Dava, İİK'nun 277 vd.maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaları kural olarak elinde kesin veya geçici aciz belgesi olan alacaklı açabilir. Gerçekten haciz yoluyla yapılan ... takiplerinde alacağın kısmen veya tamamen tahsil edilemediği ancak sözü edilen aciz belgesinin varlığı ile saptanabilir. Bu nedenle aciz belgesinin varlığı tasarrufun iptali davasının dinlenebilme koşuludur. Davacı alacaklı banka, davalı ... aleyhinde ... 3.... Müdürlüğü'nün 2012/1153 sayılı dosyasında 14.2.2012 tarihinde 503.000 TL'sı için ... takibinde bulunmuş, borçluya ait mobilet ve otomobil üzerine haciz şerhi konulmuştur. Bu malların değeri borcu karşılamaktan uzak olduğu gibi üzerlerinde başka hacizlerin bulunduğu da anlaşılmaktadır. Borçlunun adresinde 28.6.2012 tarihinde yapılan hacizde ise 2.300 TL'lik ev eşyası haczedilmiş ve alacağı karşılayacak başkaca haczi kabil malı bulunamadığı tespit edilmiştir....
Dava İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 29/03/2018 tarih, 2015/16255 Esas ve 2018/3581 Karar sayılı bozma ilamında; "dava konusu tasarruflar davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... arasında yapılmış olup dava konusu tasarrufun tarafı olmayan davalı ... Endüstri A.Ş hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalı ... ve katılma yoluyla davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş davalı ... vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 5.5.2009 salı günü davacı ... vekili Av. ... geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten, eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü....
Dava İİK'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından anlaşıldığına göre davalı üçüncü kişi ...'in davalı borçlu ...'nin dayısının damadı olduğu iddia edilmiş, davalılar tarafından da bu akrabalık ilişkisi kabul edilmiştir. İİK'nun 280. maddesine göre "malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun, alacaklısına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını işlemin diğer tarafının bildiği veya bilmesi gerektiğinin açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir. Ayrıca işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olması gerektiği belirtilmiştir. Üçüncü şahıs borçlunun üçüncü dereceye kadar kan ve sıhrı hısımı ise borçlunun mevcut durumunu bildiğide yasal olarak kabul edilmiştir....
nedenlerine dayalı olarak tapunun iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tahsilini talep etmiş; ikinci kez ıslah dilekçesi ile önceki ıslah talebindeki nedenlerle tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde teminat amaçlı verilen senet meblağı olan 70.000,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle dolayı tavzih talebinin reddine dair kararın, süresi içinde davacı İdare vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı İdare vekilince, davalılar aleyhinde açılan tasarrufun iptali davasının yargılaması sonunda, 07.05.2013 tarih, 2011/51 E- 2013/268 K sayılı davanın ... San ve Tic.AŞ. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne dair verilen hüküm, davalılar ... İçkiler San. ve Tic AŞ., ... ve ...San. ve Tic.AŞ. vekillerinin temyizi üzerine Daire’mizin 14.04.2015 tarih, 2013/19087 E- 2015/5861 K sayılı ilâmı ile karar ve ilam harcı yönünden düzelterek onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Davacı vekili 04.12.2015 tarihli dilekçesi ile kesinleşen kararda; "...davalı ...'...
bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmazsa satış tarihindeki değer üzerinden taşınmazın bedelinin yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen sıra cteveline şikayet davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 25.01.2016 günlü ve 2015/4050 Esas, 2016/348 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmekle dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Şikayetçi vekili, ... 3. İcra Müdürlüğünün 2010/3051 Esas sayılı icra takip dosyasında 06.12.2013 tarihinde yapılan sıra cetvelinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların açtığı tasarrufun iptali davası nedeni ile tapu kaydına işlenen ihtiyati haczin, kendilerinin koyduğu ipotek tescil tarihinden sonra olduğunu ileri sürerek takip dosyasında yapılan sıra cetvelinin iptali ile davalılara düşen payın kendilerine ödenmesini ve buna ilişkin yeniden sıra cetveli tanzimine karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan ... İplik San. Tic. A.Ş vekili, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan T.C. ......
Bu durumun ortaya çıktığı hukuki müesseselerden biri tasarrufun iptali davasıdır. 2014 Sayılı İcra ve İflas Kanunun 277 vd. düzenlenen tasarrufun iptali davası alacağının tahsilini sağlamak amacıyla icra takibi yapan alacaklının söz konusu alacağının tahsilini engellenmesi için borçlu tarafın malvarlığını muvazaalı olarak üçüncü kişilere devretmesi sebebiyle alacağını tahsil edemeyen alacaklının taraf olmadığı bu tasarrufun iptalini sağlayarak alacağına kavuşmasını başka bir deyişle lehine hüküm kurulmakla alacaklının söz konusu hükme dayanarak alacaklıya alacağının tahsili imkanını tanıyan bir dava türüdür. Bu şekilde bir davanın hükme bağlanıp kesinleşmesiyle birlikte söz konusu ilama dayanarak alacağın tahsili mümkün olacağından kişinin bundan sonra ortaklığın giderilmesi davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Somut olaya gelince; ... 3....


