Dava, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinde "davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan durumlarda, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder" hükmü yer almaktadır. Somut olayda, davalı borçlular, hükmüne uyulan bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında, davaya konu borcu 11/05/2018 tarihinde ödemiştir. Ancak yargılama devam etseydi, davalıların tümü aleyhine hüküm kurulacağından, davacı aleyhine dava harcına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi davalılar, dava açılmasına sebebiyet verdiklerinden dolayı da alacak miktarına göre daha az olan taşınmazın değeri (202.500,00 TL.) üzerinden davacı yararına nisbi vekalet ücretine takdir edilmesi gerekmektedir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazını davalı kardeşi ...'ye devrettiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir....
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nce davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf sebeplerinin esastan reddine, karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK'nın 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, dava konusu alacağın gerçek bir alacağa dayalı olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, İİK'ın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali...
Dava, İİK. 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Adil yargılanma hakkı Anayasamızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir....
Dava BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere gerek tasarrufun iptali davasında gerekse somut olayın özelliğine göre BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan iptal davalarında davanın görülebilmesi için diğer dava koşullarının yanında borcun iptali istenilen tasarruf ve işlemden önce gerçekleşmesinin ön koşul bulunmasına göre davacı alacaklının aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava konusu muvazaalı olduğu ileri sürülen işlemin borcun doğumundan önce olduğu gerekçesi davanın ön koşulu olduğu ve bu koşulun yokluğundan bahisle dava red edildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi gereğince davalılar vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırdır....
Mahkemece; toplanan deliller, dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davanın kabulü ile ... ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazla ilgili davalılar arasında yapılan tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya bu taşınmaz üzerinden haciz ve satış isteme yetkisi verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Dava İİK.'nun 277. ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir....
Özellikle vurgulandığı gibi tasarrufun iptali davasında ya da somut olayda olduğu gibi TBK’nın 19. maddesi gereğince ve İİK’nın kıyasen uygulanması istemli olarak açılan davalarda alacaklı ile borçlu taraflar arasındaki ticari nitelikteki alım satım ya da banka alacağını oluşturan ticari ya da genel kredi sözleşmeleri görevin belirlenmesinde dikkate alınamayacaktır. Ne tasarrufun iptali davası, ne de TBK m. 19 gereğince İİK’nin 283. Maddesinin kıyasen uygulanması istemli muvazaa davası TTK’nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğine haiz olduğundan 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanında kalmaktadır.'' Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... ... K. sayılı ilamı; ''Dava, terditli olarak açılan, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali olmadığı takdirde BK'nun 19.maddesine dayalı muvazaalı işlemlerin iptali isteğine ilişkindir....
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilme koşullarından biri mahkemenin de kabulünde olduğu gibi takip konusu borcun iptali istenen tasarruftan önce doğmuş olmasıdır. Somut olayda takip konusu borç davacı (temlik eden)banka ile dava dışı ... Ltd. Şti arasında 15.9.2003 tarihli kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilen, keşidecisi davalı ... ,... lehtarı ...Ltd. Şti olan ve davacı (temlik eden) bankaya BK 162-170 maddeler gereğince devir ve temlik edilen 26.7.2006, 27.7.2006, 26.8.2006, 29.8.2006, 9.9.2006 ve 19.9.2006 keşide tarihli altı adet çeke dayalıdır. Anılan çeklerin bankaya ibraz tarihi ise 5.7.2006'dır. Yani çekler vadeli olarak verilmiştir. İptali istenen tasarruflar ise 28.4.2006 - 31.7.2006 - 20.10.2006 tarihlerinde gerçekleşmiştir. Çeklerde vade olmayacağı kural ise de borcun doğum tarihinin tespitinin gerektiği kabul edilmiştir....
Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteğinin kabulü ile hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yer alan ”17.440,30” ibaresinin çıkarılarak yerine “575,00” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 140.maddesi gereğince davacıdan harç alınmamasına 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 18.12.2018 Salı günü davalı ... vekili Av. ... geldi. Davacı ile diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı ... vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili ile dahili davalı ...'in ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında boşanma davası açıldığını, yargılama sırasında davalı ...'...


