Mahkemece belirtilen şekilde işlem yapılmaksızın ve birleşen davada, hasarın mahsup edilerek bakiye kısım yönünden talepte bulunulduğu iddiası dikkate alınmaksızın, birleşen davada tüm hasar bedelinin dava konusu edilmiş gibi hüküm kurulması doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçesiyle kaldırılmıştır.Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrasında, kaldırma kararı doğrultusunda kaldırma kararı öncesi rapor alınan -----ek rapor alınmasına karar verilmiş, 13/10/2021 tarihli 1.Ek Raporda; -İstinaf Mahkemesinin kararı gereği takas mahsup işleminden sonra esas dosya davacısı ----esas dosya davalısı -----alacağının bulunmadığı, -Birleşen dosya kapsamında İstinaf Mahkemesinin kararı gereği takas mahsup işleminden sonra davacı -----talebi olan icraya esas 7.461,52- USD bakiye alacağının SDR üst limitinin altında kalmiş olması nedeni ile gerçek zarar olarak değerlendirilmesi gerektiği, -Söz konusu alacağa asıl davadaki takas mahsup savunmasının İstinaf Mahkemesi kararına göre davacıya ulaştığı tarih...
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, takas-mahsup definde bulunmuştur. Davacı sigorta şirketi, TTK'nun 1301. maddesinde yer ... yasal halefiyet hakkına dayanarak sigorta ettiren yerine geçmiş ve bu sıfatla dava açmıştır. Zarara sebebiyet veren davalı, sigorta ettirene karşı haiz olduğu defileri sigortacıya karşı da ileri sürülebileceğinden, davacının kusuru oranında davalının takas-mahsup talebi konusunda da bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 14.00 YTL peşin harcın onama harcından mahsubuna 22.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
nin 18.01.2000 tarih 995398 sayılı 496.800,00 TL bedelli ve 15.02.2000 tarih 1064801 sayılı 100.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının davacıya iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde iptâline karar verilerek talep kabul edilmiştir. Davalının mahsup talebi yönünden mahsup yapılırken davacı alacağı ve mahsuba konu davalı alacakları için faiz işletilerek, davacının faiz dahil toplam alacağından, davalının faiz işletilmiş mahsuba konu alacağı mahsup edilerek karar verilmiştir. Dava, sözleşme ve dava tarihine göre uygulanması gereken 818 sayılı mülgâ BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerine dayalı olarak açılmış alacak ve teminat mektuplarının iadesi davasıdır. 818 sayılı BK 19. maddeye göre, bir sözleşmenin konusu, kanunun gösterdiği sınırlar dairesinde serbestçe belirlenebilir. Sözleşme yorumlanırken de BK 18. madde gereğince tarafların gerçek ve müşterek maksatları esas alınır....
Dairemiz’in 10.06.2013 gün ve 2013/5077 Esas, 2013/8372 Karar sayılı ilamı ile, alacak kalemlerine ilamın kesinleşme tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca yasal faizle hesaplama yapan 30.07.2012 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak sonuca gidilmesi ve takas mahsup talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği gerekçeleriyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın 6100 SY....
Mahsup, alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Mahsup itirazının karşı dava olarak ileri sürülmesine gerek olmadığı gibi, ayrı bir davada istenmesi zorunluluğu da bulunmamaktadır. Takasta, birbirinden bütünüyle ayrı ve bağımsız, karşılıklı iki alacak (borç) vardır. Ayrıca takas edilecek alacakların muaccel, dava edilebilir olması ve takas hakkının kanunla veya tarafların yapmış oldukları bir sözleşmeyle ortadan kaldırılmaması gerekir. Bu alacak sahiplerinden her biri takas ileri sürebileceği gibi, bu yola gitmeksizin alacaklarını ayrıca dava konusu edebilirler. Takas savunmasında bulunan taraf, hem kendi, hem de karşı tarafın alacağını ortadan kaldırmayı istediğinden, her iki alacak üzerinden de etkin olur. Bu niteliği ile takas, inşai bir haktır. Mahsup ise bir inşai hak ya da def'i olmayıp, bir itirazdır. (YHGK'nın 24.05.1950 gün ve 74 E, 31 K sayılı ilamı bu yöndedir.)...
