WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Davalı sözleşme gereğince davacıya 8.000 USD depozito vermiş olup, cevap dilekçesi ile takas ve mahsup talebinde bulunmuştur. Davada davacının toplam tazminat alacağı miktarı nazara alınarak bu miktar üzerinden davalı tarafından ödenen depozito miktarı mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken takas mahsup talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 20/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Somut olayda, borçlu aleyhinde menfi tesbit ilamında hükmedilen vekalet ücreti ve yargı gideri alacaklarının avans faiziyle tahsili istemiyle takip başlatıldığı, borçlu vekilinin, faiz başlangıç tarihi ve niteliğine itiraz ile takas mahsup talebinde bulunduğu, Mahkemece bilirkişiye ilam kesinleşme tarihinden ve de karar tarihinden itibaren yasal faiz oranı ile faiz hesabı yaptırıldığı, karar tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa 1.maddesinde belirlenen yasal faiz oranına göre yapılan hesaplama Mahkemece kabul edilerek, istenen faiz miktarlarının düzeltildiği, takas mahsup talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği görülmektedir....

Davalı vekili, 2005 tarihinde yapılan genel kurulda ödenmeyen aidatlar için gecikme faizi kararlaştırılmadığını, daha önceden belirlenen 650,00 TL'lik ruhsat harcının daha önce müvekkilince ödendiğini, bilirkişi incelemesi ile davalının davacıya borcu olmadığının anlaşılacağını, bilirkişi raporunda borç tespit edilmesi halinde takas-mahsup talepleri bulunduğunu, istirdat ve manevi tazminat davası nedeniyle müvekkilinin davalıdan asıl ve fer'ileri ile birlikte 21.000,00 TL. alacağı bulunduğunu, mahkemece takas ve mahsup talebinin değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir....

davanın kabulüne birleşen davanını reddine karar verilmesi gerektiğini, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, malzemelerin yıpranmış halleri ile bedelinin hesaplanması gerektiğini, ayrıca müvekkilinin alacağı daha fazla olduğundan takas ve mahsup talebi gereği birleşen davadaki 29.038,12 TL'nin reddedilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir....

Davalının, dava dayanağı olayı ve borcun varlığını inkâr etmeden, borçlu bulunduğu edimi, özel bir sebebe dayanarak yerine getirmekten kaçınmasına imkân veren hakka defi denir. En tipik örneği, zamanaşımı def'idir. Defiler, dava dilekçesine cevap verilirken ileri sürülmelidir. Aksi halde, davalı "savunmanın genişletilmesi yasağı" ile karşılaşabilir. Defiler, davada ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmazlar. Takas ve mahsup bir defidir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir....

İlk Derece Mahkemesince "... davacının bankadan kredi kullanırken ve aynı tarihte verdiği taahhütname ile kredi taksitlerinin maaş hesabından alınması konusunda takas, virman ve mahsup yetkisini davalı bankaya verdiği, bankanın da bu güvenceye dayanarak davacıya kredi kullandırdığı, takas, virman ve mahsup yetkisinin haksız şart olarak değerlendirilemeyeceği, tüketicinin haklı bir sebep olmadan sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edemeyeceği ve ifası yapılmış bedellerin iadesini isteyemeceği..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf talebi ... Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesince, yerel mahkemenin gerekçesi de benimsenmek suretiyle esastan reddedilmiş, davacı vekili bu sefer süresi içinde duruşmalı temyiz talebinde bulunmuş olmakla; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....

Davalının bu savunması takas mahsup niteliğindedir. Takas ve mahsup istemi karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi (HUMK. md. 204 ve HMK 132) sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Yasası'nın 118. maddesi uyarınca def'i yoluyla da ileri sürülebilir. Mahsup talebi ise yargılama devam ettiği sürece karşı tarafın onayı gerekmeden ileri sürülebilir. Bu bakımdan davalı yanın takas mahsup talebi konusunda herhangi bir inceleme, araştırma yapılmaksızın sonuca gidilmesi isabetli olmamış, bozma nedeni sayılmıştır. Diğer yandan dava konusu itibariyle yargılamayı gerektirir özellik arzetmekte olup likit değildir. Davalı takibe itirazında haklıdır. Davacı yararına icra inkâr giderimi takdiri için gerekli yasal koşullar oluşmamıştır. İcra inkâr giderimi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması da doğru olmamıştır. Tüm bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir....

Davalının, dava dayanağı olayı ve borcun varlığını inkâr etmeden, borçlu bulunduğu edimi, özel bir sebebe dayanarak yerine getirmekten kaçınmasına imkân veren hakka defi denir. En tipik örneği, zamanaşımı def'idir. Defiler, dava dilekçesine cevap verilirken ileri sürülmelidir. Aksi halde, davalı "savunmanın genişletilmesi yasağı" ile karşılaşabilir. Defiler, davada ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmazlar. Takas ve mahsup bir defidir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir. MAHSUP KURUMUNUN İNCELENMESİ; I....

Davalının, dava dayanağı olayı ve borcun varlığını inkâr etmeden, borçlu bulunduğu edimi, özel bir sebebe dayanarak yerine getirmekten kaçınmasına imkân veren hakka defi denir. En tipik örneği, zamanaşımı def'idir. Defiler, dava dilekçesine cevap verilirken ileri sürülmelidir. Aksi halde, davalı "savunmanın genişletilmesi yasağı" ile karşılaşabilir. Defiler, davada ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmazlar. Takas ve mahsup bir defidir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir....

tahsil harcının dikkate alınmasında isabetsizlik bulunmadığını, sonradan sunulan dilekçe ile asıl borçlu takas mahsup talebinde bulunmuş ise de şikayet dilekçesinde böyle bir talebi olmamakla birlikte takas mahsup süreye bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebileceğini, dosyada takas mahsuba konu edilmek istenen mahkemece hükmedilen vekalet ücreti olmadığı gibi vekalet ücretinin alacaklısı bu alacağını takas mahsuba konu etmiş olduğundan mahkemece, karara esas alınan bilirkişi raporunda takas mahsuba konu edilmek istenen icra vekalet ücreti alacakları dahil edilmeksizin hesaplama yapılmış olmasının hatalı olduğunu asıl dosyada şikayetçi şirketin bu yöndeki istinaf nedeninin kabulünün gerekeceği gerekçeleriyle tarafların takas-mahsuba ilişkin talepleri gereğince yargılama sırasında tarafların bilirkişi raporuna beyanları ve istinaf nedeni yapılan hususlar da dikkate alınarak takip dosyalarında hesaplamanın gereği olarak, Ankara 4....

UYAP Entegrasyonu