WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Bilirkişi heyeti raporunda; uyuşmazlığın, davalı/yüklenicinin eser sözleşmesinden kaynaklanan makine imal etme ve teslim etme borcunu ayıplı ve eksik ifa edip etmediği ve bu yüzden davacı/iş sahibinin zarara uğrayıp uğramadığı ve dolayısıyla da davalı/yüklenicinin ayıplı ve eksik ifadan dolayı sorumluluğunun doğup doğmadığına ilişkin olduğu, davalı/yüklenicinin davacı/iş sahibine karşı ayıplı ifadan dolayı sorumluluğunun doğması için, öncelikle davalı/yüklenicinin ayıplı makine imal edip teslim etmiş olması gerektiği, bu hususu ispat etme yükümlülüğü de bunu iddia eden davacı/iş sahibine ait olduğu, raporumuzun teknik kısmındaki tespitlere göre, davalı/yüklenicinin ayıplı makine imal edip teslim etmediği, bu nedenle davalı/yüklenicinin davacı/iş sahibine karşı ayıplı ifadan kaynaklanan sorumluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla da davacının ayıplı ifa yüzünden uğradığını iddia ettiği zararların tazminini davalıdan talep etme hakkına sahip olmadığı, davalı/yüklenicinin davacı/işsahibine karşı...

Davacı vekilince, dava dilekçesinde eksik ve ayıplı olduğu ileri sürülen imalatlar sayılarak, bunların aynen ifa suretiyle giderilmesi, bunun mümkün olmaması halinde giderilmeleri için gerekli bedelin tahsili istenmiş, mahkemece, davacı tarafın işin teslimi gereken tarihten önce üçüncü kişilere satılan dokuz adet daire yönünden eksik ve ayıplı imalat bedeli talep edemeyeceği, işin teslimi gereken tarihten sonra satılan daire yönünden eksik ve ayıplı imalat bedeli isteyebilecek ise de, bu daireleri eksik ve ayıplı imalatları nedeniyle değerinin daha altında sattığına ilişkin bir iddiasının bulunmadığı, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen ayıplı imalatların gizli ayıp niteliğinde olmadığı, davacının daireleri teslim almadığını da iddia etmediği, 3. kişilere sattığına göre, satımın, daireleri davalıdan teslim aldığının kabulünü gerektirdiği, teslim alırken çekince koyduğunu, muayene ve ihbar yükümünü yerine getirdiğini davacının iddia etmediği, geçici iskân başvurusu koşulunu yerine getirdiğini...

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacı aleyhinde taraflarınca ----- dava dosyasından ayıplı imalattan kaynaklı zararların giderilmesi zımnında tazminat davası açıldığını, her iki dava arasında illiyet bağı bulunduğunu ve alacağa konu fatura imalatının ayıplı olarak ifa edildiğinden dolayı taraflarının da mahsup talebininde bulundukları göz önüne alınarak huzurdaki dava dosyasının ------ sayılı dava dosyasında birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiş, devam eden beyanlarında ise, davalı şirketin bildirilen adreste ------iştigal etmekte olduğunu, piyasadan yoğun talep olması durumunda müşterilerin malzemelerini -----işleme tabi tutulması için aynı piyasa dahilinde davalı gibi diğer firmalara müşterilerden gelen malzemeleri ------ olarak gönderdiklerini ----- olarak müşterilerden gelen talepleri karşılaşıklarını, bu kapsamda ---tarihinde asıl işveren ------- aracılığı ile müvekkili şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirketin iş yoğunluğu sebebiyle...

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Dava, 6098 sayılı TBK'nun 217-231 maddelerinde düzenlenen Ayıplı Mal nedeniyle tazminat (Ticari Satıma Konu Maldan Kaynaklanan ) istemine ilişkindir. Basit yargılama usulüne tabi işbu davada dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak gönderilen ve yapılan davetiyeler sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş ve tarafların sulh olmaması nedeniyle uyuşmazlık belirlenmiş ve tahkikata geçilmiştir. Bu aşamada mevcut ve toplanan deliler incelenip değerlendirilerek tahkikat tamamlanmış, duruşmaya katılan taraf vekillerinin son sözleri dinlenerek yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır....