sunulduğu, bu konuda takas mahsup talebinde bulunulduğu, takasa konu paranın davacıya ihtiyacı olduğunu belirtmesi nedeni ile borç olarak verildiğinin iddia edildiği, davacı vekilince bu iddianın kabul edilmediği, söz konusu para makbuzuna konu miktar yönünden iddia ve savunma dikkate alındığında davalının bu paranın davacıya borç olarak verildiğini ispata yönelik delil sunamadığı, ayrıca takas mahsup talebi bir def'i olup davaya cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerektiği, dava konusu olayda ise davalı vekilince cevap dilekçesinde ileri sürülmüş bir takas def'i bulunmadığı, süresinde yapılmış bir takas mahsup def'i bulunmaması da dikkate alınarak davalı ... vekilinin bu iddiasının kabul görmediği, denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına hak kazandığı, adi ortaklık nedeni ile davalıların her birinin sorumluluğu borç ödeninceye kadar devam edeceğinden alacağın davalılardan müteselsilen...
nin tazminatı doğrudan sigortalısı akdi taşıyan ... firmasına ödediği; oysa asıl zarar görenin dava dışı ... firması olduğu; davacının halefiyetinin geçerli bir şekilde rücu hakkı verebilmesi için tazminatın ... firmasına ödenmesi veya temlikin ... firmasından alınmış olması gerektiği; dosya kapsamında ... firmasının ... firmasına tazminatı ödediğinin teyit edilmediği, ayrıca muvafakat veya temlikinin de mevcut olmadığı, Davalı yanın iddia ettiği navlun alacağını takas ve mahsup talebi bakımından öncelikle alacağını İspat etmesi gerektiği, dosyada 4.500 TL artı KDV şeklinde davalı yan navlun alacağının sabit olmadığı," tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi heyet raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.Davacı vekili tarafından bilirkişi heyeti raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuş olup ek rapor alınması talebinde bulunmuştur....
Bu durumda mahkemece ilam ve yasa maddesini nazara alarak, Devlet Bankalarının takip konusu yabancı paraya fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranlarının tespit edilerek alınacak rapora göre sonuca gidilmesi gerekirken bankalarca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına uygulanacağı bildirilen farazi oranlara esas alınarak sonuca gidilmesi ve borçlunun takas mahsup talebi konusunda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İ.İ.K.nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 21.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, davacının alacağı muaccel hale geldiği zaman davalının alacağının henüz mevcut olmadığı ve düzenlenen konşimentoda demuraj giderlerinden alıcının sorumlu olacağı şeklinde düzenleme bulunduğu gerekçesiyle davalının takas- mahsup itirazı reddedilmiş ise de; davalı tarafça delil olarak sunulan ve davacı tarafından da inkar edilmeyen 19.08.2009 tarihli email metnine göre, davalının demuraj bedeli talebi karşısında, davalı, malın boşaltılmasını bütün sorumluluğun kendisine ait olacağını taahhüt etmiştir. Bu durumda mahkemece sözkonusu email metinleri de dikkate alınarak davalının karşı alacağının muacceliyet tarihi ve davacının demuraj bedelinden sorumluluğu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, email yazışmaları ve davalının taahhüdü değerlendirilmeksizin davalının takas- mahsup itirazının reddine karar verilmesi doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı verilen hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir....
Alacaklardan biri, münazaalı olsa bile takas dermeyan olunabilir." hükmünü içermektedir. 6908 sayılı TBK'nın 139. maddesinde de aynı yönde düzenlemeler yer almaktadır. Yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında ileri sürülmesi mümkün olduğu gibi, terditli olarak beyan edilmesi de takasın şarta bağlandığı anlamına gelmemektedir. Takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, savunma olarak da ileri sürülmesi olanaklıdır. Takas ve mahsup birbirinden farklı kavramlardır. Mahsupta, birbirinden ayrı ve bağımsız iki alacak mevcut olmayıp, alacak miktarından belli olgular dolayısıyla indirme talebi bulunmaktadır. Alacaktan indirilecek olan meblağ bir karşı alacak değildir. Mahsup, alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Mahsup itirazının karşı dava olarak ileri sürülmesine gerek olmadığı gibi, ayrı bir davada istenmesi zorunluluğu da bulunmamaktadır....


