WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

ın 2008 yılında vefatı üzerine alacağın davalılardan tahsili için başlatılan takibe davalıların TMK'nın 605/2. maddesi uyarınca tereke borca batık olduğundan mirası reddetmiş sayılacaklarının kabul edilmesi gerektiğini belirterek borca itiraz ettiklerini, ancak davalıların mirası ret kararı ibraz etmediklerini ve yasal süresi içerisinde de mirası reddettiklerine dair bir dava açmadıklarını ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, murisin hayatta olduğu dönemde acz içinde olması nedeniyle terekenin borca batık olduğunu, mirasın reddi hükümleri açıkça uygulanacağından ayrıca mirasın reddi davası açılması gerekmediğini savunarak, davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir....

Her ne kadar Hukuk Genel Kurulu’nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 Esas 2014/929 Karar sayılı olup, Dairemizce de benimsenerek içtihat değişikliğine gidilen kararı ile; mirasın reddi nedeniyle borçtan sorumlu olunmadığına ilişkin iddianın, borca itiraz olduğu ve ödeme emrinin tebliği üzerine takibin şekline göre yasal süre içinde ilgili merciye yapılması gerektiği kabul edilmiş ise de, bu ilke mirasın reddine ilişkin mahkeme kararının, icra takibinin kesinleşmesinden önceki bir tarihte alındığı hallerde uygulanmaktadır. İİK'nun 170/b maddesi delaletiyle 68/4. maddesinde; “Borçlu murisine ait bir alacak için takip edilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse, bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar, bekletici mesele yapılamaz” hükmü yer almaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; ...'ın tarımsal sulama aboneliğinden kaynaklanan elektrik borcu nedeniyle aleyhinde ...1. İcra Müdürlüğünün 2009/7979 nolu dosyası ile icra takibi başlatıldığını, tebligat aşamasında adı geçenin öldüğünü, bunun üzerine mirasçılarına karşı takibe devam olunduğunu, mirasçılar tarafından terekenin borca batık olduğu ve hükmen reddi gerektiği gerekçesiyle takibe itiraz edildiğini, takibin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir....

Seyahat Otelcilik Tur.Yat.İnş.Tic.A.Ş'nin sorumlu tutulduğunun açıkça belirtildiğini, mirasın reddi kararının davacılar tarafından takibe dayanak ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/618 E sayılı dava dosyasına henüz tahkikatın devam ettiği 22.11.2018 tarihli 8.celse itibariyle sunulduğunu, alacaklının bu karardan haberdar olduğunu, red kararına karşı yasal süresi içerisinde reddin iptali davası da açmadığını, belirterek bölge adliye mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ilamlı icra takibinde mirasın reddi sebebiyle takibin iptali talebine yönelik şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 'nun 16 maddesi ile Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E.-1997/776 K. Sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....

Belirtilen durum karşısında, borçluların takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde mirasın reddine ilişkin mahkeme kararını icra müdürlüğüne sunmak suretiyle kesinleşen takipte, takibin iptali ile hacizlerin kaldırılmasını isteyemeyeceği açıktır. Hal böyle olunca, mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

, müvekkillerinin icra dosyalarına mirasın reddi hakkında borca itiraz dilekçelerini ekleyerek başvuru yaptıklarını, ancak itiraz süresinde olmadığından takibin devam ettiğini belirterek her iki dosyadaki borç yönünden borçlu olmadıklarının tespitine ve %20'i oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....

nun yapılan araştırmalarda borçlu olarak öldüğü, muris adına kayıtlı ev üzerinde 85.000,00 TL lik ipotek bulunduğu, murisin bankalardaki hesaplarında para bulunmadığı, murisin 2007 yılında ticari faaliyetinin sona erdiği, hakkında Çubuk İcra Müdürlüğü'nün 2010/1207 esas nolu dosyası ile 39.143,68 TL lik başka bir takip bulunduğu, davalıların murisin terekesinin borca batık olması sebebiyle mirası reddettiklerini beyan ettikleri, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre mirasın reddi için dava açmak gerekmeyip defi olarak da ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın reddi ile Çubuk İcra Müdürlüğü'nün 2010/1208 esas nolu dosyasındaki takibin davalılar yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Her ne kadar mahkemece muris ...'...

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Terekenin Borca Batıklığı Nedeniyle Mirasın Reddi :Takibin İptali Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. *Davalı vekili Av. ...'ün verdiği vekaletnamede baro pulu bulunmamaktadır. Avukatlık Kanununun 4667 sayılı Yasayla değişik 27. maddesi uyarınca bu vekaletnameler işleme dayanak yapılamaz. Eksikliğin tamamlanması için 10 günlük kesin mehil verildiğinin sözü geçen vekile tebliği; eksiklik tamamlanmadığı taktirde bu vekile yapılan tebligatlar geçersiz olduğundan tebligatlar asıla yapılarak işlemin yenilenmesi ve tekrar gönderilmesi için evrakın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, oybirliğiyle karar verildi. 26.05.2009...

mirasın hükmen reddini talep ettikleri ve talebin kabul edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Zorunlu hasım olan borçlunun en yakın mirasçıları mirası reddettiğinden konunun miras hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gereklidir. Bu durumda, anılan mirasın reddi kararı kesinleştiğinden, mahallin Sulh Hukuk Hakimine durum bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesi sağlanmalı, anılan mahkemece atanacak ve yetkilendirilecek tereke temsilcisinin huzuru ile davaya devam olunmalıdır. Açıklanan nedenlerle taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm isabetli görülmemiştir. Zira mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedildiğinin anlaşılması ile res'en yapılması gereken işlemlerdendir. Talep üzerine yapılabilirliği bu özelliğini ortadan kaldırmaz....

İcra Müdürünün mirasın reddi kararını görmeden önce takip hukuku kurallarına göre yaptığı işlemleri, kendiliğinden kaldırma yetkisi bulunmamakta ise de bu işlemleri iptali şikâyet yolu ile İcra Mahkemesinden istenebilir. İcra Mahkemesi takipten önce alınan mirasın reddi kararının taşıdığı hüküm ve bu hükümlerin sonuçlarını (TMK 611.) şikâyetin konusu olması nedeniyle değerlendirebilecektir. Mirasın reddi kararına dayanan takibin iptali talebinin borçlu sıfatına itiraz olarak nitelendirilip borca itiraz müessesesi kapsamında değerlendirilmesi başvurunun borca itiraz süreleri ile sınırlandırılması takip hukukunun bütünlüğü ile uyum sağlamaz. İcra hukuku ilâmlı icrayı da bünyesinde bulundurmaktadır. İlâmlı icrada itiraz “İtfa”, “imhal”, “zamanaşımı” ile sınırlı olup, yasada bir başka nedenle ilamlı takibe itiraz edilebileceğine ilişkin düzenleme bulunmamaktadır....

UYAP Entegrasyonu