/12/2017 KARAR TARİHİ : 16/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili 12/12/2020 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşımada, göndericisi ve alıcısı ---gönderilen ----- ---------------- bahse konu kaza olayın--------- oluşup tek numarayla ----- sonucu oluştuğunu, kazanın nedeni ------------------ görme imkanının ortadan--------- önlemleri aldığını ve hız kısıtlamasını yaptığını, bu doğrultuda meydana gelen ------ kaynaklı olup olmadığının tespiti için dosyada ---------- raporunda da belirtildiği gibi müvekkili --------- bulunmadığını, kusurun asıl davada ibra edilen--------tutanağını ---------- Maddesindeki belgeleri ibraz etmediğini, dava konusu hasarlı malzeme ------ yapılması gerekirken yapılmadığını, tazminat ödemelerinin -------- üzerinden yapılmakta...

Somut olayda, davacının dava dilekçesinde belirtilen, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da tesbit edilen gizli ayıpların esasen bir bütün halinde yalıtımdan kaynaklı olduğu, bir kısmının da asansör ve diyafon ve yangın kapısına ilişkin olduğu belirtilmiştir. Taşınmazı 2008 ağustos-eylül aylarında eksiksiz olarak teslim aldığını bildiren davacı kural olarak teslim tarihi ile dava tarihi arasında çıkan gizli ayıplı işleri nedeniyle talepte bulunabilir ise de gizli ayıp ihbarını yasada belirtilen sürede yaptığını ispat yükümlülüğü altındadır. Davacının bu yönde yaptırdığı bir mahkeme tesbiti yada davalıya gönderdiği ihtar bulunmamaktadır. O halde, davacı gizli ayıplar için ihbar yükümlülüğünü süresinde yerine getirdiğini yasal delillerle ispatlamak zorundadır. Site yönetimi ya da üçüncü kişiler tarafından yapılan mahkeme tesbitlerinin davacı adına da yapıldığı kabul edilemez....

UYAP Entegrasyonu