WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Hukuk Dairesinin son yıllarda vermiş olduğu emsal kararlara bakıldığında da, pay sahibinin yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açabilmesi için şirket genel kurulunun karar alması şartını koşmadığı; pay sahiplerinin bireysel olarak sorumluluk davası açma hakkını haiz olduklarının belirtildiği açıkça görülmektedir. Bu itibarla, davacıların doğrudan yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açabileceğinden, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ... ve diğer yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılıp açılmamasının görüşülüp karara bağlanması için gündeme madde eklenmesi talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmekle, aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ......

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı yönetim kurulu üyelerinin genel kurul kararı üzerine kooperatifin tasfiyesi ile görevlendirilmeleri ve kooperatif adına işlem yapmaları nedeniyle davacıya karşı şahsi sorumlulukları bulunmadığı gibi kooperatife karşı talep hakkı bulunduğu sürece davacının yöneticilere karşı henüz dava açma hakkının da olmadığı, hükmedilen tazminattan sorumlu olan kooperatifin gerek duyması ve şartları oluştuğu takdirde yöneticilerine rücu etmesinin mümkün bulunmasına göre davalı yönetim kurulu üyeleri hakkındaki davanın ve ayrıca davalı denetim kurulu üyeleri ... ve ... hakkındaki davanın reddine, kendisine konut teslim edilemeyen davacı kooperatif ortağının tazminat talep hakkının bulunduğu ve bilir kişi raporuna göre davacının davalı kooperatiften dava tarihi itibariyle talep edebileceği değerin 5.966,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir....

Davalı vekili, kanunda ön görülen haller dışında yönetim kurulu kararlarına karşı doğrudan doğruya mahkemeye başvurma olanağı olmadığını, ortağın kendisi ile kooperatif arasında çıkacak uyuşmazlıkları kooperatif genel kurulunda görüşmeden dava konusu yapamayacağını, yönetim kurulu kararının haklı nedenlerle verildiğini, yasaya ve yönetmeliğe uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıya verilen cezanın usulüne uygun olduğu, kanunda öngörülen haller dışında yönetim kurulu kararları hakkında doğrudan doğruya mahkemeye başvurma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, maddi ve manevi tazminat ile kooperatif işlerinden men cezasının iptali talepli davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....

kararı verildiğini, 2014 yılına ilişkin davada verilen onama kararında bahsedilen haksız rekabet konulu hukuk davalarının davacı tarafından birbiriyle aynı içeriği sahip olarak müvekkili şirket yönetim kurulu üyelerinin yönetiminde bulunduğu 3 ayrı şirkete karşı açıldığını, aynı mahiyetteki her üç davanın da reddedildiğini, ret kararlarından birinin Yargıtay onamasından geçtiğini, bir davanın sırf varlığının gerekçe gösterilerek müvekkili şirket yönetim kurulu üyelerine verilen yetkilerin iptaline karar verilmesinin vahim sonucunun hukuk davalarının da reddedilmesiyle ortaya çıktığını, davacının müvekkili şirket yönetim kurulu üyeleri ile hakim durumda oldukları üçüncü kişi şirketlere karşı şirketle işlem yapma yetkilerinin iptal edildiği dönemlere ilişkin hukuk davaları açıldığını, açılan davalarda davacının iptal kararının geriye etkili olduğu iddiasından hareketle müvekkili şirket yönetim kurulu üyeleri ve ilişkili şirketlerin şirketle işlem yapma yetkilerinin olmadığı dönemlerde gerçekleştirdiği...

nin alınması, avukatlık ücreti ve muhasebe ücretlerinin ödenmesi, huzur hakkı olarak yönetim kurulu başkanına aylık 1.500 TL., asil üyelerine 500'er TL., denetim kurulu asil üyelerine 300'er TL. ödenmesine oy birliğiyle (madde 11) karar verildiği görülmüştür....

CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, tasfiye memurunun huzurdaki davayı açmakta yetkisi olmadığını, yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davasını şirket, pay sahipleri ve şirket alacaklılarının açabileceğini, yönetim kurulu üyelerinin genel kurul kanalı ile ibra edilmesi halinde altı aylık hak düşürücü sürenin dolması akabinde yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılamayacağını, tasfiye halindeki şirketin tasfiye memurluğunu üstlenmiş olan davacı tarafın elinde olan tüm belgelerde sabit olduğu üzere çeşitli yıllarda yapılan genel kurullarda yönetim kurulu üyelerinin ibralarına karar verilmiş olduğunu, dolayısıyla hak düşürücü süreler dolmuş olduğunu, yönetim kurulu üyelerine karşı hukuki sorumluluğun hükmedilebilmesi için zarar, kanuna aykırılık, kusur ve illiyet bağı koşullarının gerçekleşmiş olması gerekmekte olduğunu, huzurdaki dava bakımından ise söz konusu şartlar oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III....

Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK' nun 309., 336'ncı maddelerinde yönetim kurulu üyelerinin şirket veya üçüncü kişilere verdikleri zararlar nedeniyle sorumluluk halleri düzenlenmiş, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilebilmesi için kusurlarının olması gerektiği vurgulanmıştır. Kooperatif yöneticileri 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollamasıyla 6762 sayılı Ticaret Kanunu’nun 309., 336. maddesi uyarınca zarar gören kişiye karşı sorumludur....

-KARAR- Davacı vekili,davacının üyesi olduğu davalı kooperatifin yönetim kurulunun, diğer davalı şirketle 03.12.1997 tarihinde kat karşılığı inşaat ortaklık sözleşmesi yaptığını, davacıya tahsis edilen konutun 30.09.2007 tarihinde teslim edilmesi gerektiğini ileri sürerek yoksun kalınan kira bedeli 1.000.00 TL ile 7.000.000.00 TL zararın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müşterken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davalılar arasında yapılan 03.12.1997 tarihli kat karşılığı ortaklık sözleşmesinde davacının taraf olmadığını, davacının kooperatife yönelik açtığı tazminat davasının kooperatif yönetim kurulu aleyhine sorumluluk davası niteliğinde olduğunu, bu nedenle her iki davalı yönünden de davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, ayrıca davalı şirketin konutları 28.09.2007 tarihinde geçici kabulleri yapılarak kooperatif üyelerine teslim ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir....

SAVUNMA : Bir kısım davalılar vekili Av. ... cevap dilekçesinde; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na göre dava açma hakkının kooperatif üyelerine, yönetim kuruluna ve kararların sorumluluk doğuracağını iddia eden yönetim kurulu üyelerinin iptal davası açma hakkı olduğunu, açılan davanın genel kurul iptali davası değil, kayyım atanması davası olduğunu, kayyım atanması davasını da ancak kooperatif üyesinin açabileceğini, davacının kooperatif üyesi olmadığını, kayyım tayini davası açamayacağını, davacı şahsın satın aldığı 44 numaralı konutu 26/07/2016 tarihinde... isimli şahsa sattığını, davacının 21/09/2020 tarihli genel kurula katılımının engellendiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, sonuç olarak açıklanan nedenlerle davacının dava ehliyeti bulunup bulunmadığı incelenerek açılan davanın dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddini, esasa geçilmesi halinde maddi ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir....

Mahkemeye tanınan bu istisnai yetki, genel kurulca seçilen tasfiye kurulu üyeleri hakkında daha önce genel kurulun bilgisi haricinde olan hususlara ilişkin olmasının gerekmesi yanında yeni ortaya çıkan ve azle dayanak yapılan hususların önemi nedeniyle ortaklardan bir sonraki genel kurula kadar beklenmesi objektif olarak beklenemeyecek ve haklı sebep olarak nitelendirebilecek kapsamda olmalıdır. Somut olayda, 18.11.2010 tarihli genel kurulda 7. maddeyle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 56. maddesi gereğince haklarında dava açılan yönetim kurulu (aynı zamanda tasfiye kurulu) üyelerinin durumu görüşülmüş ve görevlerine devamı konusunda karar alınmıştır....

UYAP Entegrasyonu