Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 24.06.2009 tarihine kadar 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Dava dilekçesi ile karşı dava dilekçesinin içeriği, tarafların beyanları ve taşınmaz ile aracın edinme tarihine göre her iki dava da 4721 sayılı TMK'nun 202 ve devam maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK'nun 219, 229, 230, 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir....
Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesiyle birlikte eşler veya mirasçılar tarafından açılabilecek davalar; değer artış payı alacağı (TMK m. 227) ve artık değere katılma alacağı (TMK m. 231) davalarıdır. Bu iki alacak türünün özellikleri, koşulları ve hesaplama yöntemleri arasında farklılıklar bulunmakla birlikte, tasfiye davalarına özgü usul ve esasa yönelik genel ilkelerin tamamı her iki dava türü için de geçerlidir. 18. Maddi vakıaları anlatmak taraflara, hukukî nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hâkime aittir (HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı istemine ilişkindir. 19. Artık değer; edinilmiş mallara katılma rejiminde, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dâhil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan tutardır (Türk Hukuk Lugatı, Ankara-2021 Baskı, Cilt-I, s. 74)....
Karar Düzeltme Sebepleri Davacı erkek vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilmesi gerektiğini, 4674 parsel ve irtibatlı 4218 parselin esas ev alanı ve bahçe konumunda olduğunu, alacak davasının belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu, müvekkilinin adaletten beklentisi ve davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olunmaması için hakkaniyet gerekiği tapunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirtilerek tapu iptali ve tescil talebinin reddine yönelik onama kararının kaldırılarak kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil talebi istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Dava, tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde katkı payı alacağı istemine ilişkindir. 2....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal rejiminden kaynaklanan alacak ...... ile ..... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının reddine dair......... Aile Mahkemesi'nden verilen 12.12.2013 gün ve 441/1109 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, davacının evlerde temizlik ve lokantalarda bulaşıkçılık yaparak evlilik birliği içerisinde edinilen 3552 parselde bulunan 11 nolu bağımsız bölümün edinilmesine katkıda bulunduğunu açıklayarak, dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde bilirkişi marifetiyle tespit edilecek 1/2 hissenin karşılığı olarak fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 50.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazın edinilmesinde davacının katkısı bulunmadığını söyleyerek davanın reddini savunmuştur....
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirdiğinde; Davacı taraf, 2.12.2010 tarihinde mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası açmış, 25.4.2011 tarihli dilekçe ile davasını tamamen ıslah ettiğini ve açtığı tapu iptali ve tescil davasını, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davasına dönüştürdüğünü bildirmiştir....
Davalı-birleşen dosyanın davacısı Sinan vekilinin katılma alacağı ile ilgili temyiz itirazlarına gelince; mahkemece yapılan değerlendirmede açılan davanın esas itibariyle belirsiz davalar olduğu, TMK.nun 178. maddesinde yazılı zamanaşımı süresinin boşanmadan kaynaklanan maddi manevi tazminat ve yoksulluk nafakası ile ilgili olduğu, aleyhe yorumlanamayacağı açıklanarak zamanaşımı def’i reddedilmiş ve yazılı şekilde hüküm kurulmuştur....
Eşler, başka mal rejimini seçmediklerinden 1.1.2002 tarihine kadar 743 sayılı MK.nun 170. maddesine göre mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği 16.1.2004 tarihine kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi (TMK.202, 4722 s.Yürürlük K.m.10/1) geçerlidir. 3246 ada 4 parsel üzerindeki binada bulunan dava konusu zemin kat 4 nolu asma katlı dükkan niteliğindeki bağımsız bölüm taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 19.2.2002 tarihinde davalı ...adına satın alma yoluyla edinilmiş ve 9.10.2002 tarihinde ...tarafından tapuda diğer davalı Süleyman’a satılmıştır. Dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre davacının talebi dava konusu dükkan üzerinde katılma alacağı (TMK.m.231) isteğine ilişkindir. Edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu döneme ilişkin olarak bu rejimden kaynaklanan artık değer üzerindeki katılma alacağı istenebilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Katılma Alacağı ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine, katılma alacağı davasının... Aile Mahkemesi'nde görülen dava ile birleştirilmesine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.07.2014 gün ve 214/371 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı ... adına edinilen taşınmazın davalı eş tarafından mal kaçırmak amacıyla devredildiği belirterek tapu iptali ile davacı adına tesciline; mümkün olmaması halinde, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacağın davalı eşten alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Orhan vekili, davanın reddini savunmuştur....
Dava, muvazaa nedeniyle tapu iptal tescil ve katılma alacağı istemine ilişkindir. Somut olayda, bozma öncesinde Aile Mahkemesi tarafından katılma alacağına yönelik verilen kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 10.07.2013 tarihinde kesinleştiği, 26.09.2014 tarihli bozma kararından sonra Aile Mahkemesi tarafından katılma alacağına yönelik talep hakkında yeniden hüküm kurulmadan tapu iptal tescil davası yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, Asliye Hukuk Mahkemesinin gerekçesinde katılma alacağına yönelik değerlendirme yapılarak buna ilişkin yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Katılma alacağına yönelik talebin Aile Mahkemesinde değerlendirilerek karara bağlandığı ve kesinleştiği anlaşıldığına göre Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından sadece tapu iptali ve tescil talebi yönünden değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekirken, katılma alacağına yönelik değerlendirme yapılarak buna ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
Gerek 01.01.2002 öncesi mal ayrılığı rejimi döneminde edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağı ve gerekse 01.01.2002 sonrası edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde edinilen mallardan kaynaklanan katılma alacağına ilişkin istekler bakımından 07.10.1953 tarih ve 1953/8 Esas, 1953/7 Karar sayılı Yargıtay İçtihadları Birleştirme Kararı uyarınca ayın (mülkiyet) istenemez. Gerek katkı payı ve gerekse katılma alacağı davalarında istenebilecek hak; kural olarak şahsi nitelikte bir alacak hakkıdır. Ne var ki; davacı taraf tapu iptal-tescil isteğinde bulunmuş, alacak isteğinde bulunmamıştır....


