WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Davacının açıklanan bu iddiası genel muvazaa nedenine dayalı bir istem mahiyetinde olduğu gibi, bunun yanı sıra aşamalarda davacı vekili taleplerinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun (İİK) 278. maddesi çerçevesinde tasarrufun iptali olduğunu da ifade etmiştir. Konunun aydınlatılması bakımından genel olarak mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun (BK) 18. maddesinde (6098 s. Türk Borçlar Kanunu, m. 19) düzenlenen genel muvazaa ile 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarına değinilmesinde yarar bulunmaktadır: 818 sayılı mülga BK’nın 18. maddesinde; “Bir akdin şekil ve şartlarını tayininde, iki tarafın gerek sehven gerek akitteki hakiki maksatlarını gizlemek için kullandıkları tabirlere ve isimlere bakılmıyarak, onların hakiki ve müşterek maksatlarını aramak lazımdır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, 10.03.2009 tarihinde ölen ortak miras bırakanları ...’ın, 43,128,129,591,661, 1121 parsel sayılı taşınmazlar ile 79 parsel sayılı taşınmazdaki 10/15 payını 05.03.1998 tarihinde mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla kardeşinin oğlu olan dava dışı ...’a devrettiğini, anılan temlike ilişkin ... ASHM’nin 1999/30E., 1999/46 K. saylı dava dosyası ile açtığı tasarrufun iptaline ilişkin verilen kararın Yargıtay 15....

Dava İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. İİK'nın 282.maddesi gereğince borçlu ile borçlu ile hukuki işlemde bulunan üçüncü kişi mecburi dava arkadaşı olup davada haksız çıkmaları halinde yargılama giderinden birlikte müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan İİK.nın 283/1 maddesi gereğince davacı alacaklının tasarrufun iptali davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını almak yetkisi elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir....

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; mirasçı alacaklılarının korunması hakkına dayalı olarak 4721 sayılı Kanun’un 617 nci maddesi uyarınca “mirasın reddinin iptali” istemiyle açılan eldeki davada, davacının dayandığı hukuki sebebi 2004 sayılı Kanun’un 277 ve devamı maddelerinde düzenleme altına alınan “tasarrufun iptali” davası olarak ıslah etmiş olduğu gözetildiğinde somut olayın çözümünde; 4721 sayılı Kanun’un 617 nci maddesinin mi, yoksa 2004 sayılı Kanun’un 277 ve devamı maddelerinde yer alan tasarrufun iptali hükümlerinin mi uygulanması gerektiği noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 15. Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar vardır. 16. Bilindiği üzere 4721 sayılı Kanun’un 617 nci maddesi, mirası reddeden mirasçının alacaklılarının korunması için özel bir hüküm içermektedir....

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda iddia, savunma toplanan delillere göre; davalılar arasındaki dava konusu tasarrufun muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 19.8.2008 tarihli satış işlemine ilişkin tasarrufun iptali ile davalı ... adına taşınmazın tesciline, davalı ...'...

Ayrıca bir davada taraflarca öne sürülen maddi olayların hukuki değerlendirmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak 1086 sayılı HUMK'nun 76 ve 6100 sayılı HMK.nın 33. maddesi gereğince hakimin doğrudan görevidir. Somut olayda davacı vekili davalı ...'ın murisleri ...ye ait taşınmazları hileli yollardan satın alındığını, kendileri tarafından Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası açıldığını ve mahkemenin 2004/254 – 2007/451 sayılı kararı ile tapunun iptaline kendi adlarına tescile karar verildiğini ancak davalı ... ile eşi olan diğer davalı ...'ın davalılar ... ve ...'e muvazaalı olarak borçlanıp davaya konu ettikleri taşınmazlar üzerine haciz konulduğunu belirterek icra takibinin iptali ile taşınmazlar üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasını talep etmişlerdir. Davacıların amacı kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri taşınmazlar üzerine muvazaalı icra takibi sonucu konulan hacizlerin kaldırılmasını sağlamaktır....

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/597 Esas 2010/657 karar sayılı ilâmı ile; Davanın mahiyetine göre 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ve 71. maddeleri gereğince, davaya bakma görevinin Fikrî ve Sinaî Haklar Hukuk Mahkemesine ait bulunduğundan görevsizlik kararı verildiği, ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 2010/56 Esas - 2011/215 Karar sayılı gerekçeli kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. HD’nin 2012/2655 Esas - 2013/6065 Karar sayılı 27/03/2013 tarihli kararı ile "Dava, davalılar arasındaki marka devrinin muvazaalı olarak, alacaklılardan mal kaçırma ve alacaklıları zarara uğratma kastı ile yapıldığı iddiasına dayalı marka devrinin iptali istemine ilişkin olup, 818 sayılı Borçlar Kanununun 18. ve İcra İflas Kanununun 278. ve devamı maddeleri hükümlerine dayalı olarak açılmıştır....

in davacıya olan borcunu bildiği halde kötüniyetli olarak markayı devraldığını görünürdeki devir işleminin muvazaalı olduğunu, bedelin düşük olması yanında ödemeninde gerçek olmadığını, tasarrufun taraflarının şirket ortaklığına dayalı bağlarının bulunduğunu ileri sürerek marka devir işleminin iptalini istemiştir. Eldeki davanın amacı davacının alacağının marka haczi yoluyla tahsiline yöneliktir. Bu hali ile İİK'nın 277 ve devam eden maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali benzeri bir iptal niteliğindedir. Ancak somut olarak BK 18. maddesinde düzenlenen muvazaa olgusuna dayanıldığından uyuşmazlığında bu hukuki niteleme üzerinden çözümlenmesi zorunludur. Mahkemecede; BK 18. maddesinde düzenlenen muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de; böyle bir sonuç mevcut delil durumu ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile uyuşmamaktadır....

Bu nedenle davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 19. ve İİK'nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş muvazaa iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olduğu kabul edilerek inceleme ve değerlendirmeler bu çerçevede yapılmıştır. İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davaları, şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu nedenle, tasarrufun iptali davaları, taraflar tacir olsa da TTK'nın 4/1. maddesi kapsamında mutlak ticari dava olarak değerlendirilemez. Esasen davacı alacağını tahsil etmek gayesi ile borçlunun tasarrufunun iptalini talep ettiğinden, bu tür davalar ----------açıklandığı üzere asliye hukuk mahkemelerinin görevine girmektedir....

Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/183 sayılı dosyasının tasarrufun iptali davası olarak değerlendirildiği, Dairemiz tarafından da yerel mahkemece verilen kararın onandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği belirtilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Mahkemece karara esas alınan ... 4. Asliye Hukuk Mahkmesi’nin 2012/183 sayılı dosyası tasarrufun iptali talebi ile açılmış ve yargılama İİK 277 ve devamı maddelerine göre değerlendirilmiştir. Ancak eldeki dosyanın hukuki sebebi farklı olarak BK 19 a göre açılmıştır. Mahkemece hukuki nitelendirmesi farklı olan dava dikkate alınarak karar verilmesi doğru görülmediği gibi, BK'nun 19. maddesine göre dava açılabilmesi için davacının İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasından farklı olarak davacının kesinleşmiş bir alacağa dayalı olarak kesinleşmiş icra takibi ve aciz belgesi varlığı da ön koşul değildir....

UYAP Entegrasyonu