İcra Müdürlüğü'nün 2016/3077 sayılı dosyasında 01.03.2016 tarihinde şirketin belirli adresinde menkul haczi yapıldığını, haciz sırasında işyeri yetkilisi S.. T..'nun geldiğini, bu işyerinin daha önce...'e ait olduğunu, işlerin kötü gitmesi sebebiyle iflas ettiklerini bildirdiğini, buna göre şirketin borç ödemekten aciz içerisinde bulunduğunun açıkça belli olduğunu, bu nedenle şirket hakkında ayrıca haciz işlemi yapmaya gerek olmadan dava şartının olduğunun kabulü gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1....
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin vekaletnamesinde kabul yetkisinin bulunmasına ve müvekkilinin irade fesadına uğradığına ilişkin kesin delil bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekili davalı ... hakkındaki davadan feragat etmiş ve dava bu davalı yönünden feragat nedeni ile red edilmiş olmasına rağmen, hüküm fıkrasının 2.bendinde bu davalıya devredilen 1063 Ada 446 parsel G blok kat: Zemin÷1 de bulunan 200 nolu bağımsız bölümle ilgili tasarrufun da iptaline karar verilmesi maddi yanılgıya dayalı olduğundan ve bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 Sayılı HMK.nin geçici 3/2. maddesi delaletiyle HUMK.nin 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Dava BK’nın 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali davasına ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, bozmaya uygun olarak karar verilmiş olmasına göre , davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.Yargılaması yapılan dava ikinci dava olduğundan, davanın HMK'nun 114/1-ı gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verildiğine göre karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi gereğince davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Davada tasarrufun iptali sebeplerinin olması halinde dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış yetkisine karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde kooperatif tarafından davalı üyelere yapılan ferdileştirmeye ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya icra takibine konu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere davalı 3.kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlar üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken kararda yalnızca tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru değil res’en bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....
Ayrıca tasarrufun iptali davalarında vekalet ücreti takip konusu alacak miktarı ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir....
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad. 33) Dava dilekçesindeki açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın genel hükümlere dayalı muvazaalı satışın iptal ve tescili isteğine ilişkin bulunduğuna, taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın bu davadan ayrı olarak Aksaray 1. Aile Mahkemesinin 2013/922 Esas sayılı dosyasında görülmekte olduğunun anlaşıldığına, temyize konu eldeki dosyadaki talep TMK'nin 2. kitabından kaynaklanmadığına göre Aile Mahkemesi görevli olmayıp, uyuşmazlığın çözüm yeri 6100 sayılı HMK'nin 2.maddesi uyarınca belirlenecek Asliye Hukuk Mahkemesidir. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK mad. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK mad.l15/1)....
Müdürlüğü'nün 2012/412 sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken, gerekçede bu husus tartışılmış olmasına rağmen hüküm kısmında belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...-... İnş. Nak. Harfiyat Turz. Mad. Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2.bendinden sonra gelmek üzere "davacı alacaklıya ... 1. ......
Davacı temlik alan ...nin kuruluş tarihi 25/05/2015 olup 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143/V. fıkrası hükmü gereğince varlık yönetimi şirketlerinin kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince, 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan istisna olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle; temlik alan davacı ...Ş. harçtan muaf olup, Bölge Adliye Mahkemesince; davalılar vekilinin istinaf isteminin incelenmesi gerekirken davacı tarafın eksik harcı tam olarak yatırmadığından bahisle HMK'nın 353/1-b-2.maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak HMK'nun 150/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Kabule göre de; tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takibe konu alacak miktarı ile iptali istenilen tasarrufun tasarruf tarihindeki gerçek değerinden hangisi az ise o değer oluşturmaktadır....
Dava, alacaklının 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve 6111 sayılı yasanın uygulamasına ilişkin yönemelikteki hükümlerin mükelleflerle ilgili olması davalı Kemal'in mükellef değin üçüncü kişi konumunda bulunmasına göre davalının aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16/06/2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir....
Dava, 6098 sayılı TBK’nın 19. maddesine (BK 18) dayalı olarak açılan nam-ı müstear ile gizlenmiş muvazaa nedeniyle satış işleminin iptali istemine ilişkindir. Uygulamada borçlunun, gerçekte kendi adına satın almak üzere bedelini ödediği bir taşınmazı (veya bir aracı) alacaklılarından kaçırmak amacı ile yakını adına tescil ettirmiş olması halinde, tasarrufun (hukuki işlem) dışarıdan üçüncü kişiler arasında yapılmış görünmesine rağmen, gerçekte bedeli borçlunun mal varlığından çıkmış fakat karşılığı borçlunun arkasına gizlendiği kişinin mal varlığına girmiştir. Namı müstear (inançlı işlem) ile gizlenmiş muvazaalı işlemler hakkında iptal davaları açılabileceği Yargıtay uygulamaları ile kararlılık kazanmıştır. (Yargıtay HGK'nın 12/10/2001 gün ve 2001/2-515 E., 605 K sayılı; 17. Hukuk Dairesinin 20/06/2011 gün ve 2010/11090 E.-2011/6367 K. sayılı kararları). Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı ... adına kayıtlı olan davaya konu dört taşınmazın davalı ...'...


