(Muhalif) KARŞI OY Dava, TMK’nun 202, 218, 219, 229, 230, 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mahkemece, “…uyuşmazlık konusu edinilmiş mal olan .......plakalı aracın bedelinin davacı tarafından karşılandığı, davalının bedeli ödediğine ilişkin savunmasını kanıtlayamadığı, davacı tarafından araç bedeli olarak davalı yerine ödenen paranın davalıya yapılan bağış niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından açılan bağıştan rücu davasının ....... bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine …” karar verilmesi üzerine, davacı vekili tarafından temyiz edilen hüküm Daire çoğunluğunca onanmasına karar verilmiştir....
un ikamet ettiğini, villanın her ne kadar davalı eş adına olması gerekirken vekil edeninin hak sahipliğini berteraf etmek için davalı ... adına tescil edildiğini belirterek, davalılar adına muvazaalı olarak yapılan işlemin iptali ile taşınmazın eş ... adına tescilini, iptal talebinin kabul edilmemesi halinde taşınmazdan kaynaklanan alacağın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, uyuşmazlığın edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklandığı gerekçesiyle aile mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK'nin mad. 33)....
TAPU İPTAL VE TESCİL 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 202 ] 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 221 ] 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 236 ] 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 239 ] "İçtihat Metni" Üçler ile Z.Olgun aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan tapu iptali tescil ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair (Konya Birinci Aile Mahkemesi)'nden verilen 26.10.2009 gün ve 1068/970 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davacı vekili taraflarından istenilmiştir....
Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden, evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM.nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 22.06.2007 tarihine kadar 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince, TMK.nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Dava dilekçesinin içeriği, taraflar arasındaki evlenme tarihi, taşınmazın 28.06.2005 tarihinde edinilmiş olması ve dosya kapsamına göre davacının talebi, 4721 sayılı TMK.nun 202 ve devamı maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK.nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri uyarınca açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir....
Katılma alacağı bakımından talepte bulunan eşin çalışıp çalışmaması veya herhangi bir katkıda bulunup bulunmamasının bir önemi de yoktur. 4721 sayılı TMK.nun 202 ve devamı maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK'nun 202, 219, 222, 227, 229, 230, 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı ile değer artış payı alacağı isteğine ilişkindir. Mahkemece, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlarda dahil olmak üzere davalı kocanın edinilmiş mallarının (TMK.m.219) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar ve varsa kişisel malları çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak davacının katılma alacağının belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece açıklanan bu yönler göz önünde tutulmadan davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır....
Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, boşanma davası ile açtığı davasında, evlilik birliği içinde edinilerek davalı adına kayıtlanan üç parça taşınmaz üzerinde vekil edeninin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan hakkı bulunduğunu açıklayarak Davutlar Köyü 541 ada 1 parselde 3 nolu mesken bakımından davalıya ait tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline, mümkün olmazsa kişisel mal kabul edilerek mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkının davalıdan tahsiline, Avcılar 21630 parselin tamamı ile 4509 parselin 1100/14443 payı (21636 parsel) bakımından yasa gereği tasfiyeden doğacak alacak hakkının davalıdan tahsiline karar verilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını ve alacaklar için dava tarihinden geçerli faize...
Davacının değer artış payı alacağı ve katılma alacağı davasının yanında birleştirilen Ankara 11.Aile Mahkemesi'nin 2010/1681 Esas-2011/265 Karar sayılı tapu iptal ve tescil davası da bulunmaktadır. Mahkemece değer artış payı alacağı ve katılma alacağı isteği ile ilgili davası incelenip karara bağlanmıştır. Ne var ki, birleştirilen tapu iptal davası hakkında herhangi bir inceleme yapılıp karar verilmiş değildir. Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup; taleplerden her biri hakkındaki hükmünü kararında göstermesi gerekir. (HMK.m.26,297/2). Durum böyleyken; mahkemece, birleştirilen dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olmuş bozmayı gerektirmiştir....
Mal rejimine ilişkin davalar ise boşanmanın eki (fer'i) niteliğinde davalar olmadığını söylemekteler. Konunun çok tartışmalı olduğu ve henüz bir birlikteliğin gerek doktrinde ve gerekse uygulamada sağlanamadığı görülmektedir....
ın mal rejiminden kaynaklanan alacağı akamete uğratmak maksadıyla 02/02/2018 tarihinde söz konusu taşınmazın muvazalı olarak diğer davalı ...'a müvekkilinin rızası ve muvafakatı olmaksızın devrettiğini, bu taşınmazın aile konutu olduğunu beyanla ....... bağımsız bölümdeki taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalılardan müvekkilinin kocası ... adına tesciline karar verilmesini ve tapu kaydına aile konutu şerhi konulmasını talep ve dava etmiştir. Dava konusu taşınmazların .... bulunduğu anlasılmıştır. Bu durumda uyuşmazlığın, ........ görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince .....YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 30/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Davacı tarafça.....Asliye (Aile) Mahkemesi'nin 18.10.2011 gün 2011/665 Esas 2012/514 Karar sayılı dosyasında mal rejiminin tasfiyesi kapsamında 297 ada 13 parsel üzerindeki 4 nolu bölümün tapu kaydının iptali istenmiş; mahkemece mal rejiminin tasfiyesi davalarında ayın istenemeyeceği, davacının alacak talebi de bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; karar henüz kesinleşmemiştir. Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere; redle sonuçlanan dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup; o davada alacak talebinde bulunulmadığı, sadece ayın (mülkiyet ) istenildiği anılan mahkemece tespit edilmiştir. Eldeki dava ise; mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı isteğine ilişkin olup, her iki dava dosyasının tarafları aynı olmakla birlikte, dava konusu (talep sonucu) farklı olup; derdestlik durumu söz konusu değildir....


