WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Eldeki davada birleşen dava davalısı olan mirasçıların, mirası reddetmiş bulunmalarının, davada hüküm kurulurken gözetilmesi gerekmekle mirasın reddine karar verildiği durumlarda, mirasçılar aleyhine tazminata karar verilemeyecek olmakla temyiz eden birleşen dava davalıları ile ilgili olarak, mirasın reddi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, mirasın hükmen reddi kararının kesinleşmesi nedeniyle TMK'nın 612 nci maddesine göre terekenin tasfiyesinin sağlanması için Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından tasfiye memuru atanması ve tasfiyenin yapılması için bekletici mesele yapılması, ayrıca mahkemece tasfiye memuruna gerekli tebligatların yapılması gerektiği kabulü ile, mahkemece, usulen taraf teşkili sağlanılmalı ve mirası ret olgusu da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir. Hüküm, bu nedenlerle yerinde görülmemiş kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR 1....

Şu hale göre, borçluların başvurusu, borca itiraz niteliğinde olup, borca itirazın ise takibin şekline göre uygulanması gereken İİK. nun 62/1. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 7 günlük sürede icra dairesine yapılması zorunludur. Pek tabidir ki ödeme emri tebliğ tarihi itibariyle mirasın reddi yoluna başvurulmuş olmakla, henüz yargılamanın devam ediyor olması durumunda, borçlunun mirası reddettiğini İİK. nun 62/1.maddesinde öngörülen yasal sürede icra dairesine itiraz olarak bildirmesi halinde itirazın kaldırılması talebinin incelenmesi sırasında bu dava bekletici mesele yapılacaktır. (İİK. m.68/4) O halde, icra takibinin şekline göre borçluların borca itirazlarını icra müdürlüğü yerine icra mahkemesine bildirmesi gereksiz ve geçersiz bir işlem olup, sonuç doğurmayacağından, mahkemece istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe kabulü ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Bu hüküm çerçevesinde, mirasın hükmen reddi bir süreye tabi olmayıp, mirasçılar, alacaklılara karşı açacakları tespit davası ile terekenin borca batık olduğunun tespitini her zaman isteyebilecekleri gibi, mirasçılara karşı açılacak davada defi olarak da her zaman terekenin borca batık olduğu ileri sürülebilecektir. Davalılar vekili savunmasında; terekenin borca batık olduğunu, mirasın hükmen reddi hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunmuş, mahkemece terekenin borca batık olup olmadığı, murisin aciz içinde ise mirasın hükmen reddi şartlarının var olup olmadığı konusunda araştırma yapılmaksızın karar verilmiştir. Terekenin borca batık olduğunun tespitine karar verilebilmesi için; mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle terekenin aktif ve pasifinin belirlenerek, tereke pasifinin aktifinden fazla olması yanında; mirasçıların terekeye sahiplenme anlamına gelecek hukuksal bir işlemde bulunmamış olması da gereklidir....

Asliye Hukuk Mahkemesine 07/10/2021 tarihinde 2021/265 Esas numaralı dosya ile alacaklı müvekkil aleyhine tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde irtifak hakkı kurulması davası açtığını, davalıların açılan davadan bir sonuç alamayacaklarını fark edince ilgili davadaki davacı sıfatını sonlandırdıklarını ve bahsi geçen Sulh Hukuk Mahkemesi kararları ile mirasın gerçek reddi kararı aldırdığını, hile yapmak suretiyle borçlu sıfatından kurtulmaya çalışan ... ve ...'in devlet memuru olarak çalıştığını, bu şartlarda müvekkilinin alacağının davalılardan tahsil imkanı mevcutken diğer mirasçı olan ...'den tahsilinin mümkün olmadığını, bu şartlarda mevcut davada müvekkilinin menfaatinin olduğunun açık olduğunu, davalı yanın, sırf borçlarını ödememek ve alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla 25/10/2021 tarihinde mirasın gerçek reddi kararı aldırdığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C....

İcra Müdürlüğünün 2013/1868 esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından borca itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ve icra takibinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davalıların, muris olan babalarının terekesinin borca batık olduğu gerekçesiyle mirasın reddi davası açtıkları, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/177 esas ve 2014/514 karar sayılı dosyasında murisin ölümünden sonra terekenin aktifini oluşturan hesap bakiyesinin mirasçılar tarafından çekildiği, bu şekilde terekenin tesahüp edildiği, terekeyi tesahüp eden mirasçıların mirasın reddini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddedildiği, kararın Yargıtay 14. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği gerekçesiyle itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacak tutarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir. ... 2....

