Mahkemece, yapılan keşif sonucu bilirkişi kurulundan rapor alınmış ve 3 (üç) kişilik bilirkişi kurulu ürünlerin ayıplı olduğu ve aynen ifa talebinin yerine getirilmesinin mümkün bulunduğu, semen indirimi talebinin değerlendirilmesine gerek bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kabulüne ve 14.11.2007 tarihli sözleşmede davalıya yüklenen edimlerinin ayıplı olması nedeni ile aynen sözleşme gereğince sözleşmeye uygun olarak ayıplı malların yenileri ile değiştirilmesine ve bu şekilde davalının ediminin aynen ifasına, aynen ifa ve değiştirme nedeni ile ortaya çıkacak maliyetlerin davalıya yükletilmesine, manevi tazminat şartları oluşmadığından bu istemin reddine karar verilmiş, verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin ... tarihli kararıyla onanmış, davalı taraf bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Mahkemenin hükme dayanak yaptığı bilirkişi raporu yetersiz olduğu gibi, hükmün infazında tereddüt yaratacak şekilde karar verilmiştir....
Somut olayda, dosyaya gelen servis kayıtlarına göre, dava konusu aracın henüz 10.908 ve 12.680 kilometrelerde iken yetkili servise gittiğinde aracın motorunda yağ kaçaklarının bulunduğunun tespit edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre motorun turbo bağlantısındaki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu, bu arızanın araçta değer düşüklüğüne yol açmayacağı, davacının araçtaki arızalar nedeniyle birçok kez yetkili servise gitmiş olması nedeniyle ayıp ihbarının süresinde olduğunun kabulünün gerektiği değerlendirilmiş olup, her ne kadar araçta tespit edilen ayıp aracın misli ile değişimini, bedel indirimi veya iadesini gerektirecek nitelikte olmasa da, araçtaki gizli ayıp nedeniyle Bk. 227. maddesine göre, "hâkim, satılanın onarılmasına" karar verebileceğinden, mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir....
Her ne kadar---- raporda hararete/ayıba rastlanmadığı tespit edilmiş ise de; bizzat görülen makinenin hararet yaptığı anlaşılmış olup, kök ve ek rapordaki çelişkiler keşif ile tanzim edilen son raporda giderilmiş, dava konusu makinenin ayıplı olduğu, hararet yaptığı, --------- yetersiz olduğu alım tarihinden itibaren beklenilen faydayı sağlayamadığı anlaşılmıştır. Davalı ayıp ihbarının süresinde olmadığını iddia etmiş olup, son raporda bilirkişi heyetince servis işlemlerinin ayıp ihbarı yerine geçmesi gerektiği belirtilmiş ve ayıp ihbarının süresinde olduğu tespit edilmiştir. Aksi halde dahi davacının delil tespiti raporunu ---- tarihinde davalıya ihtarname gönderdiği açıktır. Tüm ayıpları ---- tarihinde öğrendiği kabul edilirse süresinde ayıp ihbarı yapmış sayılmaktadır. Hal böyle olunca davalı --- olunanın rapora itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı sözleşmeden dönme hakkını kullanmak istemektedir....
Eldeki uyuşmazlık ticari satım sözleşmesine konu ürünlerin ayıplı olması nedeniyle seçimlik haklardan bedel iadesi olmadığı takdirde ayıpsız misli ile değişim ile birlikte maddi ve manevi tazminat istemi olduğuna göre ürünlerin ayıplı olduğunu ve bu nedenle uğradığı zararı ve davalı tarafça süresinde ayıp ihbarı bulunmadığı savunulmuş olmakla süresi içinde ayıp ihbarının yapıldığının davacı tarafça ispatı gerekmektedir. Davacı tarafça ürünlerin ayıplı olduğuna dair süresinde bir ihbar bulunmadığı anlaşılmakla TBK 223/2 maddesi gereğince satılanı kabul etmiş sayılır....
Dava, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna dayanılarak açılmış olup, satılan aracın ayıplı imal edilmesinden ve tamiri ile ilgili olarak da ayıplı hizmet verilmesinden kaynaklanan aracın değiştirilmesi veya bedel iadesi veya bedelsiz tamir ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalının zamanaşımı savunması ve mahkemece de davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olması karşısında, öncelikle somut olayda zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesi gerekir. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun dördüncü maddesinin birinci fıkrasında; "ambalajında etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer ......
Ayıba karşı satıcı sorumluluğunu düzenleyen ------- maddelerinde ise, satıcının alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması nedeniyle sorumlu olacağı gibi nitelik ve niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olduğu, satıcının bu ayıplardan sorumlu tutulması için onları bilmesi gerekmediği, alıcının ayıbı öğrendiğinde satıcıya uygun bir süre içinde bildirimde bulunması gerektiği, uygun süre içinde bildirimde bulunmadığı takdirde satılanı ayıplı hali ile kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir....
tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin de reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur..."...
Uyuşmazlık; dava konusu olayda “ayıplı ifa” mı, yoksa “eksik ifa”nın mı söz konusu olduğu; burada varılacak sonuca göre satıcının sorumluluğuna gidilebilecek ihbar ve zaman aşımı süreleri ile talep hakkının kapsamının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. Bu saptamada bulunduktan sonra, öncelikle, uyuşmazlığın temelinde yatan ayıp kavramı üzerinde durmakta yarar vardır; Tüketici hukuku ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 4. maddesinde yer almaktadır....
Borçlar Kanunu’na göre; bir maldaki ayıp; satıcının zikir ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir. Ayıp kavramı ile eksik ... birbirinden farklıdır. Ayıp; yasa ya da sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği ya da olmaması gereken vasıfların olmasıdır. Eksik ... ise; sözleşme konusu işlerin yapılmamasıdır. Öteki deyişle, hiç yapılmayan iştir. Eksik ifa ise, kanunlarımızda tanımı yapılmamakla birlikte, 4077 sayılı Kanun’un 4. maddesinde sayılan ayıp kavramı içerisinde mütalaa olunmaktadır. Ayıp; maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir. Maddi ayıp; bir malda madden hata bulunmasıdır (Ör: Malın yırtık, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp; malın kullanımının hukuken sınırlandırılmasıdır (Ör: Malın üzerinde takyitler bulunması gibi)....
Uyuşmazlık; dava konusu olayda “ayıplı ifa” mı, yoksa “eksik ifa”nın mı söz konusu olduğu; burada varılacak sonuca göre satıcının sorumluluğuna gidilebilecek ihbar ve zaman aşımı süreleri ile talep hakkının kapsamının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. Bu saptamada bulunduktan sonra, öncelikle, uyuşmazlığın temelinde yatan ayıp kavramı üzerinde durmakta yarar vardır; Tüketici hukuku ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 4. maddesinde yer almaktadır....


