WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Her ne kadar Hukuk Genel Kurulu’nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 Esas 2014/929 Karar sayılı, Dairemizce de benimsenerek içtihat değişikliğine gidilen kararı ile; mirasın reddi nedeniyle borçtan sorumlu olunmadığına ilişkin iddianın, borca itiraz olduğu ve ödeme emrinin tebliği üzerine takibin şekline göre yasal süre içinde ilgili merciye yapılması gerektiği kabul edilmiş ise de, bu ilke, murisin takipten önce ölmesi ve mirası red süresi geçtikten sonra murisin borçları için mirasçıları aleyhinde takip yapmaları durumunda geçerli olup, mirasçılar ödeme emri tebliği üzerine mirası red nedeniyle borçlu olmadıkları itirazını takibin şekline göre icra müdürlüğüne veya icra mahkemesine süresi içinde yapmak zorundadırlar....

nın, mirasın reddine ilişkin mahkeme ilamını sunduğu halde, icra müdürlüğünce hacizler kaldırılmadığından şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurmuştur. İcra dosyasının incelenmesinde; icra takibine konu kredi kartı üyelik sözleşmesinin, borçlunun murisiyle imzalandığı ve takibin borçlu hakkında mirasçı sıfatı ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Borçlu icra müdürlüğüne başvurusunda; mirası reddettiğinden murisin borcundan sorumlu olmadığını iddia ederek hacizlerin kaldırılmasını istemiştir. Bir diğer ifade ile mirasın reddi kararı nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürmektedir. Somut olayda, murisin takipten önce 31.07.2013 tarihinde öldüğü, mirasçılar hakkında 06.02.2014 tarihinde takip başlatıldığı, borçluya ödeme emrinin 22.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği,.......

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, Kurumca yapılan takipte terekenin borca batık olması nedeniyle Kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, murisi eşinin eski eşinden dolayı ölüm aylığı almasına rağmen bu durumu kuruma bildirmemesi nedeniyle oluşan Kurum zararı nedeniyle mirasçısı sıfatıyla davacı hakkında yapılan takibin iptali ve menfi tespit istemine ilişkindir....

Mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip tasfiye sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddedilen davalı için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci ile davaya devam edilmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2015 tarih 2015/6042 E. 2015/8196 K. sayılı, 15.09.2021 tarih 2019/5347 E. 2021/5520 K. sayılı ilamları ve HGK'nın 3.7.2002 tarih E.15-572, K.577 sayılı kararı) Mahkemece mirasın reddinin tespiti ve tesciline karar veren Mahkemece (İstanbul Anadolu 9....

ın ise dava tarihinden yaşı küçük olduğundan mirası ret edemediğini, ancak 11.07.2017 tarihinde mirasın hükmen reddi davası açtığını ve bu davanında 06.03.2020 tarihinde sonuçlandığını, terekenin borca batık olduğunun tespitine karar verildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep etmişlerdir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; taraflarınca reddi miras olgusunun bilinmemesi sebebiyle usul ve yasaya uygun olarak takip yapıldığını belirterek itirazın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin takipten önce öldüğü ve mirası ret süresi geçtikten sonra mirasçılar hakkında takip başlatıldığı, mirasın reddine ilişkin mahkeme kararlarının (Büyükçekmece 1. SHM 2016/255 E. ve İstanbul 10....

Somut olayda murisin takipten önce öldüğü, mirasçılar hakkında takip başlatıldığı, mirasın reddine ilişkin mahkeme kararının icra takibinden ve ödeme emrinin tebliğinden önce alındığı ve kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda takibin şekline göre mirasın reddi nedeniyle icra takibi yapılamayacağı hususu borca itiraz niteliğinde olup, borca itirazın ise İİK'nın 62/1. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 7 günlük sürede icra dairesine yapılması zorunludur. Nitekim borçluların süresinde mirasın reddi kararına dayalı icra takip dosyasına itiraz etmedikleri ve takibin İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 06.06.2012 tarih 2012/103-684 sayılı itirazın kaldırılması kararı neticesinde kesinleştiği anlaşılmıştır. O hâlde yukarıda anlatılanlar ışığında; borçlu vekili tarafından takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde mirasın reddi kararı icra müdürlüğüne sunularak, kesinleşen takipte hacizlerin kaldırılması istenemez....

Karar numaralı ilamı ile merhumun borçlarını ve mirasını reddettiğini, bu nedenle borçlu kaydının terkin edilmesi gerektiğini ve takibin durdurulmasını talep ettiği, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ise takibin muhteviyatının kambiyo senetlerine müstenit haciz yolu olması nedeniyle icra mahkemelerinin karar verme yetkisi olduğundan bahisle talebi reddettiğini, müvekkilin yanlış merciye itiraz etmesi nedeniyle halihazırda mağduriyet yaşadığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, mirasın reddi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının mirası reddi nedeniyle icra dosyasından borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır....

Yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre, mirasın reddi nedeniyle borçtan sorumlu olunmadığına ilişkin iddianın borca itiraz niteliğinde olduğu ve ödeme emrinin tebliği üzerine takibin şekline göre yasal süre içerisinde ilgili merciiye yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Bu ilke mirasın reddine ilişkin mahkeme kararının icra takibinin kesinleşmesinden önceki bir tarihle alındığı hallerde uygulanmaktadır. Mirasın reddine ilişkin ilamın takibin kesinleşmesinden sonra alındığı hallerde borçluların talebi borca itiraz olarak nitelendirilemez. Mirasçılar süresiz şikayet yolu ile şikayetlerini ileri sürebilirler. (Yargıtay 12. H.D. Nin 2016/7861 E. 2016/26294 Karar) ... 22. İcra Dairesinin 2020/11748 Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden incelendiğinde alacakl... A.Ş., borçlular ......

Davalı, alacaklılardan mal kaçırma amacının bulunmadığını, usul yasasında mirasın reddi için vekaletnamede özel yetki bulunması gerektiğine dair bir düzenlemenin yer almadığını, vergi beyannamesini okumadan imzaladığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının vekil aracılığıyla mirası reddettiği ancak vekaletnamede mirasın reddine ilişkin bir yetki bulunmadığı gerekçesiyle mirasın reddi kararının iptali ile mirası kabul etmiş sayılmasına dair karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, mirasın gerçek reddinin iptali istemine ilişkindir. TMK'nın 617. maddesi uyarınca borcunu ödemeyen, güvence vermeyen ve malvarlığı kendi borcunu ödemeye yetmeyen, alacaklılarına zarar vermek kastıyla mirası reddeden mirasçının alacaklıları veya iflas masası ret tarihinden itibaren 6 ay içinde reddin iptali davası açabilir. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir....

İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin mirasın reddi davası açması sebebiyle icra takibinin iptaline ilişkin karar verilmesini talep ettiğini, fakat mirasın reddi işleminin takibi durdurmayacağını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesinin gerektiğini, mirasın reddi işleminin takip öncesi bir işlem olduğu için miras terekesine değil mirasçıların şahsına yönelik bir takip başlatıldığından mirasın reddi nedeniyle borçlu olunmadığı iddiasının öne sürülmesinin mümkün olmadığını, murisin 28/09/2020 tarihinde vefat ettiğini, takip konusu bononun vade tarihinin 30/09/2020 olduğunu, vade tarihinin murisin vefat tarihinden sonraki bir tarih olduğundan, borçlu terekenin borcundan dolayı değil şahsi olarak borçlu olduğundan takibin iptalini talep etmekte hukuki yararı bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....

UYAP Entegrasyonu