WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere göre, mahkemece ivazlar arasındaki fahiş farkın tasarrufun iptali yönünden yeterli görülmemesi isabetli olmamakla birlikte dava konusu tasarruf 12.06.2008 yılında gerçekleştiği aciz belgesi ise 06.09.2012 tarihinde alındığından İİK'nun 278/2 fıkrasında belirtilen 2 yıllık hakdüşürücü süre geçtiğinden davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ../... ... reddi isabetsiz ise de karar sonuç itibari ile doğru olduğundan davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava ön koşulu bulunmadığına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi gereğince davalı borçlu vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile nisbi vekalet ücreti takdir edilmemesi hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır....

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı İbrahim vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü hüküm fıkrasınını 3..bendindeki ibarelerin tümünün hükümden çıkarılarak yerine "Alınması gereken 1.168,10 TL harçtan peşin ve sonradan alınan harç toplamı 413,85 TL nin mahsubu ile bakiye 754,25 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına" ibaresinin yazılmasına 5.bendindeki "2.292,00 TL" ibarelerin hükümden çıkarılarak yerine "2.052,00 TL" ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA 29/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş. vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava dayanığı borç yargılama devam ederken 03.02.2015 tarihinde ödenmiş ve alacaklının talebi ile icra dosyası işlemden kaldırıldığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi esabitsiz olmuştur. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....

ne devrettğini ileri sürerek temliklere tasarrufun İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak iptalini talep etmiştir. Davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde haksız açılan davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya içeriğindeki bilgilerden, davalılar arasındaki temlik alacağının gerçek olduğunun anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nin ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile tasarrufun iptali davaları mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunduğundan asliye hukuk mahkemelerinin görevine girmektedir. Öte yandan 01/07/2012 tarihinden itibaren açılan davalarda artık asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki işbölümü değil görev ilişkisidir....

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davacı ile eşi ....'in boşandıklarını, taraflar arasındaki mal paylaşımı davasının .....sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, mal paylaşımı davasına konu olan taşınmazın müvekkiline babasından miras kalan ve evlilik birliği içerisinde müvekkili adına kayıtlı iken bu hissenin mal paylaşım davası görülürken davalı ...'a satılarak onun adına tescil edildiğini, bu satışın davacıdan mal kaçırma kastı ile, muvazaalı olarak yapıldığını, belirterek satışının iptaline, taşınmazın tapu kaydının eski maliki .... adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur....

Şti ile diğer davalılar ... ve ... arasında yapılan Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/1028 Esas - 2012/738 Karar sayılı dava dosyasında görülüp davadan feragat yolu ile sonlandırılan işlemin muvazaalı olarak yapıldığı anlaşıldığından bu tasarrufun iptaline, davacının Yalova 1.İcra Müdürlüğü'nün 2011/1399 ve 2011/1400 sayılı dava dosyalarında icra takibine konu alacakların davalılar ... ve ...'den tahsiline izin verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı ... ve Hasan vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. 1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre; davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir....

Şti vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2- Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davacının bu davadaki amacı, yaptığı icra takibi nedeniyle alacağını tahsil edebilmek için yapılan taşınmaz satışının kendisi yönünden geçersizliğini sağlamak olduğu, davacının bu hakkının ayni değil şahsi sonuç doğurduğu, davada tasarrufun iptali sebeplerinin olması halinde İİK'nun 283/1. maddesi uyarınca iptal ve tescil olmaksızın, dava konusu gayrımenkule ilişkin hisselerin haciz ve satışına karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece dava konusu gayrımenkulün davalılar arasındaki satış işlemine ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya ... 2. İcra Müdürlüğünün 2007/2805 sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken kararda “davacı alacaklının 8000 TL alacağının davalılar ... İnşaat Ltd....

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince; aleyhine yargılamanın iadesi talep edilenin temyiz talebi ek karar ile reddedilirken yasal gerekçe olarak ek karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nın 366. ve 346. maddelerine dayanılması gerekirken, yürürlükte olmayan 1086 sayılı HUMK’un 432. ve 426/F maddelerine dayanılması doğru değil ise de; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a maddesi hükmü gereğince verilen kararların kesin olduğunun belirtilmiş olmasına göre, aleyhine yargılamanın iadesi talep edilen vekilinin temyiz isteğinin reddine ilişkin 15/12/2021 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan temyiz itirazlarının reddiyle ek kararın ONANMASINA, dosyasının İlk Derece Mahkemesine, Dairemiz karar örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 18/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili ile davalılar Tasfiye Halinde ......

Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller ve yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak konular yemin konusu olamaz, bu konularda yemin de teklif olunamaz. (6100 sayılı HMK. 226) Tasarrufun iptali davalarında borçlunun tek başına dava konusu aracı mal kaçırma amacıyla devretmediği yönündeki yemini davanın reddi için yeterli değildir. Bu nedenle, davalı borçlunun yemini kabul etmiş olmasının davanın reddi gerekçesi yapılması doğru olmayıp, dava konusu tasarrufun yukarıda açıklanan İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir....

UYAP Entegrasyonu