SHM'nin 2018/1083 esas, 2018/115 karar sayılı ve 09/10/2018 tarihli mirasın hükmen reddi kararlarıyla mirası reddettikleri, mirasın reddi kararının iptali için dava açılmadığı ve mirasçıların mirası reddettikleri bilinemeyeceğinden kötüniyet tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne davacıların İstanbul ... İcra Dairesi'nin .. esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, tahsil edilen 3.431,56-TL'nin 08/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, mirası reddetmiş davacıların gizlenmiş bir tereke malının bulunmadığını ispat etmeleri gerektiğini, mahkemenin bu hususu araştırmadığını; murisin davacı ve oğlu ...'ın yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti.'...

Alacaklı tarafından seçilen takibin şekline göre uygulanması gereken İİK.'nun 168. maddesi hükmüne göre; her türlü itirazın, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine yapılması zorunlu olup, bu haliyle, borçlunun itirazlarını, icra mahkemesi yerine icra dairesine bildirmesi yasal olmadığı gibi, yanlış merciye başvurusu hukuki sonuç da doğurmaz. Somut olayda, borçlunun, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte borçlu muris Şemsettin Suruç'un borca batık olarak vefat etmiş olması nedeniyle, TMK'nun 605/2. maddesi uyarınca mirası reddetmiş sayıldığını, mirasın reddedildiğinin tespiti için Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/153 Esas sayılı dosyası ile mirasın hükmen reddinin istendiğini, davanın derdest olduğunu, bekletici mesele yapılmasını, kendisine ödeme emri gönderilmesinin hatalı olduğunu, muhtıra gönderilmesi gerektiğini ileri sürerek, ödeme emrinin ve takibin iptali talebiyle icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır....

Davalılar vekili, sözleşme tarihi itibariyle talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca mirasın borca batık halde olduğunu belirterek davanın öncelikle zamanaşımından aksi halde esastan reddine ve %20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre muris ...'ın 03/02/2014 tarihinde vefat ettiği, davalıların muris ...'ın mirasçıları olduğu, davacınıın talep ettiği alacağa göre muris ...'ın terekesinin borca batık olduğu, davalı mirasçılarının da murisin terekesini kabul anlamına gelen davranışlarının olmadığı, mirasın hükmen reddi nedeniyle, davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir....

Bu maddenin uygulanabilmesi için icra takibinin mirasın reddi süresinde yapılması ya da murisin takibe başlandıktan sonra ölmüş olması gerekir. İİK.nun 53.maddesine aykırı olarak takip yapılması ya da takip işlemlerine devam edilmesi nedenlerine dayalı olarak ilgililer İİK. nun 16.maddesi uyarınca icra mahkemesine şikayette bulunabilirler. İİK. nun 53.maddesine aykırılık iddiası ise kamu düzeni ile ilgili olduğundan İİK'nun 16/2.maddesi uyarınca şikayet süresiz olacaktır.Somut olayda murisin takipten önce öldüğü ve mirası ret süresi geçtikten sonra mirasçılar hakkında takip başlatıldığı, mirasın reddine ilişkin mahkeme kararının ise icra takibinden önce 30.05.2014 tarihinde alındığı görülmektedir....

Yukarıda belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmekle birlikte davacı tarafça lehine yargılama gideri ile vekalet ücretinin talep edildiği, buna karşılık davalı yanca davanın açılmasında kusurunun bulunmaması nedeniyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ile aynı zamanda aleyhine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiği yönündeki taleplerin incelenmesi gerektiği anlaşılmakla öncelikli olarak icra dosya borçlusunun somut olaydaki gibi mirasın reddine dair karar ile birlikte bu sıfatın kaldırılmasına dair imkanının neler olduğu konusunda yapılan değerlendirmede borçlunun ya ödeme emrinin tebliği üzerine yasal itiraz süresi içende mirasın reddine dair kararı icra müdürlüğüne ibraz ile takibin kendisi yönünden iptalini talep edebileceği, ya itiraz süresinin kaçırılması halinde doğrudan icra tetkik mercinine yada önce icra müdürlüğüne itiraz kabul olmazsa tetkik mercine icra memur muamelesini şikayet yolu ile götürüp takibin kendisi yönünden iptalini talep edebileceği...

UYAP Entegrasyonu