tarihinde kredi alacağından kaynaklanan icra takibi başlatıldığını, takibin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, miras bırakan dava dışı ... 'nın ... tarihinde vefat ettiğini, mirasçı olarak geride davacı ile 3 kardeşinin kaldığını, takibin önce miras bırakan aleyhine açıldığını ve mirasçı sıfatına haiz davacı ile kardeşlerine yöneltildiğini, Kayseri ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile mirasın reddi talebinin ......
nin kanuni temsilcisi olan davalı ... hakkında 6183 sayılı AATUHK'nun 35 ve 213 sayılı VUK'nun 10. maddesi maddesi gereğince takip yapıldığı, borçlu hakkındaki takibin kesinleştiği, adı geçen borçlunun Buldan Sulh Hukuk Mahkemesinin 16/01/2012 tarih 2011/357 Esas 2012/4 Karar sayılı ilamı ile 22/10/2011 tarihinde ölen babası muris ...'nın mirasını reddettiği, davacı vekilinin de mirasın reddine ilişkin tasarrufun iptalini talep ettiği, kural olarak mirasın reddi bağışlama sayılmaz....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/296 E.-640 K. sayılı dosyasıyla 02.04.2012 tarihinde, yani ödeme emrinin tebliğinden ve takibin kesinleşmesinden önce mirası reddettikleri anlaşıldığından, olayda İİK'nun 53. maddesinin ve dolayısıyla aynı Kanun’un 16. maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda, borçluların mirasın reddi nedeniyle takibin iptaline yönelik talepleri, İİK'nun 168/5. maddesi kapsamında borca itiraz olmakla, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş günlük sürede ileri sürülmesi gerektiği dikkate alınarak, mahkemece, istemin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/668 Esas KARAR NO:2024/58 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 26/10/2022 KARAR TARİHİ: 30/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; 19/12/2020 tarihinde ----- dosyasıyla müvekkilinin alacaklı olduğu tutarca davalıların miras bırakanı müteveffa ------- icra takibi açıldığını, icra takibi sürerken borçlunun vefat ettiğini, bu sebeple ----------- alınan mirasçılık belgesine göre borçlunun 4 tane yasal mirasçısı olduğunun tespit edildiğini ve yasal mirasçılara ödeme emri gönderildiğini, gönderilen bu ödeme emrinde miras bırakanın borçlarından davalıların sorumlu olduklarının belirtildiğini ancak tüm mirasçılar mirasın hükmen reddolduğunu belirttiklerini ve mirasın reddiyle alakalı dava açma haklarının saklı olduklarını beyan ettiklerini, mirasın...
Ayrıca TMK'nın Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğünün 39/2 fıkrası gereğince mirasın yetkisini içeren özel vekâletname sunulması zorunludur. Somut olaya gelince, mirasın hükmen reddi istemini içeren bu davanın alacaklının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerekirken ... Mahkemelerinde açılmıştır. Davalı vekili süresi içerisinde yetki itirazında bulunmuş ve yetkili mahkemeyi doğru olarak göstermiş olduğundan yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne gönderilmesi gerekirken davanın esasının karara bağlanması doğru görülmemiştir. Ayrıca TMK'nın Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğünün 39/2 fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekâletname sunulması zorunluluğuna uyulmaması, vekâletnamede özel yetkilendirme bulunmaması nedeniyle de hükmün bozulması gerekmiştir....
Alacaklı tarafından mirasın reddinin iptali davası açılmış ve .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10.03.2015 tarih ve 2014/53 Esas 2015/188 Karar sayılı ilamı ile mirasın reddinin iptaline karar verilmiştir. TMK'nun 617/1-2. maddesinde; "Mal varlığı borcuna yetmeyen mirasçılar, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Borçlunun murisi adına kayıtlı taşınmaza, borçlu aleyhine yapılan takip nedeniyle haciz konulmuş olup alacaklının açtığı dava ile mirasın reddinin iptaline karar verildiğinden mirasın resmen tasfiye edilmesi gerekir. Borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunmasında bu sebeple hukuki menfaati yoktur....
-TL alacak yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 80 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde mirasın reddedildiğini bildirerek mirasın reddine ilişkin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/104-163 E.K sayılı kararını ibraz etmiş, anılan karara ilişkin dosyanın da dava dosyası içinde bulunduğu görülmüştür. Davalı temyiz aşamasında dava konusu borçtan sorumluluğu ortadan kaldırır bir belge vermişse bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, mirasın reddine ilişkin dosyanın incelenerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, 23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mirasın reddi, reddeden mirasçı yönünden yasal bir haktır. Ancak herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz (Medeni Kanun md. 2). Borçlu ..., babası ...’in ölümü ile kendisine intikal edecek taşınmazdaki miras payının intikalini önlemek için mirası reddetmiştir. Mirasın reddi şeklinde gerçekleşen tasarruf tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açılmıştır....
Mahkemece, dava açıldıktan sonra davalının öldüğü ve mirasçıları tarafından mirasın reddedildiği, Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından reddin tesciline karar verildiği, davacı tarafından ise reddin iptali için dava açılmadığı, davalının mirasçılarının mirası kabul ettiklerine, mirasın benimsendiğine dair de delil sunmadığı gerekçesiyle davalı ölü ... mirasçıları yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 20.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...’den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun adına kayıtlı malvarlığına rastlanılmadığını beyan ederek davalının alacaklıların mal kaçırmak amacıyla yapmış olduğu mirasın reddi niteliğindeki tasarrufun müvekkil şirket yönünden iptali ile dava konusu araç ve taşınmazların mirasın reddi işlemi olmasa idi davalılara intikal edecek miras payı üzerinde taraflarına satış yetkisi verilmesi yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili davanın reddini talep etmiştir....


