WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 16.03.2017 gün ve E.2015/434, K.2017/154 sayılı kararıyla davanın esastan incelemesi yapılarak 2 taşınmaza ilişkin tasarrufun iptali davasında 7 numaralı parsel ile ilgili olarak davanın reddine, 1 numaralı parsel yönünden davanın kabulü ile tasarrufun iptaline dair verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 28.01.2020 gün, E.2017/3931, K.2020/143 sayılı kararı ile “ Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 18.6.2014 tarih ve 2014/13108-2014/15087 sayılı onama kararı maddi hataya dayalı olup, maddi hataya dayalı onamadan dolayı usuli kazanılmış hak doğmaz....

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kabulü ile;Dava konusu ... ili, ... ilçesi, Kültür Mahallesi 402 ada 9 parselde kayıtlı 4580 m2'lik taşınmazın satışına ilişkin 22/02/2013 tarihli ve 539 yevmiye no.lu işlemin (tasarrufun) davacı lehine, ... ... Müdürlüğü'nün 2013/765 sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere iptaline, karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; dava konusu muvazaalı tasarruf işleminin İİK'nun 277 ve BK 18 vd. maddelerine göre iptaline; ... ......

vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nin ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile tasarrufun iptali davaları mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunmasına bundan dolayı asliye hukuk mahkemelerinin görevine girmektedir. Öte yandan 01/07/2012 tarihinden itibaren açılan davalarda artık asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki işbölümü değil görev ilişkisi olup, somut olayda da dava bu tarihten sonra 29.07.2013 tarihinde İİK.nin 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış olduğundan görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi iken görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... geri verilmesine, 03.03.2015 gününde karar düzeltme yolu kapalı olarak oybirliğiyle karar verildi....

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 18. maddesinde düzenlenen muvazaaya dayalı iptal davaları ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 277 vd. maddelerinde yer alan tasarrufun iptali davaları ile ilgili kavram ve yasal düzenlemelerin incelenmesinde fayda bulunmaktadır. 16. Mülga Borçlar Kanunu’nun (BK’nın) 18. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 19. maddesi) maddesinde; “Bir akdin şekil ve şartlarını tayininde, iki tarafın gerek sehven gerek akitteki hakiki maksatlarını gizlemek için kullandıkları tabirlere ve isimlere bakılmıyarak, onların hakiki ve müşterek maksatlarını aramak lazımdır. Tahriri borç ikrarına istinat ile alacaklı sıfatını iktisabeden başkasına karşı, borçlu tarafından muvazaa iddiası dermeyan olunamaz.” hükmü ile genel muvazaa düzenlenmiştir. 17....

Mahkemece, davacının muvazaalı olarak davalı adına tescil ettirdiği taşınmazlar ile ilgili tapunun iptalini istediği ancak davanın temelinin 4721 sayılı Yasa'da düzenlenen mal rejimi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılamasına ilişkin kanun gereğince Aile Mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının kendi muvazaasına dayalı olarak davalı adına yapılan tapudaki tescil işleminin iptalini istemiştir. Bu durumda davacının talebi doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılması ve BK 19. maddeye göre yargılamaya devam edilmesi gerekmektedir. Bu halde ise görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir. Taraflar arasında zaten var olduğu anlaşılan mal rejimi ile ilgili dava bu davanın sonucuna göre şekilleneceği açıktır....

Hukuk Dairesi'nin ( örneğin 09.04.2007 tarih, 2007/2654-4665 Esas ve Karar sayılı) ve Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.04.2014 tarih, 2013/4-1016 Esas, 2014/436 Karar sayılı kararlarında "açılmış bir icra takibi olmasa bile tasarrufun iptaline karar verilebilceği" kabul edilmişse de; bu kararların hukuki dayanaklarının yeterli olmadığını düşünüyorum. Zira, bu gibi davalarda ne TBK 19. maddesindeki (eBK m.18) taraf muvazaası koşulları ne de İİK'nun 277. maddesindeki tasarrufun iptali davası koşulları mevcut değildir. Mevcut bir icra takibi olmadan alınacak tasarrufun iptali kararın infazı bile olanaklı olmayabilecektir. Açıklanan nedenlerle, birleştirilen davada verilen tasarrufun iptali hükmünün, davanın reddine karar verilmek üzere bozulması gerektiğini düşünüyor; değerli çoğunluğun (2) numaralı bentteki düzeltili onama kararına katılmıyorum. 29.06.2015...

Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve davanın ön koşul yokluğunda reddinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm dosya içeriğinde mevcut borçluya ait vekaletname de belirtilen adresinin 11.07.2012 tarihinde yapılan haciz adresinden farklı olup bu adreste bir haciz yapılmamış bulunması ve dava dilekçesindeki açıklamalardan davanın İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali davası olduğunun net olmasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava ön koşulu yokluğundan red edildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi gereğince davalılar vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırıdır....

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.07.2014 gün 2012/14 Esas 2014/463 Karar sayılı ilamı ile borçlunun bir kısım tasarrufları hakkında tasarrufun iptali kararı verildiği, anılan ilamda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri alacakları için şikayete konu .... İcra Müdürlüğü'nün 2014/2715 Esas sayılı dosyasında ilamlı icra takibi başlatıldığı görülmektedir. Tasarrufun iptali davasında hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti alacakları, ilk takip dosyasından bağımsız alacaklar olup anılan alacakların tahsili için başlatılan takipte tasarrufun iptaline konu mal dışında borçlunun diğer mallarının da haczi mümkündür. Mahkemece, bu husustaki şikayetin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hacizlerin kaldırılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Mahkemece, davalı ... yönünden davanın geri alındığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden ise Dairenin 2013/8456 Esas – 14534 Karar sayılı kararına atıf yapılarak temlikten 50-55 yıl geçtikten sonra davacının eldeki davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 29. ve 33. maddeleri gereğince olayları bildirmek taraflara, hukuki nitelemeyi tespit ederek uygulanacak kanun hükmünü bulup tatbik etmek hâkime aittir. ./.. Somut olayda; iddianın içeriğine göre davadaki istek, mirasbırakanın ölüme bağlı olarak gerçekleştirdiği tasarrufun iptali ile ilgili olmayıp, hukuksal dayanağını Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19. maddesi (mülga Borçlar Kanunu'nun (BK) 18. maddesi) ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararından alan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı alacaktır....

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 12/06/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu