Yapı Şirketi, davalı ... şirketinin sözleşmedeki edimlerini eksik ve ayıplı ifa etmesinden ve işin geç teslimi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş olup dairemizin kaldırma kararından sonra sunmuş olduğu dilekçe ile cevap dilekçesindeki savunmalarını ıslah ederek sözleşmenin 3. Maddesinin son fıkrasına göre hesap edilen toplam 118.944 Euro gecikme tazminatını alacağını takas/mahsup talebinde bulunmuştur....
Öncelikle somut uyuşmazlıkta “ayıplı ifa” mı, yoksa “eksik ifa”nın mı söz konusu olduğu; burada varılacak sonuca göre göre satıcının sorumluluğuna gidilebilecek ihbar ve zaman aşımı süreleri ile talep hakkının kapsamının ne olduğunun incelenmesi gerekmektedir. Tüketici hukuku ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 4. maddesinde yer almaktadır. Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır....
Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır. Ayıp; yasa ya da sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği ya da olmaması gereken vasıfların olmasıdır....
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, harici taşınmaz satım sözleşmesi ile taahhüt edilen projede değişiklik yapılması nedeniyle doğduğu iddia olunan zararın tespitinde nispi metot olarak adlandırılan değerlendirme yönteminin somut olayda uygulanmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle davaya konu iddianın hukuki nitelendirmesinin yapılması gerekmektedir. Borçlar hukuku anlamında sözleşmeye aykırılık, borçlunun sorumlu olduğu ifa imkânsızlığı ile borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi (kötü ifa, geç ifa, eksik ifa, aliud vb.) kavramlarını içine almaktadır ve 29.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 123-126’ncı maddeleri hükümleri ile iç içe geçer şekilde, ayıplı mal sözleşmeye aykırı mal olarak nitelendirilmiştir....
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, harici taşınmaz satım sözleşmesi ile taahhüt edilen projede değişiklik yapılması nedeniyle doğduğu iddia olunan zararın tespitinde nispi metot olarak adlandırılan değerlendirme yönteminin somut olayda uygulanmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle davaya konu iddianın hukuki nitelendirmesinin yapılması gerekmektedir. Borçlar hukuku anlamında sözleşmeye aykırılık, borçlunun sorumlu olduğu ifa imkânsızlığı ile borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi (kötü ifa, geç ifa, eksik ifa, aliud vb.) kavramlarını içine almaktadır ve 29.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 123-126’ncı maddeleri hükümleri ile iç içe geçer şekilde, ayıplı mal sözleşmeye aykırı mal olarak nitelendirilmiştir....
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, harici taşınmaz satım sözleşmesi ile taahhüt edilen projede değişiklik yapılması nedeniyle doğduğu iddia olunan zararın tespitinde nispi metot olarak adlandırılan değerlendirme yönteminin somut olayda uygulanmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle davaya konu iddianın hukuki nitelendirmesinin yapılması gerekmektedir. Borçlar hukuku anlamında sözleşmeye aykırılık, borçlunun sorumlu olduğu ifa imkânsızlığı ile borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi (kötü ifa, geç ifa, eksik ifa, aliud vb.) kavramlarını içine almaktadır ve 29.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 123-126’ncı maddeleri hükümleri ile iç içe geçer şekilde, ayıplı mal sözleşmeye aykırı mal olarak nitelendirilmiştir....
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, harici taşınmaz satım sözleşmesi ile taahhüt edilen projede değişiklik yapılması nedeniyle doğduğu iddia olunan zararın tespitinde nispi metot olarak adlandırılan değerlendirme yönteminin somut olayda uygulanmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle davaya konu iddianın hukuki nitelendirmesinin yapılması gerekmektedir. Borçlar hukuku anlamında sözleşmeye aykırılık, borçlunun sorumlu olduğu ifa imkânsızlığı ile borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi (kötü ifa, geç ifa, eksik ifa, aliud vb.) kavramlarını içine almaktadır ve 29.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 123-126’ncı maddeleri hükümleri ile iç içe geçer şekilde, ayıplı mal sözleşmeye aykırı mal olarak nitelendirilmiştir....
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, harici taşınmaz satım sözleşmesi ile taahhüt edilen projede değişiklik yapılması nedeniyle doğduğu iddia olunan zararın tespitinde nispi metot olarak adlandırılan değerlendirme yönteminin somut olayda uygulanmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle davaya konu iddianın hukuki nitelendirmesinin yapılması gerekmektedir. Borçlar hukuku anlamında sözleşmeye aykırılık, borçlunun sorumlu olduğu ifa imkânsızlığı ile borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi (kötü ifa, geç ifa, eksik ifa, aliud vb.) kavramlarını içine almaktadır ve 29.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 123-126’ncı maddeleri hükümleri ile iç içe geçer şekilde, ayıplı mal sözleşmeye aykırı mal olarak nitelendirilmiştir....
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, harici taşınmaz satım sözleşmesi ile taahhüt edilen projede değişiklik yapılması nedeniyle doğduğu iddia olunan zararın tespitinde nispi metot olarak adlandırılan değerlendirme yönteminin somut olayda uygulanmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle davaya konu iddianın hukuki nitelendirmesinin yapılması gerekmektedir. Borçlar hukuku anlamında sözleşmeye aykırılık, borçlunun sorumlu olduğu ifa imkânsızlığı ile borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi (kötü ifa, geç ifa, eksik ifa, aliud vb.) kavramlarını içine almaktadır ve 29.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 123-126’ncı maddeleri hükümleri ile iç içe geçer şekilde, ayıplı mal sözleşmeye aykırı mal olarak nitelendirilmiştir....
Uyuşmazlık; dava konusu olayda “ayıplı ifa” mı, yoksa “eksik ifa”nın mı söz konusu olduğu; burada varılacak sonuca göre satıcının sorumluluğuna gidilebilecek ihbar ve zaman aşımı süreleri ile talep hakkının kapsamının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. Bu saptamada bulunduktan sonra, öncelikle, uyuşmazlığın temelinde yatan ayıp kavramı üzerinde durmakta yarar vardır; Tüketici hukuku ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 4. maddesinde yer almaktadır....


