Zira kooperatif yönetimince değiştirilmesi istenilen bir yönetim kurulu ya da genel kurul kararının, kooperatif yönetim kurulu ya da genel kurulu tarafından alınacak yeni bir karar ile değiştirilmesi mümkün olduğundan, kooperatif yönetimince kendi kararlarının iptali için mahkemede davacı sıfatıyla dava açmalarında hukuki yarar yoktur. Esasen mahkemede yönetim kurulu ve genel kurul kararının iptali davasını açma hakkı, bu karardan zarar gören kooperatif üyelerine aittir....
"İçtihat Metni" Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Davanın açıklanan bu niteliğine göre, verilen hükmün temyiz inceleme görevi 2797 sayılı Yargıtay Yasası ve ilgili Başkanlar Kurulu Kararı uyarınca Yüksek (11). Hukuk Dairesine ait bulunduğundan dosyanın ilgisi yönünden anılan Daire Başkanlığına SUNULMASINA, 06.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi...
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Davacı taraf, kooperatif üyeliğine dayalı olarak üç adet bağımsız bölüm üzerindeki haciz şerhleri kaldırılarak tapu iptal ve tescil istemiştir. Mahkemece, davacı vekili, haciz lehdarlarına dava açmayacağını bildirdiğine göre davanın tapu iptal ve tescil yönünden incelenmesinde bir engel olmadığı gözetilip, davacının tapu iptal ve tescil talebinin incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. ../.. S.2. 2-Bozma nedenine göre, davacı vekilinin, esasa ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir....
Bu şekilde verilen kararlarla, hem kısa ve gerekçeli karar arasında, hem de karar ile gerekçesi arasında çelişki oluşturulmuştur. Ayrıca bu karar ile, davalıların artık kooperatif üyesi olmadığı, dolayısıyla dava konusu olmadığı halde genel kurul kararının doğru bir karar olduğu kabul edilmiştir. Oysa davalılar hakkında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile ana sözleşme hükümlerinde belirtilen nedenlere göre yasada belirtilen prosedüre uygun alınmış ve kesinleşmiş bir ihraç kararı bulunmadıkça, kooperatif üyeliğine dayalı tahsis edilen taşınmaz hakkında el atmanın önlenmesine karar verilmesi mümkün değildir. Ayrıca, kooperatif genel kurulunun aldığı 04.07.2004 tarihli kararı da doğrudan kooperatif üyeliğini sona erdirecek nitelikte bir karar değildir. Davalılar kooperatif üyeliğine kabul edilmiştir. Davalılara tahsis edilen taşınmazın projeye aykırı olması kooperatifin iç sorunudur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif aracılığı ile dava dışı bankadan kullandığı kredinin tamamını ödediğini, ancak öncesinde bloke edilen 1.500,00-YTL'nin müvekkiline ödenmediğini, bu meblağ ile işlemiş 200,00-YTL faizinin tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın dava dışı bankaya yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı aidat borcunun tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi ve hükmün miktar itibarıyla HUMK’nun 438. maddesi gereğince duruşma sınırının altında kalması nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalı tarafından ödenmeyen toplam 9.213,00-YTL aidat borcu için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
Noterliği'nin 21.04.2013 tarih ve 12098 yevmiye nolu satış sözleşmesi ile taşınmazın satılıp davacıya teslim edildiğini, bu hali ile alacak talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davacı ve davalı ... vekilleri temyiz etmiştir. Dava, kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil, olmaz ise tazminat istemine ilişkindir. Davacı, Kooperatif üyesi ... ...’tan 21.04.2003 tarihinde noterden kooperatif hissesini devir almıştır. Söz konusu hissenin Atike Karacaya ait iken ortaklıktan çıkarıldığı, hissenin ... ...’a geçtiği ancak ...'nın (devren ...) ortaklıktan çıkarılma kararının mahkemece iptal edildiği, anlaşılmakla tapu iptali tescil davasının reddinde bir usulsüzlük görülmemiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/73 E., 2022/103 K. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; davanın ve temyizin kapsamının kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 26.06.2025 tarihli ve 2025/1 sayılı kararı uyarınca dosyayı inceleme görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesine ait olduğundan, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 60. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekli inceleme yapılmak üzere dosyanın ilgili daireye gönderilmesine karar vermek gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,02.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle Tapu Sicil Müdürlüğü'nün bu davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığından, bu davalı ile ilgili olarak davanın husumet ehliyeti yönünden reddine karar verilmesi gerekirken aynı sonuca yazılı gerekçe ile varılmış olmasında isabet görülmemiş ise de mahkemece bu davalı yönünden verilen kararın sonucu itibariyle doğru olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2) Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, verilen hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır....
Bu kez Dairemiz kararına karşı davacı ... mirasçısı....vekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. 1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup tescili istenen 8 numaralı bağımsız bölüm hakkında yine kooperatif üyeliğine dayanılarak ... tarafından tapu iptali ve tescil talepli dava açılmış olup, bu davada da kabul kararı verildiği ve davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece her iki dava dosyası birleştirilerek kooperatifin tüm defter, belge ve kayıtları getirtilip yapılacak inceleme sonucu hangi kooperatif üyesine öncelik tanınması gerektiği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir....


