Tapu kaydının düzeltilmesi davaları ile tapu kaydında bulunması gerekli kimlik bilgilerinin nüfus kaydındaki kimlik bilgileri ile uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Dava konusu taşınmazın maliki olduğu iddia edilen "... oğlu ... "ın nüfus kaydı bulunmadığına göre, tapu kaydının nüfus kaydıyla uyumlu hale getirilmesinin amaçlandığı davada, davanın reddi yerine sadece aksi sabit oluncaya kadar geçerli veraset ilamındaki kimlik bilgilerine dayanılarak kabul kararı verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.10.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 19.10.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, 358 sayılı parselde davacı murislerinin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, tensip ile birlikte HMK'nun 382. maddesinde gösterilen hasımsız işlerden olmadığı gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir....
Tapu sicilinde kayıt düzeltilmesi istemiyle tapu müdürlüğü aleyhine açılan davalarda, Tapu Müdürlüğü gerçek hasım olmayıp ilgili sıfatıyla davada taraf bulunduğundan bu tür davaların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382/1 ve 382/2-ç. maddesi kapsamında çekişmesiz yargı işi olduğu hususu tartışmasızdır. Aynı Kanunun 383. maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme (yasalarda aksine hüküm bulunmadığı takdirde) sulh hukuk mahkemeleridir. Somut olayda da Tapu Müdürlüğünü hasım gösterilmiş ve "Paylı taşınmazın hisse paylarının düzeltilmesi" isteminde bulunulmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Tapu kaydının düzeltilmesi istemi hakkında Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesi ve Yalvaç Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm Belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, davacının mirasbırakanına ait taşınmazın tapu kaydına malik olarak görünen “Keziban Değirmenci”nin hak sahibi olmadığı iddiasıyla malik adına olan kaydın iptali ve tapu kaydının buna göre düzeltilmesi istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, tapu kaydındaki isim tashihi davalarının çekişmesiz yargı işi olduğu, bu nedenle sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davanın alacak davası niteliğinde olduğu ve malvarlığına ilişkin davaların asliye hukuk mahkemesinde görüleceği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir....
Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de, idari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda, tapu malikinin davacının murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmelidir. Hemen belirtilmelidir ki, Soyadı Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce ölen kişiler soyadı alamayacaklarından, bunlar yönünden asıl olan nüfus kayıtlarına göre tapu kayıtlarının düzeltilmesi ise de bu kişilerin tapuda mirasçılarının adlarına intikal yaptırabilmesi açısından tapu kaydında adı geçenlerle aynı kişi olduğunun tespitinin istenilmesinde hukuki yarar bulunduğu kabul edilmelidir. Hâl böyle olunca mevcut duruma göre tapu maliki olarak görünen ‘... Karısı ...’nin ölüm tarihinin 1921 yılı olduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır....
Köyü ...,..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların paydaşlar arasında payları oranında aynen taksimi mümkün olmadığından İ.İ.K hükümlerine göre açık artırma ile satılarak ortaklığın giderilmesine, ... parsel üzerinde yer alan meyve ağaçları ve evin davalıya ait olduğu anlaşıldığından bu taşınmazın tüm değerinin 541.73 oranının muhtesatının oluşturduğu gözetilerek yargılama giderleri ile satışta yapılacak giderler toplamı düştükten sonra kalan satış parasının anılan değer oranlaması ve tapu kaydındaki payları gözetilerek paydaşlara dağıtılmasına.karar verildiği halde, Gerekçeli kararda davanın kabulü ile ... İli ... İlçesi ......
Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2- Mahkemece, satışın genel açık artırma suretiyle yapılacağının belirtilmesi ve satış bedeli üzerinden alınacak binde 11,38 harcın taraflardan tapu kaydındaki ve mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında tahsiline karar verilmesi gerekirken, satış şeklinin açıklanmaması ve satış bedeli üzerinden alınacak harç oranının binde 13,2 olarak belirtilip kimlerden ve ne şekilde tahsil edileceğinin gösterilmesi doğru görülmemiş ise de belirtilen hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....
Ancak ; 1)Dava konusu taşınmazın geometrik durumu, yüzölçümü ve enerji nakil hattının güzergahi dikkate alınarak irtifak hakkı nedeniyle değer düşüklüğü oranının taşınmazın tüm değerinin binde 2'si oranında olacağı gözetilmeden daha yüksek oranda değer düşüklüğü tesbit eden rapora göre irtifak hakkı bedelinin fazla tespiti, 2)Davacıların tapu kaydındaki hisseleri oranında bedele hükmedilmesi gerekirken taşınmazın bedelinin tamamına hükmedilmesi, 3) Taşınmaza 04/11/1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşılmakla nisbi harca hükmedilmesi gerekirken maktu harca hükmedilmesi, 4) Taşınmaz tek olduğundan davacılar için tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi, 5) Fen elemanı bilirkişisinden dava konusu enerji nakil hattının infaza elverişli şekilde iz düşümünü de gösteren kroki alınarak hüküm kurulması gerekirken elverişsiz kroki esas alınarak karar verilmesi, 6) Tapu kaydındaki davacılar payları üzerindeki ipoteğin bedele yanısıtılmaması...
Ancak; 1)Dava konusu taşınmazın geometrik durumu, yüzölçümü ve enerji nakil hattının güzergahi dikkate alınarak irtifak hakkı nedeniyle değer düşüklüğü oranının taşınmazın tüm değerinin binde beşi olacağı gözetilmeden daha yüksek oranda değer düşüklüğü tesbit eden rapora göre irtifak hakkı bedelinin fazla tespiti, 2)Davacıların tapu kaydındaki hisseleri oranında bedele hükmedilmesi gerekirken taşınmazın bedelinin tamamına hükmedilmesi, 3) Taşınmaza 04/11/1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşılmakla nisbi harca hükmedilmesi gerekirken maktu harca hükmedilmesi, 4)Taşınmaz tek olduğundan davacılar için tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi, 5)Fen elemanı bilirkişisinden dava konusu enerji nakil hattının infaza elverişli şekilde iz düşümünü de gösteren kroki fen bilirkişisinden alınarak hüküm kurulması gerekirken elverişsiz kroki esas alınarak karar verilmesi, 6) Tapu kaydındaki davacılar payları üzerindeki ipoteğin bedele yanısıtılmaması...
O halde sağlıklı sonuca varılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları ve teknik fen bilirkişi hazır olduğu halde yeniden keşif icra edilmeli, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığı ile davacı tarafın dayandığı tapu kaydındaki sınırlar okunarak kapsamı usulen belirlenmeye çalışılmalı, uygulama yapılırken davacının, dayandığı tapu kaydının dava dışı 130 ada 1 parseli de kapsadığı yönündeki iddiası ve davacının tapuda 1/2 hisse sahibi olduğu hususu da gözetilmeli, mahalli bilirkişi ve tanıklardan ayrıca çekişmeli taşınmaz bölümünün öncesi, kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri ile tapu uygulaması komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, teknik bilirkişiye kayıt uygulamasını gösterir keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan...


