Davalı-karşılık davacı vekili, davacı-karşılık davalının müvekkilinden aldığı akaryakıt bedelinin ödememesi üzerine başlattıkları takibin davacı-karşılık davalıya tebligat yapılarak kesinleşmesinden sonra davacı-karşılık davalının annesinin 30.05.2005 tarihinde haricen 1.700 TL ödemede bulunduğunu, ancak davacı-karşılık davalının daha sonra usulsüz tebligat itirazında bulunarak borca itirazı üzerine takibin durduğunu, davacının borçlu olduğu parayı ödediğini bildirerek davanın reddi ile %40 tazminatın davacı-karşılık davalıdan tahsilini istemiş, ayrıca davacı-karşılık davalının ... 2.İcra Müdürlüğünün 2003/16996 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %40 tazminatın davacı-karşılık davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
olmadığını ve takibin durdurulmayarak kesinleştiğini maaşına haciz konulması ile öğrendiği, borca itirazını süresi içinde yaptığını düşünen borçlu vekilinin icra mahkemesine tebligatın usulsüz tebliğ şikâyetinde bulunacağının düşünülemeyeceği, borçlunun maaşına haciz konulduktan sonra hakkındaki takibin kesinleştiğini ve ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini öğrendikten sonra yasal 7 günlük süre içinde icra mahkemesine başvurduğu, ödeme emri tebliğinin Tebligat Kanunu’nun 20, 21 ve özellikle Tüzüğün 28. maddesi uyarınca usulsüz olduğu gerekçeleriyle direnme kararı verilmiştir....
İcra Müdürlüğü’nün 2015/12289 Esas sayılı takip dosyasında ödeme emri tebliğ edilen adresin mernis adresi olmadığını, öte yandan tebliğ imkansızlığının neden kaynaklandığının tebliğ mazbatasından anlaşılamadığını, icra takip dosyasındaki mevcut tebligatların hiçbir gerekçe gösterilmeden aynı konutta birlikte oturan sıfatıyla annesine tebliğ edildiğini, ihtiyati tedbir isteğinin kabulü ile takibin geçici olarak durdurulması ve usulsüz ödeme emri tebliğinin iptali ile tebliğ tarihinin 22/01/2016 olarak düzeltilmesi istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece, şikayetin reddine karar verilmiştir....
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğinin tespiti ile öğrenme tarihi olarak bildirilen 23.08.2019 tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Somut olayda; yetkili icra müdürlüğünce borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilmesi üzerine, şirket vekilinin 03.11.2018 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçesinde usulsüz tebligat iddiasında bulunmadığı, sadece borca ve faize itiraz ettiği, ancak müdürlükçe itirazın reddine karar verildiği, borçlu vekilinin yargılama aşamasında da usulsüz tebligat iddiasının bulunmadığı, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere yerinde olmayan icra müdürlüğü kararının iptali gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 18.02.2020 tarih ve 2019/1210 E. - 2020/416 K. sayılı istinaf talebinin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA ve ... Anadolu 14....
Hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu'nun 41 ve HMK'nun 73, 81, 82 ve 83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Somut olayda, takip dayanağı ilamda borçlunun vekil ile temsil edilmesi nedeniyle icra takibinde tebliğ işlemlerinin adı geçenin vekiline yapılması gerekmektedir. Ancak, icra emrinin borçlu asile tebliğ edilmesinden sonra, borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurarak, tebligatın asile gönderildiğinden bahisle, icra emrinin iptali istemi yanında, takibin esası ile ilgili itiraz ve şikayetlerini de ileri sürdüğü görüldüğünden, adı geçenin tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle icra emrinin iptalini talep etmesinde hukuki yararı kalmamıştır.Bu durumda icra emrinin iptali gerekmez. Mahkemece, borçlunun diğer şikayet nedenleri hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle icra emrinin iptali doğru değildir....
Davalı tarafa dava dilekçesinin Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine uygun bir şekilde tebliğ edilmediği davalı tarafça Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'na posta görevlisi hakkında usulsüz olarak tebligat yapılmasına ilişkin şikayette bulunulduğu, bu şikayet sonucunda söz konusu posta görevlisi hakkında bu eylemden dolayı kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebligat yapılmaması nedeniyle davalıya tekrar tebliğ yapılıp taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İİK'nun 82/1-12. maddesinde yer alan haczedilmezlik şikayeti, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tabidir. Bu süre öğrenme tarihinden başlar. Somut olayda, borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunduğu taşınmazına 11.08.2014 tarihinde tapuda haciz şerhi işlendiği, İİK'nun 103. maddesine ilişkin davetiyenin borçluya 27.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun şikayet dilekçesinde 103 davetiyesi tebliğ işlemine yönelik bir tebligat usulsüzlüğü iddiasının bulunmadığı, icra mahkemesine yapılan meskeniyet şikayeti başvurusunun ise 24.08.2015'te olduğu anlaşılmaktadır....
Somut olayda, kıymet takdiri talimat yoluyla, Hanak İcra Müdürlüğünce yapılmış olsa da uyuşmazlığın davacının usulsüz tebligat şikayetine ilişkin olduğu anlaşılmakla şikayeti inceleme yetkisi Rize İcra Hukuk Mahkemesi'ne aittir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri ile 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince; Rize İcra Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 31/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi....
B.İstinaf Sebepleri Borçlu, alacaklının tebligat yapılan adresteki iş yerini başka bir şirkete kiraya verdiğini, kendi şirketinin adresinin de tebligat tarihinden önce değiştirildiğini ve ticaret sicilinde yayımlandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı C.1.Gerekçe ve Sonuç İlk Derece Mahkemesi ile aynı gerekçe ile borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu, istinaf dilekçesi içeriğini aynen tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte ödeme emri tebligat usulsüzlüğü şikayeti ile hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 16, Tebligat Kanununun 10 ve 21 maddeleri. 3....