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Dava, 6098 sayılı TBK'nun 217-231 maddelerinde düzenlenen Ayıplı Mal nedeniyle tazminat (Ticari Satıma Konu Maldan Kaynaklanan ) istemine ilişkindir. Basit yargılama usulüne tabi işbu davada dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak gönderilen ve yapılan davetiyeler sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş ve tarafların sulh olmaması nedeniyle uyuşmazlık belirlenmiş ve tahkikata geçilmiştir. Bu aşamada mevcut ve toplanan deliler incelenip değerlendirilerek tahkikat tamamlanmış, duruşmaya katılan taraf vekillerinin son sözleri dinlenerek yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır....

olmadığını haksız itirazların reddi gerektiğini, müvekkili davacı taraftan almış olduğu siparişler üzerine istenen emtiaları hazırlamış ve davacı tarafa teslim ettiğini, üstlenilen tüm yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirildiğini, sözleşmenin kurulması, icrası ve teslimatı sırasında özen yükümlülüğüne uygun olarak hareket edildiğini, davacı tarafın borcun ayıplı olarak ifa edildiğini, ayıbın teslimat öncesinde meydana geldiğini, ayıplı ifaya ilişkin müvekkilin kusurlu ve sorumlu olduğunu içeren iddialarını, kabul etmediklerini, ayıplı ifa iddialarına konu 27.01.2021 tarihli fatura numarası ..., irsaliye numarası ... olan ... ......

Satılanın ayıplı olması halinde alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince ayıplı ifadan kaynaklanan vinç kiralama bedeline ilişkin bilirkişi raporunun somut olaya uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında somut olay incelendiğinde, davacı tarafından bir adet faturaya konu malları davalıdan satın aldığı, söz konusu satılan ürünlerin tüketim tarihleri içerisinde kötü koku ve acı tat oluşması karşısında davalı yana süresinde ayıp ihbarında bulunulmasına karşın davalının ürünlerdeki hatanın alıcının saklama koşullarından kaynaklandığını ileri sürdüğü, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde gıda maddesi olan satışa konu ürünlerin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, saklama koşullarının yerinde olduğu, davacının saklama koşulları bakımından üzerine düşen edimi yerine getirdiği, davacının ayıplı...

Asıl davada davacı yüklenici, 10/08/2016 onay tarihli eser sözleşme gereği perde satış ve montajı işini tamamladığını, bu nedenle bakiye iş bedeli için düzenlediği fatura bedellerinin ödenmemesi sebebi ile başlattığı icra takibine itirazın iptalini talep etmiş, birleşen davada ise davacı iş sahibi vekili, işin ayıplı olduğunu, hatta aluid ifa olduğu için yükleniciye ödedikleri meblağında kendilerine iadesinin gerektiğini belirterek; ayıplı ifa sebebi ile uğradıkları maddi ve manevi zararların tazmini ve ödedikleri bedelinde iadesini talep etmiş, mahkemece; davacı yüklenicinin işi %100 ayıplı ifa ettiği ve birleşen davacının 6098 sayılı TBK m.227/1-1 kapsamında sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, bu hakkın kullanılmış olması nedeniyle, davacının itirazın iptali davasına konu olacak bir alacağı olmadığı ve sözleşmeden dönmüş olan davalı-karşı davacının ödemiş bulunduğu 23.500,00 Euronun iadesini talep etme hakkı olduğu, ayrıca dosya kapsamı ve alınmış olan bilirkişi raporları ile...

Sayılı dosyası incelendiğinde, iş bu dava dosyasındaki uyuşmazlık konusu ve taraflarının aynı olduğu, her iki davanın da aynı olaya ilişkin dava oldukları, dava konusunun taraflar arasındaki organizasyon sözleşmesinden kaynaklı aynı olay olması ve taraflarının aynı olması nedeniyle kusur, ayıplı ifa iddiası, tazminat miktarı, alacak mikaraının aynı dosyada belirlenmesi gerektiği, birleştirilen dosyanın halen derdest olduğu, davanın mahkememizdeki davadan daha önce açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Mahkememizin ----sayılı dosyası ile---- Asliye Ticaret Mahkemesinin-----. Sayılı dosyasındaki davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşıldığından, HMK. m. 30'daki usul ekonomisi ilkesi de dikkate alınarak, davaların birlikte yürütülmesinin uygun olacağı sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

Ayrıca, diğer ortaklar gibi davacıya konut teslim edildikten sonra, bu konutun oturulabilir hale getirilmesi için, başka bir ifadeyle ayıp ve eksikliğin giderilebilmesi için gerekli 45 günlük makul süre bakımından da kira kaybı zararının doğduğu da kabul edilmiştir. Davacının, konutun eksik ve ayıplı olması nedeniyle genel değerinin düştüğü iddiası kanıtlanmadığı gibi, davacının zaten ayıplı ve eksik imalat dolayısıyla talepte bulunduğu için bu yöndeki zararı talep etmesi mümkün görülmemiştir. Ayıplı ve eksik imalattan dolayı talep edilebilecek tazminat, kök ve ek raporda denetime uygun olarak açıklanmış, ayrıca kira kaybı zararı da makul süre esas alınarak ve yine rayiç kira bedeli gözetilerek belirlenmiş, 45 gün itibari ile 1.500,00-TL davacının kira kaybı zararı olacağı kabul edilmiştir. Ayıp ve eksik imalat bedeli bakımından davalı tarafın yapılan ıslah istemine karşı zaman aşımı def'inde bulunduğu,Yargıtay ... HD'nin (kapatılan) ... Esas,......

UYAP Entegrasyonu