Satıcı tarafından, davacı tüketicinin yasal süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına yönelik bir savunma ileri sürülmedikçe bu husus, mahkemece re’sen dikkate alınıp değerlendirilemez.'' şeklindedir. Davalı cevap dilekçesinde ürünlerin tesliminden yaklaşık 14 ay sonra ayıp bildiriminde bulunulmasının ve yaklaşık 22 ay sonra eldeki davanın açılmasının iyiniyetli olmadığı savunmasında bulunmuştur. Her ne kadar bu savunma açıkça ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı yönünde bir savunma niteliğinde değil ise de cevap dilekçesindeki anlatımlardan davalının bu beyanları ile kastının ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını yönündeki savunmayı ileri sürmek olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay HGK'nun 25.05.2016 gün ve ... E. ... K. Sayılı ilamı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; tacir olan davacının ayıplı ifa ile ilgili olarak süresinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır....
Mahkemece, sosyal tesislerin Toki’ye ait taşınmaz üzerine yapılmış ve kamuya açık hale getirilmiş olması, “gizli ayıp” olarak nitelendirilmiş ise de, dava konusu olayda 4077 sayılı yasada düzenlenen “ayıplı ifa” değil “eksik ifa” söz konusu olup, 4077 sayılı Yasanın 30. maddesine göre, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, sözleşmeden kaynaklanan edimin ifasındaki dava konusu eksiklikler nedeniyle davacının 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde satıcının sorumluluğuna gidebileceği kabul edilmelidir....
Davalılar, ayıp ve eksik bulunmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Davacı tüketici olduğuna göre, tüketici hukuku ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 4. maddesinde yer almaktadır. Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır. Ayıp; yasa yada sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği yada olmaması gereken vasıfların olmasıdır....
; dava konusu makinaların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği------ davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü süresinde ve usulüne uygun bir şekilde yerine getirip getirmediği hususunda: a....
Dosyada bulunan dava dilekçesi suretinden davalı yüklenicinin 2007/528 Esas sayılı dava dosyasında eldeki davanın davacısı iş sahibinden aynı su kuyusu nedeniyle ödenmeyen iş bedelinin tahsilini istediği anlaşılmaktadır. Temyize konu dava ile aynı Mahkemenin 2007/528 Esas sayılı dosyasındaki davanın tarafları aynı olduğu gibi sözleşme konusu iş de aynı olduğundan, yüklenicinin iş bedeline hak kazanıp kazanmadığı ya da iş sahibinin ayıp nedeniyle tazminat isteyip isteyemeyeceği eserin fen ve tekniği ile sözleşme ve eklerine uygun yapılıp yapılmadığı ve ayıplı imalât olup olmadığının belirlenmesine bağlıdır. Bu nedenle davalar arasında bir davada verilecek kararın diğer dava sonucunu doğrudan etkileyecek olması sebebiyle HUMK'nın 45 ve devamı maddeleri gereğince fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan birleştirilerek görülmesinde zorunluluk vardır....
Somut olayda ayıplı ve eksik ifa nedeniyle davacının herhangi bir alacağı olmadığı tespit edilmiş olup açıklanan nedenlerle, hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir....
Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirme neticesi dosya kül halinde değerlendirildiğinde; Davacı yanca sözleşmeden dönme hakkının kullanılması nedeniyle ayıplı ürün bedeliyle bu ürünün sebep olduğu hasar ücretinin davalılardan tahsilli talep edilmiş olup dosya kapsamı ve sunulan raporlara göre davaya konu filtrenin gizli ayıplı olduğu, davalı şirketin söz konusu ürünü keserek kontrol etmesi neticesinde bilirkişi heyeti tarafından tekrar incelenme imkanının bulunmaması, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ürünün gizli ayıplı olduğu kanaatine varılması ve imkan bulur bulunmaz durumun davalı şirkete bildirilmesi, davalıların satıcı ve üretici olmaları hasebiyle farklı hukuki sebeplere göre davacıya karşı sorumlu olmaları, alınan ürün bedeli olan 185,00-TL ile iş makinasının arızasının giderilmesi için belirlenen 17.700 TL bedelin piyasa rayiçlerine uygun olması da birlikte değerlendirildiğinde ve davalılar dava ile birlikte temerrüde düştüğünden dolayı faiz başlangıcı dava tarihi alınmak...
Oysa ayıplı ifada satıcı, sözleşmede kararlaştırılan şeyi teslim etmekte, ancak teslim edilen şey satıcı tarafından bildirilen veya satılanın objektif olarak taşıması gereken nitelikleri taşımamaktadır. --------- ifada borcun hiç ifa edilmemiş olduğu kabul edildiğinden, davacı tarafın dayandığı hukuki neden bakımından dava konusu olayda ayıplı ifa olduğu, davacının asıl ve birleşen dava bakımından davalı -------- şirketine karşı açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir....
Asıl dava, 275.749,40 TL bakiye iş bedeli alacağına; karşı dava ise, sözleşmenin feshinin tespiti, eksik-ayıplı ve geç geç ifa nedeniyle cezai şart, gecikme tazminatı, kâr kaybı ve tazminat taleplerine ilişkindir. Kaldırma kararı sonrasında, mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda davalı-karşı davacı vekiline karşı dava dilekçesindeki ilgili kalemler yönünden harca esas değer bildirmesi ve ayıplı ifa nedeniyle zarar talebinin hangi ayıplardan dolayı oluşan ne gibi zararlar olduğunu açıklaması için süre verilmesine rağmen, davalı-karşı davacı vekilince sunulan 30.01.2023 tarihli açıklama dilekçesinde feshi istenen "sözleşme bedeline" ilişkin ilişkin bir miktar yazılmadığı gibi harca esas değer bildirilmesi istenen diğer 3 kaleme ilişkin olarak da ayrıca bir harca esas değer bildirilmemiş, ayrıca ayıplı ifa nedeniyle zarar talebinin hangi ayıplardan dolayı oluşan ne gibi zararlara ilişkin olduğuna dair de bir açıklama yapılmamıştır....
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının davasının hem maddi hem manevi tazminat talebine yönelik olup davacının manevi tazminat yönünden davasını ıslah ederek 8.000.00 TL ye çıkardığını, manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmiş olup reddedilen manevi tazminat yönünden lehlerine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesinin açısından ilk derece mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkeme kararının bu açıdan kaldırılarak manevi tazminat yönünden lehlerine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme, ödenen bedel ve kar kaybı taleplerine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır....


