Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, arabuluculuk son tutanağının davalı müvekkiline tebliğ edilmediğini, davalı müvekkilinin 2019 yılında davacı taraf yetkilileri ile herhangi bir arabuluculuk görüşmesine katıldığını hatırlamadığını, arabuluculuk son tutanağının tarafımıza tebliğine kadar beyanda bulunma hakkımızı saklı tutmakla birlikte; arabuluculuk dava şartının usule uygun bir şekilde yerine getirilmemiş olduğunun anlaşılması halinde ticari davalarda zorunlu arabuluculuk dava şartının yokluğu nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, davacı taraf dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosya çerçevesinde 13.03.1996 ve 03.06.1996 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri ve 14.03.1997 ve 02.10.1997 tarihli ek kredi sözleşmelerine göre ... A.Ş.'...
ın müvekkil şirkete olan borcunun 202.768,34 TL'ye ulaştığını, ilgili tarafından ödeme gerçekleştirilmeyince ürün tesliminin durdurulduğunu, dava dışı ... tarafından verilen teminat senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, borçlunun hak ve alacaklarının haczi için davalı şirkete birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davalı şirketin dava dışı ... ile aralarındaki sözleşmenin 06/06/2008 tarihinde feshedildiğini belirtilerek haciz ihbarnamesine itiraz ettiğini, ancak davalı şirket tarafından 09/06/2008 tarihinde imzalanan muvafakatnamenin mevcudiyeti karşısında bu tarihten önce sözleşmenin feshedildiğini iddia eden davalı tarafın bu hukuka aykırı davranışı sebebi ile İİK 338. maddesi uyarınca gerçeğe aykırı beyanda bulunma ve İİK 89/4 maddesi uyarınca tazminata hükmolunması için İcra Ceza Mahkemesinde dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde davalı şirket yetkilisi hakkında itirazın vekil aracılığı ile yapıldığı gerekçesiyle beraat ile tazminat talebinin reddine karar verildiğini...
Davalılar ... ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde ; Davacı yanın dava dilekçesinde ileri sürdüğü beyanların aleyhe olan kısımlarını kabul etmedikleri, davacı yanın beyanlarına karşı beyanda bulunma ve davaya yönelik başkaca delil ikame haklarımız saklı kalmak kaydıyla cevap ve delil dilekçesini sundukları maddi ve manevi talepli olarak ikame edilen iş bu dava haksız ve mesnetsiz olduğu reddi gerektiği, Davacının talepleri zamanaşımına uğramış olduğu, iş bu nedenle öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduğu açılan davanın zamanışımı nedeniyle reddini talep ettikleri davacının maddi tazminat talepleri yönünden sorumluluk davalı sigorta şirketi ve dava dışı sosyal güvenlik kurumuna ait olduğu ... sigorta A.Ş nezdinde 213062382 poliçe numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi mevcut olduğu davacının maddi tazminat talepleri yönünden sorumluluk davalı sigorta şirketi üzerinde olduğu, dava konusu olaya ilişkin kaza tespit tutanağı gerçeğe uygun şekilde tanzim edilmediği, Dava ......
Davacı vekili duruşma beyanında; "Yazılı beyanlarımızı tekrar ederiz, itirazın reddine karar verilsin." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına dayanak teşkil eden İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/457 Esas 2023/840 K sayılı gerekçeli kararın incelenmesinde davacı ...'in davalı ...'e karşı menfi tespit istemi ile birlikte çeklerin istirdatı talebinin ileri sürüldüğü, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca menfi tespit davasının reddi hâlinde ilamın fer'isi niteliğinde bulunan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de ilamın kesinleşmeden icraya konulamayacağı sabittir. Ancak somut olayda menfi tespit isteği ile birlikte çeklerin istirdatı talebinin de sürülmüş olması, çeklerin istirdatı talebinin eda davası niteliğinde bulunması nedeniyle İstanbul 8....
Buna rağmen hiçbir araştırma yapmadan bonoyu takibe koyup haciz işlemlerine girişmesi kusur olarak değerlendirilmelidir. Bonoyu getirdiği belirtilen ... davalı iddiasını doğrular beyanda bulunmuş ise de bu durum dahi davalı şirketin kusursuz sayılmasını gerektirmemektedir. Bir kimsenin imzalamadığı ve bu nedenle borçlusu olmadığı bir bonoya dayalı olarak takip yapılıp malvarlığı değerleri üzerine haciz uygulanmasında haksız fiilin kusur unsuru dahil tüm unsurları mevcut olup TBK 58. maddede düzenlenen kişilik hakkının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat koşulları gerçekleşmiştir. Bu madde gereğince manevi tazminata hükmedilmesi için kusurun varlığı yeterli olup ağır kusurlu olunması da şart değildir Yukarıda açıklanan esaslara uygun biçimde manevi tazminata hükmedilmesine değinen Özel daire bozma kararına uyularak bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre kadın eşin çalışıyor ve düzenli bir gelire sahip olması karşısında 4721 sayılı Kanunu'nun 175 inci maddesi gereği kadın eş yönünden yoksulluk nafakasının yasal koşulları oluşmadığından yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, kadın yararına hükmedilen maddî tazminat miktarı az olduğu, yine erkeğe yüklenen kusurlar nazara alındığında, erkek eşin evi kadından habersiz olarak satışa çıkarmış olması, evin satış bedeli üzerinden kadına aldatıcı beyanda bulunarak güven sarsıcı bir tutum sergilemiş olması nedeniyle kusurlu davranışı kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olduğundan kadın yararına yasal koşulları oluşan manevî tazminat talebinin kabulü yerine ret kararı verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesi ile davacı- karşı davalı erkeğin yoksulluk nafakasına, davalı- karşı davacı kadının lehine hükmedilen maddî tazminatın miktarı ile manevî tazminat talebinin...
Buna göre; alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça takibin kötü niyetle yapılmış olması ve takip nedeniyle borçlunun zarara uğramış olması koşullarına bağlanmıştır. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlunun) üzerindedir. davalının icra takibi yapmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-Davacının ----....
Anonim Sigorta Şirketi tarafından %25 kusur indirimi yapılarak ödeme yapıldığını, ancak müvekkilinin tam kusurlu olduğu beyanlarını kabul etmediklerini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin aracının ZMMS poliçesiyle teminat limitleri dâhilinde olduğunun gözetilmesine, ihtiyati haciz isteminin reddine, davalının fahiş istemlerinin, yine şartları olmayan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davanın SGK 'ya ihbarına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ......
İcra Müdürlüğüne yazı yazılarak borçlu Erkin Ersoy'un maaşı üzerinde haciz olup olmadığının sorulduğunu, 03.6.2016 tarihli cevapta maaş üzerinde haciz bulunmadığının bildirildiğini, bilirkişi raporunda bu dosyaya 07.11.2016 tarihinde yani eldeki dava açıldıktan sonra gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, davanın açıldığı tarihte maaş haczi bulunmamasına rağmen davacının haciz bulunduğu şeklinde yalan beyanda bulunarak kötüniyetini ortaya koyduğunu, aksi yöndeki kabulün hatalı olduğunu, bu nedenle tazminat talebinde bulunduklarını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasını istemiştir. C....
nafakası takdirine, yasal şartları oluştuğu gerekçesiyle kadın yararına 25.000,00 TL maddî, 25.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine, erkeğin manevî tazminat talebinin reddine karar verilmiştir....


