Dava, TMK'nun 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi, murisin borçlu olmadığının tespiti ve icra takibinin iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece her ne kadar üç talep bakımndan da davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mirasın hükmen reddi davasının niteliği gereği diğer davalarla birlikte görülmesi mümkün değildir. O halde mahkemece, menfi tespit ve icra takibinin iptali davası tefrik edilmeli ve bu davaların sonucu bekletici mesele yapılmalıdır. Eldeki mirasın hükmen reddi davası için ise murisin ölüm tarihi itibariyle menkul kaydının bulunup bulunmadığının tespiti için ilgili banka şubelerine yazı yazılmalıdır. Ayrıca, davacının Av. ...'a verdikleri vekaletnamede mirasın reddini içeren özel yetki bulunmadığından davacı vekiline özel yetkiyi içeren vekaletname sunması için süre verilmesi ve bu eksikliğin tamamlattırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin murisi eşi ....’in ölümünden sonra...Sulh Hukuk Mahkemesi’nde reddi miras talebinde bulunduğunu, mahkemece davanın kabul edildiğini ve kararın 12.01.2012 tarihinde kesinleştiğini, davalı alacaklı bankanın murisin borcu nedeniyle mirasçılar aleyhine 02.07.2012 tarihinde takibe giriştiğini, müvekkilinin itiraz etmesine rağmen takibin devam ettiğini, mirasın reddi nedeniyle icra takibinde sıfatının bulunmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının murisinin müvekkili bankaya olan borcu nedeniyle davacı aleyhine 09.05.2012 tarihinde takibe girişildiğini, davacının itiraz etmediğini, takibin kesinleştiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının süresi içinde murisin mirasını reddettiği, mirasın reddinin iptaline ilişkin herhangi bir dava da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir....
ye ise 01.8.2014 tarihinde tebliğ edildiği halde mirasın reddi kararına dayalı olarak 08.8.2014 tarihinde icra takibine itiraz ettikleri anlaşılmaktadır. Bu itibarla, itiraz, İİK'nun 168/1-5. maddesinde öngörülen yasal 5 günlük süre geçirildikten sonra yapılmış olduğundan, adı geçen borçlular hakkındaki takip kesinleşmiş bulunmaktadır. Belirtilen durum karşısında, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde mirasın reddine ilişkin mahkeme kararını icra mahkemesine sunmak suretiyle takibin iptalini isteyemeyeceği açıktır. Hal böyle olunca, mahkemece, istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Takip tarihinin 02.02.2016 olduğu, ödeme emrinin, mirasçı borçlulara 15.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, mirasçıların 01.02.2016 tarihinde mirasın reddi davası açtıkları, ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/76 Esas sayılı dosyasında, 06.04.2016 tarihinde davanın kabulüne, mirasın reddedildiğinin tespitine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, takip tarihinden önce mirasın reddi davasının açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, mahkemece, takibin durdurulmasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra dosyaları tetkik edildiğinde; davalı banka tarafından-------- karşı takipler başlatıldığı, borçlunun ----tarihinde vefat ettiği, bunun üzerine davalıca takibin müteveffanın mirasçılarına yöneltildiği ve takibe davacının da içinde olduğu mirasçılar yönünden devam edildiği anlaşılmıştır. Davacıca mirasın reddi için -----Mahkemesi'nde dava açıldığı, aynı mahkemenin ------- Sayılı kararıyla mirasın reddedildiğinin tespit edildiği, kararın 06.07.2015 tarihinde kesinleştiği, bu hususun 12.02.2016 tarihinde icra dosyasına dilekçe ile bildirildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda, davacıca müteveffanın ölümü üzerine mirasın reddi için --- tarihinde ----- dava açıldığı, aynı mahkemenin -------Sayılı kararıyla mirasın reddedildiğinin tespit edildiği, bu kapsamda davacının davaya konu takipler nedeniyle mirasın reddi sebebiyle davalıya borçlu olmadığının anlaşılmakla,------- sayılı dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir....
Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar, bekletici mesele yapılamaz”hükmü yer almaktadır. Buna göre borçlu mirasçıların başvuruları üzerine, icra mahkemesince borçlulara İİK'nun 68/3.maddesi uyarınca mirasın hükmen reddedilmiş olduğunun tesbiti amacıyla mahkemede dava açmaları ve ilam getirmeleri için uygun bir süre verilmesi ve bu hususun bekletici mesele yapılması gerekir. Somut olayda şikayetçi borçlular mirasın reddi davası açtıklarını beyan ederek dosya numarasını bildirmişlerdir. Buna göre; mahkemece, Takip borçlusu olarak gösterilen muris ... yönünden ödeme emrinin iptali ile mirasın reddi davası açan şikayetçi borçlulara bu hususta ilam getirmeleri için süre tanınması ve açılan mirasın reddi davası bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/2192 Esas sayılı mahkeme kararını sunarak takibin iptalini istedikleri, mahkemece, şikayet dilekçesinde belirtilen... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/2192 Esas sayılı “mirasın reddine dair” mahkeme kararının ...’yü kapsamadığı, ... hakkında mirasın reddine dair bir başka karar olduğu iddiasının ise iddianın genişletilmesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle ... hakkındaki istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, borçlular vekilinin icra mahkemesine 10.02.2015 tarihli başvuru dilekçesinde, mirasın reddine dair.... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/2192 Esas sayılı mahkeme kararına dayandıkları, ancak icra takip dosyası içeriğinden ... hakkında mirasın reddi kararının .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/2844 Esas sayılı mahkeme dosyasından verildiği görülmüştür. Bu durumda, borçlu ... vekili, takibin iptalini mirasın reddi kararına dayandırdığı için mirasın reddine dair .......
Her ne kadar Hukuk Genel Kurulu’nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 E. - 2014/929 K. sayılı olup, Dairemizce de benimsenerek içtihat değişikliğine gidilen kararı ile; mirasın reddi nedeniyle borçtan sorumlu olunmadığına ilişkin iddianın, borca itiraz olduğu ve ödeme emrinin tebliği üzerine takibin şekline göre yasal süre içinde ilgili merciye yapılması gerektiği kabul edilmiş ise de, bu ilke, mirasın reddine ilişkin mahkeme kararının, icra takibinin kesinleşmesinden önceki bir tarihte alındığı hallerde uygulanmaktadır. Somut olayda, muris Cemal Alkin'in takipten önce 17.12.2010 tarihinde vefat ettiği, takibin mirasçılar hakkında 04.09.2012 tarihinde başlatıldığı, şikayetçi borçluya ödeme emrinin 10.09.2012 tarihinde tebliğ edildiği, mirasın hükmen reddine ilişkin davanın, 17.09.2012 tarihinde açıldığı, .. 1....
Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.05.2011 gününde birleştirilen davacılar tarafından davalı aleyhine 13.06.2011 tarihinde verilen dilekçeler ile asıl davada mirasın reddinin iptali, birleştirilen davada mirasın hükmen reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; birleştirilen davada mirasın hükmen reddi davasının reddine, mirasın reddinin iptali konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 13.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar-birleştirilen davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava, mirasın hükmen reddinin iptali; birleştirilen dava, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir....
Bank A.Ş. ve ... hakkında 02/10/2018 tarihinde mirasın hükmen reddi istemiyle dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda “muris ...’ın terekesinin borca batıklığı nedeniyle davacı yönünden mirasının hükmen reddine” ilişkin 28/05/2019 tarihli kararın verildiği, bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması sebebiyle kararın 10/09/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 17/04/2018 tarihli .../... Esas ve .../... Karar sayılı mirasçılık belgesi incelendiğinde; davalı ...’in mirasçısının ...olduğu görülmüştür. Kadıköy ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 13/12/2012 tarihli .../... Esas ve .../... Karar sayılı kesinleşmiş karar örneği incelendiğinde; ...’in davalı muris ...’in mirasını reddine ilişkin kararın verildiği görülmüştür. İstanbul Anadolu ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin .../... Tereke Esas ve .../......


