Davacı tarafından kiralananın davalının belirttiği tarihte tahliye edildiği de kabul edilmediğine göre taraflar arasındaki kira sözleşmesi hala ayakta olup bu kira sözleşmesi gereğince, davacının 11/11/2014 tarihinde dosyaya sunmuş olduğu dilekçesinde belirttiği hususlar ve kiracı davalının sunduğu deliller birlikte değerlendirilerek kira alacağının hesaplanması gerekir. 2-) Kiracı davalı her ne kadar dilekçesinde depozito alacağının bulunduğundan bahsetmiş ise de usulüne uygun süresinde yapılmış bir takas/mahsup talebi bulunmadığından kiraya verendeki depozito bedelinin takas/mahsupta dikkate alınması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 15/06/2013 tarihli satış sözleşmesi uyarınca gayrimenkulün satış bedeli olarak belirlenen 150.000,00 TL'den 130.000,00 TL'lik kısmının davacı tarafından davalıya satış anında ödendiği ve geri kalan 20.000,00 TL'nin ise sözleşmede belirlenen şartlar yerine geldikten sonra, yani davalının elektrik idaresine başvurarak aynı yerde bulunan 5, 6 ve 7 numaralı bağımsız bölümlere elektrik sağlanması ve aboneliğe hazır hale getirilmesi işlemleri yerine getirildikten sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığı, yani davalının satış bedelinin bakiyesi 20.000,00 TL alacağının olduğu, davacı tarafça davalının takas mahsup talebi kabul edilmemiş ise de, davalının takas talebinin Türk Borçlar Kanunu hükümlerine uygun olduğu ve Türk Borçlar Kanunu 144. maddesi uyarınca alacaklının rızasının şart olmadığı, davacının davalıdan (33.000,00 TL - 20.000,00 TL) toplam 13.000,00 TL cezai şart alacağı...
Tarafların biri, borcu ile alacağını takas ettiğini karşı tarafa bildirerek bu hakkını kullanmış olacaktır. Takas hukuki niteliği itibari ile bozucu yenilik doğuran bir haktır. Borçlunun takas hakkını kullanma isteğini, alacaklıya bildirmesi gerekir. Takas bir sözleşme olmadığı için karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Takas aynı zamanda borcu sona erdirdiği için bir tasarruf işlemidir. Bu nedenle borçlunun takas edilecek alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olması gerekir. 7. Takas bir def'idir. Taraflarca ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi def'i olarak da ileri sürülebilir. Takasın def'i olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup def'i nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir. 8....
Mahkemece; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından başlatılan icra takibinin 43.517,38 TL asıl alacak, 1.631,90 TL faiz olmak üzere devamına, takas ve mahsup talebinin reddine dair verilen hüküm, davalı tarafın temyizi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 15/06/2015 tarihli ve 2015/2505 Esas 2015/5933 Karar sayılı kararıyla; davacı kiracının demirbaşların eksiksiz ve hasarsız olarak teslim edildiğini ispatlayamadığı, bu durumda mahkemece Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/54 D.İş sayılı dosyası ile 06/04/2008 tarihli tahliye tutanağı dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla eksik ve hasarlı tespit edilen demirbaş bedeli belirlendikten sonra takas ve mahsup yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur....
Davacı asil isticvap edilerek bu konuda beyanı alınarak, alanında uzman bir bilirkişi tarafından avans ödemesi yapıldığına dair sunulan belgeler, banka dekontları ve işveren kayıtları incelenerek; davacıya avans olarak ödenen paralardan henüz kapatılmayan başka bir deyişle, kapatılmayan avans ödemesi nedeniyle davacının davalıya borcu olup olmadığının tespitine göre, davalının takas mahsup talebi değerlendirilerek sonuca gidilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
alacak tutarının temerrüt tarihi olan 09/09/2005 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlardaki yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalının usulüne uygun takas-mahsup talebi bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyizine gelince; davacı yanın dava dilekçesinde alacak talebine reeskont faizi uygulanmasını talep etmiş, Mahkemece tarafların tacir, alacağın da ticari işten kaynaklandığı gözetilmeksizin davacı alacağına reeskont faizi yerine değişen oranlarda yasal faiz oranı uygulanmasına karar verilmesi yanlış ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Pazarlama San. ve Tic.A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Asıl Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine; 1. karşı dava; işyeri sigorta şirketinin işyeri malikine (aynı zamanda kiralayanına) karşı açtığı rücuen tazminat istemine ve 2. karşı dava; sigortalı kiracı şirket tarafından işyeri malikine karşı açılan takas/ mahsup talebi ile munzan zarar istemine ilişkindir. Asıl dava ile davalıların cevap dilekçeleri ile açtıkları karşı davalar özünde müstakil davalar olup, asıl dava ile karşı davalardaki taleplerin her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir.Mahkemece, Davalı/Karşı Davacı ... Gıda Paz A.Ş ve ... vekilinin, davacı/ karşı davalı ... hakkında açmış olduğu 2. karşı davadaki kira alacağına ilişkin takas/mahsup talebi ile ilgili olarak ayrıca bir hüküm kurulması gerekirken; ... Tic....
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının revize edilen iş programlarına uymamak suretiyle sözleşme süresinin uzamasına sebep olduğunu, müvekkili kayıtlarında davacı adına herhangi bir alacak bakiyesinin bulunmadığını, davacıya 18/12/2018 tarihinde 200.000,00 TL'lik ödeme gerçekleştirildiğini iş bu davaya konu alacak tutarından kalan bakiye 928.361,86 TL'nin davacının 28/12/2018 tarihli takas/mahsup talebi doğrultusunda 09/03/2016 tarihli sözleşmenin ön koşulu teminat mektubu sunma borcuna takas/mahsup edildiğini, takas/mahsup işlemi neticesinde 1.128.361,87 TL'lik alacağın sona erdiğini, tahsili talep edilen 111.737,74 TL teminat bedelinin sözleşme gereği kesinleşen nakit teminata ilişkin olup iadesine ilişkin koşulların gerçekleşmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki takas mahsup talebi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
Bu durumda mahkemece alınan raporlar arasındaki çelişkiler giderilip davalının varsa takas mahsup talebi de değerlendirilerek tarafların görev yaptığı süreler ve sorumlulukları açısından yapılan harcama ve ödeme belgelerinin site kayıt defterleri ile birlikte incelenmesi, davalının varsa sorumlu olduğu miktarın tespit edilmesi, sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine .../06/2018 günü oy birliği ile karar verildi....


