Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de İdari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmelidir. Davaya konu olayda mevcut duruma göre tapu maliki olarak görünen kişinin nüfus sicilinde soyadı mevcut olmadığından, dolayısıyla tapu kaydındaki kimlik bilgilerinden olan soyadı da nüfus kayıtlarına göre düzeltilemeyeceğinden tapu kayıtlarında intikal yaptırılabilmesi için mahkemece “dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında tapu maliki olarak görünen ... ile davacıların murisi ...’in aynı kişi olduğunun tespitine” şeklinde bir tespit hükmü kurulması ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır....
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.10.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmü davalılardan tapu sicil müdürlüğü vekili temyiz etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ... ili, ... İlçesi, ... Köyünde yer alan 151 parsel sayılı taşınmazın annesi ... adına kayıtlı olduğunu, kadastro tespit çalışmaları sırasında baba adı ve doğum tarihinin hatalı yazıldığını ileri sürerek tapu kaydındaki “1341 doğumlu, ... kızı, ...” kaydının nüfus kaydındaki kimlik bilgilerine uygun olarak “15.03.1929 doğumlu, ... kızı, ...” olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., iddianın kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle taşınmaz tapu kayıt malikinin baba adı düzeltilmiş, ancak Tapu Sicil Tüzüğü 25. maddesi gereğince tapu kayıt malikinin doğum tarihinin düzeltilmesi talebi reddedilmiştir. Karar, Tapu Müdürlüğü tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı....
Kimlik No'lu) olarak düzeltilmesine, davacının annesinin tapu kaydındaki doğum tarihinin düzeltilmesi yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir. Hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir. “Mülkiyet hakkının tescili” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki; bunların arasında malikin nüfusa kayıtlı olduğu il, ilçe, mahalle, cilt no, hane no ile malikin ana adı ve doğum tarihi yer almamıştır. Dolayısıyla tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgilerinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez ise de tapu kayıtlarında intikal yaptırılabilmesi için zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir tespit hükmü kurulmalıdır. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir....
Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de idari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda tapu malikinin davacının murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmelidir. Davaya konu olayda davacının murisi nüfus sicilinde kayıtlı olmayıp artık tescili de mümkün olmadığından ve dolayısıyla tapu kaydındaki kimlik bilgileri de nüfus kayıtlarına göre düzeltilemeyeceğinden tapu kayıtlarında intikal yaptırılabilmesi için mahkemece “dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında tapu maliki olarak görünen ... oğlu ... ile davacının murisi ... oğlu ... 'nun aynı kişi olduğunun tespitine” şeklinde bir tespit hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir....
nın delil olarak dayandığı 1 Kanun 1936 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydı ile dava konusu 120 ada 3 parsel sayılı taşınmaza komisyon kararıyla uygulanan 22.12.1989 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavüllerini gösterir şekilde ayrıntılı (köy, mahalle, mevki, cins, sınırlar, yüzölçümü, malik, hisse, geldi, gitti ve revizyona ilişkin tüm bilgileri içerir ve okunaklı şekilde) kayıtlarının getirtilmesi, 2- Davacı ...'nın dayandığı tapu kaydındaki malikler ile irs ilişkisini gösterecek şekilde davacı ...'ın büyükbabası (Hatice ve... oğlu) ...'in babası...'ın veraset ilamının davacı ...'tan temin edilerek ve ...'ın büyükbabası (Hatice ve... oğlu) ...'in babası...'ın üst soyu ile birlikte gösterir varsa nüfus kayıtlarının getirtilerek dosyaya konulması, 3- Davacı ...'nın dedesi ...'in babası...'ın veraset ilamının davacı ...'dan temin edilerek ve dedesi ...'in babası...'...
Ancak; 1-Dava konusu taşınmazların niteliği ve konumu ile ilgili Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgu sisteminden yapılan incelemede taşınmazın bedeli tespit edilirken kapital faiz oranının % 4 olarak kabul edilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Dava konusu taşınmazların tapu kaydındaki haciz şerhlerinin hükmedilen bedele yansıtılmasına karar verilmemesi, Doğru görülmemiştir....
ın 4/160 hissesinin intikali ile oluştuğu, ... mirasçıları tarafından açılan tapu sicilindeki pay oranının düzeltilmesi davası sonucu, intikal işlemi sırasında muris ...'ın payının 4/160 hisse üzerinden yapılması gerekirken, 168/168 hisse olarak değerlendirilip, intikal işlemi yapıldığı belirlenerek, Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/556 E. - 2003/823 K. sayılı 01/12/2003 tarihinde kesinleşen ilamıyla, ... hissesinin de 28/6720 şeklinde düzeltilmesine karar verildiği ve tapuda infaz edilerek ... hissesinin 28/6720 şeklinde düzeltilerek 04/03/2004 tarihinde tapuya tescil edildiği, eldeki davanın ise 03/07/2013 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen arsa niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak emsal karşılaştırması yapılarak tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir....
Ancak; 1) Dava konusu taşınmazın kamulaştırmasız el atılan bölümünün bedeli 93.000,00-TL olup kısa kararda bu bedele hükmolunduğu halde, gerekçeli kararda maddi hata sonucunda 90.000,00-TL bedele hükmedilmesi; 2) Dava konusu taşınmazda özel parselasyon yapılmış olup davacıya ait bölüm bedelinin tamamına hükmedildiği dikkate alınarak, hisse tapusunun iptali ile birlikte davacının tapu kaydındaki paydaşlar listesinden de adının çıkartılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru değilse de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının; A) Bedele ilişkin birinci bendindeki (90.000,00) rakamının çıkartılmasına, yerine (93,000,00) rakamının yazılmasına, B) Terkine ilişkin ikinci bendindeki (Terkinine) kelimesinden sonra gelmek üzere (Davacının parsele ait tapu kaydındaki paydaşlar listesinden adının çıkartılmasına) cümlesinin eklenmesine, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz...
in tapu kaydındaki hissesi üzerindeki haczin kamulaştırma bedeline yansıtılmaması, b) Taşınmazın 1.498,88 m² kısmının davalı kurum adına daimi irtifak hakkı tesis ve tesciline hükmedildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında 498,88 m²'nin tesciline hükmedilmesi, Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının; 1)Ayrı bir bent olarak eklenmek üzere (Davalılardan Y.. D..'in tapu kaydındaki hissesi üzerindeki haczin, hisse payına düşen kamulaştırma bedeline yansıtılmasına) cümlesinin yazılmasına, 2)1 numaralı bendinin b fıkrasında geçen "498,88" m² kelimesinin karardan çıkartılarak yerine "1.498,88 m²" yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 11/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....


