WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

II- * 6908 sayılı TBK'nın 139. maddesinin ilk iki fıkrasında, "İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir." hükmünü içermektedir. Takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, savunma olarak ta ileri sürülmesi olanaklıdır. İlke olarak, takas def'i de diğer def'iler gibi cevap dilekçesinde süresinde ileri sürülmelidir. 10 günlük cevap süresinde ileri sürülmediği takdirde savunmanın genişletilmesi yasağı ile karşılaşabilir. Takas ve mahsup birbirinden farklı kavramlardır. Mahsupta, birbirinden ayrı ve bağımsız iki alacak mevcut olmayıp, alacak miktarından belli olgular dolayısıyla indirme talebi bulunmaktadır. Alacaktan indirilecek olan meblağ bir karşı alacak değildir. Mahsup, alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir....

alacağının davalı tarafça alınan kira bedellerinden takas- mahsup edilmesini" talep ettiğine göre mahkemece davacının takas-mahsup talebi dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ve davalının yaptığı imalat ve masraflara ilişkin hakkı saklı tutulmak suretiyle karar verilmesi doğru değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 18.889 Alman Markının temerrüt tarihinden itibaren faiziyle tahsiline,1.500 YTL teminatın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı davalıya satıp teslim ettiği hayvanların bakiye satış bedeli ile geç ödeme nedeniyle cezai şartın ve haksız olarak nakte çevrilen teminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ise davalının sözleşme ile kararlaştırılan karşı edimlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle takas ve mahsup definde bulunmuştur.Mahkemece davalının takasa konu alacağının olmadığı gerekçesi ile takas ve mahsup defi talebi reddedilmiştir.Öncelikle davalıya 25.4.1997 tarihinde tebliğ edilen dava dilekçesi ve duruşma günü tebligatının incelenmesinde “…aynı...

şantiye elektrik tüketim bedelinden 3.991,00 TL'lik bölümünün davacının sorumluluğunda olduğu ve davacı tarafça bu bedelin de ödenmediği, davalının takas ve mahsup talebi doğrultusunda söz konusu bedellerin davacının talep edebileceği eksik ve ayıplı imalattan mahsubunun gerektiği, bunun yapılması halinde davacının talep edebileceği herhangi bir alacağın kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir....

Davalı vekili, davacının talebi üzerine kredi kartı verildiğini ve imzaladığı virman takas mahsup talimatı doğrultusunda davalı banka nezdinde bulunan maaş hesabı ve yetim aylığı maaşından kesinti yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı hakkında verilmiş bir haciz kararı olmadığı, İİK 82. ve 83. maddeleri gereği mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların geçerli olmadığı, temliknamede yer alan hükmün 4077 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca haksız şart olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 19....

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının takas-mahsup talebinin yargılama sırasında değerlendirilmesinin gerekip gerekmeyeceği noktasında toplanmaktadır. ... HUMK'nun 204.maddesinde, takas-mahsup talebinin davayı mütekabile (karşı dava) addolunacağı belirtilmiştir. Borçlar Kanununun 122.maddesi uyarınca, takas, borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle vaki olacağından, takasın sağlanması için mutlaka ayrı bir dava veya karşı dava açılması gerekmez. Borçlu, kendisine karşı açılmış olan bir dava içerisinde takas-mahsup talebinde bulunabilir ve böylesi bir talep, usul hukuku anlamında bir defi niteliği taşır .......

Takas bir defidir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. 6098 Sayılı Borçlar Kanununun 102.maddesinde mahsup; “ Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, davalı takas def'inde bulunmakla beraber mahsup talebinde bulunmuştur. Yukarıda da belirtildiği üzere, mahsup her aşamada ileri sürülelir. Yeterki davacının savunmasının genişletilmesi itirazı ile karşılaşmasın. Davalının mahsup talebi, davacının, süresinde olmadığı yönünde bir savunması ile de karşılaşmamıştır....

Mahsupta, birbirinden ayrı ve bağımsız iki alacak mevcut olmayıp, alacak miktarından belli olgular dolayısıyla indirme talebi bulunmaktadır. Alacaktan indirilecek olan meblağ bir karşı alacak değildir. Mahsup, alacağın gerçek belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Mahsup itirazının karşı dava olarak ileri sürülmesine gerek olmadığı gibi, ayrı bir davada istenmesi zorunluluğu da bulunmamaktadır. Takasta, birbirinden bütünüyle ayrı ve bağımsız, karşılıklı iki alacak (borç) vardır. Ayrıca takas edilecek alacakların muaccel, dava edilebilir olması ve takas hakkının kanunla veya tarafların yapmış oldukları bir sözleşmeyle ortadan kaldırılmaması gerekir. Bu alacak sahiplerinden her biri takas ileri sürebileceği gibi, bu yola gitmeksizin alacaklarını ayrıca dava konusu edebilirler. Takas savunmasında bulunan taraf, hem kendi, hem de karşı tarafın alacağını ortadan kaldırmayı istediğinden, her iki alacak üzerinden de etkin olur. Bu niteliği ile takas, inşai bir haktır....

Mahkememizce Bankacı bilirkişi .... ve Hesap Bilirkişisi ........' den davalı bankanın konkordato kesin mühlet kararına rağmen takas-mahsup yasağına aykırı davranıp davranmadığı, dava konusu çeklerin banka borcuna mahsup edip etmediği, etmiş ise bu durumun takas-mahsup yasağına aykırılık teşkil edip etmediği, davacı tarafından çek bedelinin davalı bankadan talep edilip edilemeyeceği, çeklerin davalı bankaya temlik cirosu ile devredilip edilmediği hususlarında aldırılan 01/03/2022 havale tarihli kök ve 16/08/2022 havale tarihli ek raporun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle itibar edilmiştir....

Takas aynı zamanda borcu sona erdirdiği için bir tasarruf işlemidir. Bu nedenle, borçlu takas edilecek alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olmalıdır. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Somut olayda davalı borçlunun İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2004/901 Esas, 2011/444 Karar sayılı ilamı ile toplam 15.000,00 TL istirdat haklarının saklı tutulmasına karar verilerek kesinleşmiş olması, davacı tarafça 3 ayrı icra takibinde talep edilen toplam alacağının ise 7237,15 TL olması karşısında davalının takas-mahsup talebi gözönüne alınarak yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/02/2018 gününde oy birliği ile karar verildi....

UYAP Entegrasyonu