"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/07/2019 tarihli ve 2018/574 E. 2019/409 K. sayılı kararıyla direnme ve davanın kabulüne dair verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olup; davalı tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması istenilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 17/01/2022 Pazartesi günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekilleri Avukat... ve Avukat ..., diğer temyiz eden davacı ... ve vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, dosya incelenerek gereği görüşüldü: I. DAVA Davacı, mirasbırakan babası ...'...
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ... ile davalının anlaşmalı olarak boşandıklarını ve davalı adına kayıtlı olan ... Mah. 1463 ada 5 parsel 4. Kat 16 nolu bağımsız bölümün davacılar adına tapuya tescil edileceğinin kararlaştırıldığını ancak davalının taşınmazı halen devretmediğini belirterek, davalı adına olan tapu kaydının iptali taşınmazın davacılar adına elbirliği mülkiyeti olacak şekilde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının taşınmazı devretmek için tapuya gittiğini, buna dair ihtarname dahi çektiğini ancak davcıların tapuya gelmemesinden dolayı devir yapılamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....
yılında açıldığı ve orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıl geçmediğinden taşınmazın orman olarak tescil harici bırakılması nedeniyle tapu kaydının uymaması halinde bu davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, 3) Davacının tutunduğu tapu kaydının Eylül 1329 tarih 141 numaralı sicilden geldiği ve Mayıs 1934 tarih 91 numarada İbrahim İlhan ve yedi arkadaşına paylı olarak satılmasından sonra tapu maliki sekiz kişinin aslı 147.040 m2 olan tapu kaydını Temmuz 1955 tarih 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141 ve 142 numaralarda sekiz parçaya ifraz ettikleri, ifraz sırasında basit bir kroki çizdikleri ve tapunun ilk tesisinde sınırlarının Doğusu ve Kuzeyi: yol, Batısı: sahibi senet, Güneyi: Abdioğlu Seyit Ahmet tarlası olduğu, Temmuz 1955 tarihinde ifraz sırasında yeni sınırların oluşturularak, 2014/6546 - 9398 a) Temmuz 1955 tarih 135 nolu 1840 m2 yüzölçümlü tapunun paydaşlardan ....'...
Buna göre tapu sicilinde gerekli düzeltmeler yapılır” hükmünü taşımaktadır. -2- 2007/16834 - 2008/3185 Yenilemenin esasları başlıklı dördüncü maddesi; “Yenileme yalnız teknik çalışmaları kapsar. Tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz.Yenileme işlemi sırasında ilk kadastro ve tapulamanın tahdit ve tespit ettiği parsel sınırlarına itibar olunması esas alınır. Parselin zemindeki sınırları değişmemiş ise ölçümleme sonunda ... bulunan değerler aynen kabul edilir. Parselin zemindeki sınırları değişmiş veya işaretsiz ise ilk kadastro veya tapulamanın pafta ve fenni belgelerinden yararlanarak sınırlar tespit edilir. Parsel sınırlarının tespit edilememesi halinde yol, ... ve benzeri tabii ve suni tesislerle çevrili parseller topluluğu bir bütün olarak ele alınır....
Tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz.Yenileme işlemi sırasında ilk kadastro ve tapulamanın tahdit ve tespit ettiği parsel sınırlarına itibar olunması esas alınır. Parselin zemindeki sınırları değişmemiş ise ölçümleme sonunda ... bulunan değerler aynen kabul edilir. Parselin zemindeki sınırları değişmiş veya işaretsiz ise ilk kadastro veya tapulamanın pafta ve fenni belgelerinden yararlanarak sınırlar tespit edilir. Parsel sınırlarının tespit edilememesi halinde yol, ... ve benzeri tabii ve suni tesislerle çevrili parseller topluluğu bir bütün olarak ele alınır. Bu topluluk içindeki parsellerin konumu dikkate alınarak yüzölçümü farklılıkları her bir parselin sicilindeki yüzölçümü ile orantılı olarak bütün parsellere dağıtılmak suretiyle dengelenir....
Parselin zemindeki sınırları değişmiş veya işaretsiz ise ilk kadastro veya tapulamanın pafta ve fenni belgelerinden yararlanarak sınırlar tespit edilir. Parsel sınırlarının tespit edilememesi halinde yol, ... ve benzeri tabii ve suni tesislerle çevrili parseller topluluğu bir bütün olarak ele alınır. Bu topluluk içindeki parsellerin konumu dikkate alınarak yüzölçümü farklılıkları her bir parselin sicilindeki yüzölçümü ile orantılı olarak bütün parsellere dağıtılmak suretiyle dengelenir. Bu işlemler sırasında parseller içindeki mevcut daimi yapı ve tesislerin aynı parsel içerisinde bırakılması, hak sahiplerinin birbirleri ile uyuşmazlık çıkarmadan kabullendikleri yerleşme biçimlerinin olduğu gibi muhafazası gözönünde bulundurulur. Bu topluluk içindeki sınırları değişmemiş parseller dengelemeye dahil edilmeyip haklarında üçüncü fıkra hükmü uygulanır” şeklinde düzenlenmiştir....
Tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz.Yenileme işlemi sırasında ilk kadastro ve tapulamanın tahdit ve tespit ettiği parsel sınırlarına itibar olunması esas alınır. Parselin zemindeki sınırları değişmemiş ise ölçümleme sonunda ... bulunan değerler aynen kabul edilir. Parselin zemindeki sınırları değişmiş veya işaretsiz ise ilk kadastro veya tapulamanın pafta ve fenni belgelerinden yararlanarak sınırlar tespit edilir. Parsel sınırlarının tespit edilememesi halinde yol, ... ve benzeri tabii ve suni tesislerle çevrili parseller topluluğu bir bütün olarak ele alınır. Bu topluluk içindeki parsellerin konumu dikkate alınarak yüzölçümü farklılıkları her bir parselin sicilindeki yüzölçümü ile orantılı olarak bütün parsellere dağıtılmak suretiyle dengelenir....
maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması (HGK'nın 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.), 7) Dava konusu taşınmazın veya yakın çevresinin arazi kadastro ekiplerince kadastro paftası üzerinde orman nitelemesi yapılarak tespit ve tescil harici bırakılması (HGK'nın 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 ve 12/03/2008 gün ve 2008/20-214-241 sayılı kararları), 8) Kadastro (Tapulama) Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.'...
tarih ve 15 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak ... ... ve ......
Yolu, ....” olarak okuduğu, bu haliyle sınırlarının gayri sabit hudutlu olduğu, haritasının bulunmaması nedeniyle tapunun miktarıyla geçerli olduğu, anılan tapu kaydının, kadastro sırasında, miktarından çok fazla olarak komşu 101 ada 54, 55, 56, 57, 61, 62, 63 parsellere revizyon gördüğü ve tapu malikinin mirasçıları adına tespit ve tescil edildikleri ve bu parsellerin öncesinde de toprak tevzi çalışmaları sırasında 442 ve 443 tevzi parselleri olarak tarla niteliği ile gösterildiği dosya kapsamından ve aynı gün temyiz incelemesi yapılan komşu 101 ada 66 parsel ... taşınmaz ile karar düzeltme incelemesi yapılan komşu 101 ada 67 parsel ... taşınmaza ait dava dosyalarının içeriğinden anlaşıldığı, Diğer bir anlatımla; Mahkemenin tapu kaydının taşınmazları kapsadığı yönündeki gerekçesinde isabet bulunmadığı, ancak 3402 ......


