Tarafların biri, borcu ile alacağını takas ettiğini karşı tarafa bildirerek, bu hakkını kullanmış olacaktır. Takas hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir haktır. Borçlunun takas hakkını kullanma isteğini, alacaklıya bildirmesi gerekir. Takas bir sözleşme olmadığı içi karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Takas aynı zamanda borcu sona erdirdiği için bir tasarruf işlemidir. Bu nedenle, borçlu takas edilecek alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olmalıdır. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir....
Davalının, dava dayanağı olayı ve borcun varlığını inkâr etmeden, borçlu bulunduğu edimi, özel bir sebebe dayanarak yerine getirmekten kaçınmasına imkân veren hakka defi denir. En tipik örneği, zamanaşımı def'idir. Defiler, dava dilekçesine cevap verilirken ileri sürülmelidir. Aksi halde, davalı "savunmanın genişletilmesi yasağı" ile karşılaşabilir. Defiler, davada ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmazlar. Takas ve mahsup bir defidir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir....
Ancak, süresinde yapılmayan takas def'ine, HMK'nın açıkça muvafakat öngören 141/2. maddesinin yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden önce savunmanın genişletilmesine muvafakat edilmediği bildirilerek hemen karşı konulmadığı takdirde zımni olarak savunmanın genişletilmesine rıza gösterilmiş sayılır. Takas ve mahsup birbirinden farklı kavramlardır. Mahsupta, birbirinden ayrı ve bağımsız iki alacak mevcut olmayıp, alacak miktarından belli olgular dolayısıyla indirme talebi bulunmaktadır. Alacaktan indirilecek olan meblağ bir karşı alacak değildir. Mahsup, alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Mahsup itirazının karşı dava olarak ileri sürülmesine gerek olmadığı gibi, ayrı bir davada istenmesi zorunluluğu da bulunmamaktadır. Takasta ise, birbirinden bütünüyle ayrı ve bağımsız, karşılıklı iki alacak (borç) vardır....
Dolayısıyla, taraflar arasında alacak ve borç miktarları yönünden yargılamayı gerektirir bir husus bulunmamakta olup İcra ve İflas Kanunu'nun 33. ve devamı maddeleri uyarınca icranın geri bırakılması (takas ve mahsup) istemine ilişkin olup bu hususta yargılama yapma görevi icra mahkemelerine ait olduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....
Dolayısıyla, taraflar arasında alacak ve borç miktarları yönünden yargılamayı gerektirir bir husus bulunmamakta olup İcra ve İflas Kanunu'nun 33. ve devamı maddeleri uyarınca icranın geri bırakılması (takas ve mahsup) istemine ilişkin olup bu hususta yargılama yapma görevi icra mahkemelerine ait olduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....
Davalı savunmalarında; bunlarla ilgili davacı ve temlik eden Sedat adına ödemeler yaptığını savunduğu anlaşılmış olup davalının aynı sözleşmeden kaynaklanan davacıdan alacağı bulunduğuna dair savunması mahsup itirazı niteliğindedir. Her ne kadar davalı tarafın mahsup talebi karşı davada ileri sürülmesi gerektiği gerekçesiyle dikkate alınmamış ise de; 6098 sayılı TBK'nın 639. maddesi gereğince iki kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki tarafın her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Takas borcu sona erdiren nedenlerden biridir. Takas karşı dava olarak ileri sürülebileceği gibi def'i olarak da ileri sürülebilir. Davalı tarafın süresinde sunduğu cevap dilekçesi ve beyanlardan anlaşılması halinde mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takas Mahsup Talebi K A R A R İncelenmesi gerekli bulunduğundan; .... İcra Müdürlüğü'nün 2013/1675 Esas ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2013/1676 Esas sayılı takip dosyaları aslının incelendikten sonra iade edilmek üzere ya da okunaklı onaylı örneklerinin tüm bilgileri ile noksansız ve sıralı olarak temin edilip eklenmesinden sonra gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 16.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda mahkemece takas ve mahsup iddiası ile alakalı delillerin incelenip davalının ayıplı mal dışındaki zarar talebi de açıklattırılıp gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu konuda eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ:Yukarıda 1 nci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı, dava dilekçesi ekli meşruhatlı duruşma gün ve saatini bildiren davetiye kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılamada; davacının takas ve mahsup iddiasını icra dairesinde ileri sürebileceği veya icra tetkik mahkemesinden talep edebileceği, bu konuda ayrı bir dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının faturadan borcu bulunduğunu alacaklarının Kastamonu Bölge Müdürlüğü'nün talebi üzerine alacağının devredildiğini, işlemin hukuka aykırı olduğundan bahisle yapılan takibe itirazın iptalini dilemiştir. Davalı cevap dilekçesi Kastamonu mahkemelerinin yetkili olduğunda bahisle yetki itirazında bulunmuş, şirkete borcu nedeniyle takas mahsup edildiğini, mahsuba ilişkin yetkileri olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. Dosyamına davalı tarafça sunulan belgeler uyarınca davacının TEİAŞ 11. Bölge Müdürlüğü (Kayseri)'den fatura alacağının bir kısmı TEİAŞ 22. Bölge Müdürlüğü (Kastamonu)'nün talebi üzerine TEİAŞ 22. Bölge Müdürlüğü (Kastamonu)'ne gönderildiği anlaşılmıştır. Davalı idare kendileri ile yapılan sözleşme kapsamında ***tarihli sözleşmeler *** tarihli sözleşmeler uyarınca takas mahsup hakları olduğundan bahisle davanın reddini dilemiştir....


