TMK’nın 617. maddesi, madde başlığından da anlaşılacağı üzere mirasçıların kendi borçlarından dolayı kendi alacaklılarını zarar uğratmak kastı ile mirasın reddi halinde alacaklısına tanınan haklara ilişkin bir düzenleme olup, murisin borcu nedeniyle mirasçıların mirası reddi halinde murisin alacaklıları yönünden bir düzenleme içermemektedir. Dolayısıyla somut olayda; takibe konu borç mirasçıların kendi borcu olmayıp murisin borcu olmakla TMK’nın 617. maddesinin uygulama alanı yoktur. O halde mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca, mirasçıların terekenin resmi defterinin tutulması veya terekenin resmi tasfiyesi taleplerinin bulunmadığı nazara alınarak takibin iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin kabulü ile takibin iptali ve bölge adliye mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz olup bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir....
nin 2012/548 Esas sayılı dosyası ile mirasın reddinin iptali için dava açıldığından eldeki davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilleri ........, ,,,,,,,,ve ,,,,,,, takip konusu borcun ve tasarrufun tarafı olmadığından, davalı şirketin ise mirasla bir ilgilisi bulunmadığından haklarındaki davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, murisin mevcut malvarlığının 300.000 TL borçlarının ise 355.000 TL olması nedeniyle müvekkili ...... tarafından mirasın reddedildiğini, ........tarafından mirasın reddinin iptali istemiyle açılan .........'nin 2012/368 Esas sayılı davasının da reddedildiğini belirterek davanın tüm müvekkilleri yönünden reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre davanın mirasın ret işleminin iptali istemine ilişkin olduğu, davalılar ..., ... ve ......'...
Aile Mahkemesinin ... esas sayılı dosyada devam ettiğini, davacıların mirasın reddi istemiyle Ank....SHM ... esas sayılı dosyasında açtıkları davanın kabul ile sonuçlandığını, buna rağmen davalının borçlusu ... olan 135.000 Euro bedelli bonoyu ölüm ve mirasın reddi kararının kesinleşmesinden çok sonra icra takibine koyduğunu (Ank....İcra Müd....), davacıların mirası reddettiklerinin davalı tarafça en kötü ihtimalle icra dosyasına yapılan itiraz ile öğrendiğini, mirasın reddi nedeniyle davacılara karşı başlatılan icra takibinin yok hükmünde olduğunu, murisin yasal mirasçısı olan ve önceki evliliğinden olan kızı...’ın mirası kabul ettiğini belirterek icra takibine konu edilen senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline, İİK 72/5 maddesi uyarınca %20 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir....
Dairesi'nin 08/06/2017 tarih ve 2017/973 E. 2017/1060 K. sayılı kararı ile takibin mirasçılar hakkında 20.04.2015 tarihinde başlatıldığı, şikayetçi borçlulara ödeme emrinin 29.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği, 04.05.2015 tarihinde mirasın reddinin tesbit ve tesciline karar verildiği, mirasın reddine ilişkin ilamın, takibin kesinleşmesinden sonra alınması nedeniyle, borçluların talebinin borca itiraz olarak nitelendirilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile borçluların istinaf talebinin HMK'nun 353/1/b/3 maddesi gereğince kabulü ile....... Mahkemesi'nin 2016/1188 Esas-2017/29 Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına, şikayetin kabulüne ve ...... dosyası ile yapılan icra takibin davacı borçlular yönünden iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır....
Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile mirasın reddi kararı verildiğinden davacılara yönelik yapılan takibin haksız ve hukuka aykırı olduğu, ancak alınan mirasın reddi kararı bankaya ibraz edilmediğinden bankanın da takibin açılmasında kusuru bulunmadığından davacılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibinin iptaline karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir....
İcra dosyasının incelenmesinde; icra takibine konu bireysel kredi sözleşmesinin borçlusunun, takip borçlularının murisi olduğu ve takibin borçlular hakkında mirasçı sıfatı ile yapıldığı, borçluların ise, icra mahkemesine başvurularında; mirası reddettiklerinden murisin borcundan sorumlu olmadıklarını, bir diğer ifade ile mirasın reddi kararı nedeniyle borçlu olmadıklarını ileri sürerek takip iptalini talep ettikleri anlaşılmaktadır. Hukuk Genel Kurulu’nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 Esas 2014/929 Karar sayılı ilamında; borçluların mirası reddetmeleri nedeniyle borçlu olmadıklarına yönelik iddialarının borca itiraz niteliğinde olup, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süre içerisinde yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Dairemizce de, anılan karar doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek, Hukuk Genel Kurulu’nca kabul edilen ilke benimsenmiştir. “İmzaya itiraz dışındaki diğer bütün itirazlara borca itiraz denir....
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki mirasın reddi nedeniyle takibin iptali ve borca itiraza dair yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden kabulü ile takibin iptaline, diğer davacılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davaları reddedilen mirasçılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın davacılar ..., ..., ..., ... yönünden kabulü ile iş bu davacılar yönünden ... İcra Müdürlüğünün 2018/4090 Esas sayılı dosyası yönünden başlatılan takibin iptaline, (İstinaf edilmeyerek kesinleşti), diğer davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden icra müdürlüğünce gönderilen 24.05.2021 tarihli bakiye borç muhtırası tebliğ işleminin iptaline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, hükmedilmiştir....
Aile Mahkemesinin 2020/889 esas sayılı dosyada devam ettiğini, davacıların mirasın reddi istemiyle Ankara 8.SHM 2020/1789 esas sayılı dosyasında açtıkları davanın kabul ile sonuçlandığını, buna rağmen davalının borçlusu ... olan 135.000 Euro bedelli bonoyu ölüm ve mirasın reddi kararının kesinleşmesinden çok sonra icra takibine koyduğunu (Ankara 29.İcra Müd.2021/662), davacıların mirası reddettiklerinin davalı tarafça en kötü ihtimalle icra dosyasına yapılan itiraz ile öğrenildiğini, mirasın reddi nedeniyle davacılara karşı başlatılan icra takibinin yok hükmünde olduğunu, murisin yasal mirasçısı olan ve önceki evliliğinden olan kızı ...’ın mirası kabul ettiğini belirterek icra takibine konu edilen senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline, İİK 72/5 maddesi uyarınca %20 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir....
Tezcan yönünden ise davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmemesi nedeniyle 05/05/2021 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Dava dışı ... ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerini davacıların murisi ... müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olması nedeniyle davacı banka tarafından ... mirasçıları olan ... ve ... hakkında itirazın iptali davası açılmış olup, Yargıtay 19. Hukuk dairesinin 2013/1147 Esas sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, açılan mirasın reddi davası bekletici mesele yapılmış ve yapılan yargılama sonunda ... yönünden mirasın hükmen reddedildiğinin tespitine karar verilmesi nedeniyle davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekmektedir. Diğer davalı ...'...
Her ne kadar davalılara mirasçılık sıfatları nedeniyle dava yöneltilmiş ise de her iki davalının da mirası reddettikleri, mirasın reddi nedeniyle terekeye dahil olan davadaki husumetin davalılara yöneltilemeyeceği gözetilerek davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkememizce davanın reddine karar verilmiş ise de davacının davayı davalılara yöneltmesinde bir kusurunun bulunmadığı gözetilerek davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir....


