Somut olayda, tapuda isim düzeltme davası ile tapuda yanlış tescil edilen hisse oranının düzeltilmesi başka bir anlatımla tapu iptali ve tescil davası birleştirilerek bir arada görülmüştür. Davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı (irtibat) bulunmamaktadır. Birleştirilen davalar için ./.. 2005/11507-2006/1577 toplanacak deliller ve uygulanacak usül hükümleri farklıdır. Mahkeme karar başlığında her iki davanın taraflarını tam olarak göstermediği gibi, birleştirilen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm fıkrası oluşturmayarak hükmün infazında tereddüt yaratmıştır. Mahkemenin gerekmediği halde davaları birleştirmiş olması davayı ve soruşturmayı karışık bir hale sokmuş, ... bir sonuca varılmasını engellemiştir. Bu usul hatası sonuca etkili bir nitelik taşımıştır. O halde davalar ayrılmalı, her birinin dava nedenine ve savunmaya göre bağımsız olarak, soruşturma yapılıp delilleri toplanmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir....
Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmelidir. Davaya konu olayda mevcut duruma göre artık nüfus siciline soyadının eklenmesi mümkün olmayan ve dolayısıyla tapu kaydındaki kimlik bilgileri de düzeltilemeyen murisin maliki olduğu tapu kayıtlarında intikal yaptırılabilmesi için mahkemece “dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında tapu maliki olarak görünen ... ile davacının murisi ... oğlu ...'in aynı kişi olduğunun tespitine” şeklinde bir tespit hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.04.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.05.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir. 2-Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Hüküm altına alınan kamulaştırma bedelinin davalılara tapu kaydındaki hisseleri oranında ödenmesine karar verilmemesi doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden gerekçeli kararın hüküm kısmının birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki “4765,78 TL ” ibaresinin sonuna "kamulaştırma bedelinin tapu kaydındaki hisseleri oranında davalılara ödenmesine ” sözcüklerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; 1-Davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekili, imar suretiyle oluşan 574/1, 575/1 ve 578/1 parsel numaralı tapu kayıtlarında hissedar görünen ...'nin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesini istemiştir. Her üç tapu kaydının da geldisinin 348 parsel olduğu ve Şile Arazi Kadastro Hakimliği'nin 1959/294 Esas ve 1961/125 Karar sayılı kararı ile oluştuğu anlaşılmaktadır. Sözü edilen ilama göre 348 parsel sayılı taşınmaz tevsien 24 hisse itibariyle 4 hissesinin ... oğlu ... ve 1'erden 4 hissesinin de ..., ..., ... ve ... ve 4 hissesinin ... ve 3'erden 12 hissenin de ... oğlu ..., ..., ... ve ... oğlu ... adlarına tesbit vecile tapuya tesciline karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Dava, tapu kaydına, mülkiyet hakkına dayalı olarak davalının tapudaki hisse oranının tashihi isteğine ilişkin olup, asliye hukuk mahkemesince karar verilmiş olduğundan, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi 1.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen nedenle dosyanın görevli sözü edilen Yüksek Daire Başkanlığına gönderilmesine, 19.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Diğer taraflar yönünden ise; Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi istenilen taşınmazın tapudaki yüz ölçümü fiili duruma uymuyorsa ve hudutlar da sabit değilse görevli mahkemede açılacak dava yoluyla tapu kaydındaki yüzölçümünün düzeltilmesi için taraflara süre verilmesi, dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi gerekir. Şayet dava açılmaz veya açılan dava retle sonuçlanırsa ve tapu miktarı fiili durumdan az ise sabit hudutlardan başlayarak tapu kapsamı taşınmaz üzerinde belirlenip, teknik bilirkişiye bu doğrultuda kroki düzenlettirilerek, krokide belirlenen yer hakkında karar verilir. Eğer tapu miktarı fiili durumdan daha fazla ise davanın reddedilmesi gerekir. Olayımıza gelince; Davaya konu 288 parsel tapu kaydında 521.473 m2 tarla vasfında olup, yapılan keşif neticesinde taşınmazın 501.408,93 m2 olduğu, tapu kaydındaki miktarın düzeltilmesinin 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 41. maddesi gereğince ilgililerin muvafakatları ile giderilebileceği bilirkişi tarafından belirtilmiştir....
Bu durumda mahkemece, tapu kaydındaki yüzölçümünün düzeltilmesi için dava açmak üzere taraflara süre verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken taşınmazın üçe taksimi suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, Aybastı İlçesi Esenli Mahallesi Çetirlik mevkiinde bulunan Mayıs 1990 tarih 14 sıra nolu tapuda kayıtlı taşınmazın kadastro fen bilirkişisi ... ’nin 25.06.2007 hakim havaleli raporu uyarınca davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... ’ nin 25.06.2007 hakim havaleli hisse yekün tablosu uyarınca toplam 7680 hisse kabul edilerek 795/7680 hisse olarak davacı ... adına, 795/7680 hisse olarak davacı ... adına, 265/7680 hisse olarak davacı ... adına, 265/7680 hisse olarak davacı ... adına, 265/7680 hisse olarak davacı ... adına, 265/7680 hisse olarak davalı ... adına, 265/7680 hisse olarak davalı ... adına, 266/7680 hisse olarak davalı ... adına, 795/7680 hisse olarak davalı ... tarafından eşi ... satıldığından davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... tarafından hüküm fıkrasında parsel numarasının yer almaması nedeniyle temyiz edilmiştir....
Çiftçi’nin 25.06.2007 hakim havaleli raporu uyarınca davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... Çiftçi’ nin 25.06.2007 hakim havaleli hisse yekün tablosu uyarınca toplam 7680 hisse kabul edilerek 795/7680 hisse olarak davacı Yusuf Ziya Evin adına, 795/7680 hisse olarak davacı ... adına, 265/7680 hisse olarak davacı ... adına, 265/7680 hisse olarak davacı ... adına, 265/7680 hisse olarak davacı ... adına, 265/7680 hisse olarak davalı ... adına, 265/7680 hisse olarak davalı ... adına, 266/7680 hisse olarak davalı ... adına, 795/7680 hisse olarak davalı ... tarafından eşi ... Evine satıldığından davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... tarafından hüküm fıkrasında parsel numarasının yer almaması nedeniyle temyiz edilmiştir....


