Yukarıda da değinildiği üzere, HMK.nun 33. maddesi uyarınca hukuki tavsif hakime ait olup, buradan hareketle mahkemece, borçlunun, icra müdürlüğüne başvurusu takas-mahsup talebi olarak değerlendirilerek, her ne kadar icra müdürlüğünce takas – mahsup talebinin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir ise de, gelinen aşamada, mahkemece takas – mahsup koşullarının oluşup oluşmadığı, şayet takas – mahsup koşulları oluşmuş ise dosya borcunun kapanıp kapanmadığı araştırılarak, buna göre de teminat mektubunun iadesinin gerekip gerekmediği hususları hakkında gerekçe ve hüküm oluşturulması gerekirken, borçlu tarafça icra müdürlüğüne yöneltilmiş takas - mahsup talebi olmadığından bahisle şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Mahkeme ilamı sonucunda davalının alacaklı olduğu kesinleşirse, takas mahsup def'i de hükmünü doğurur, davalının alacaklı olmadığı kesinleşirse, bu kez takas mahsup def'i hükümsüz kalır ve bu son durumda davalı, borcunu ifada gecikmesinin ve temerrütünün sonuçlarına katlanır. Bu durum karşısında mahkemece, davalı vekilinin takas mahsup savunmasında bildirdiği mahkeme kararının kesinleşmesi beklenerek, davalının takas mahsup def'inin yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir....
Dosya borçlusu ... ise 06.11.2012 tarihinde icra emri tebliği üzerine aynı ilamdan kaynaklı alacakları bulunduğunu bildirerek takas mahsup def'inde bulunmuştur. Tarafları aynı olan kesinleşmiş mahkeme ilamlarına dayanılarak takas-mahsup istenilebilir ise de bu halde takas-mahsuba konu alacaklar üzerine üçünçü şahıslarca takas-mahsup talebinden önce haciz konulmuş ise bu hacizler nazara alınarak bakiye alacak kaldığı takdirde takas-mahsuba karar verilebilir. Somut olayda üçüncü şahsın hacze konu alacağı toplam dosya alacağından fazla olduğundan İcra Müdürünün takas-mahsup talebinin reddine dair 08.11.2012 tarihli kararında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece bu işlemin iptali yönündeki şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken takas-mahsup işleminin kabulü yönünde hüküm tesisi doğru değildir....
ndan alacaklı olduklarını bildirerek İcra Mahkemesi'nden takas mahsup talebinde bulunmuştur. Takas mahsup konusu yapılan .. İcra Müdürlüğü'nün 2009/7389 Esas sayılı dosyası ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe ilişkin olup 13.02.2012 tarihinde taşınmaz satılmış takipte istenebilir halde bulunan alacak tümüyle karşılanamamıştır. Bu dosyadan bakiye alacak (limite kadar) için rehin açığı belgesi alma hakkı 13.02.2012 tarihinde doğmuştur. Belgenin 17.01.2013 tarihinde alınmış olması ilamlı takip alacağının doğduğu tarihe etkili değildir. Bu hali ile söz konusu alacak takas mahsuba konu edilebilir. Ancak takas mahsuba konu alacaklar üzerinde takas mahsup talebinden önce üçüncü kişilerin hacizlerinin bulunması halinde ise bu hacizler dikkate alınarak bakiye alacak kalmış ise bu alacak üzerinden takas mahsuba karar verilir....
Mahkemece yapılacak iş, bu mektup davacıya sorularak değerlendirilip davacıya ait ise 66.000 DM nin davacının uhdesinde olduğunun kabulü ile ödemeye yönelik davacı savunması varsa bu savunma da dikkate alınıp davalının takas mahsup talebi hakkında karar vermektir. 3- Yukarıda da açıklandığı üzere takas mahsup bir def'i olup harca tabi değildir. Ayrıca reddi halinde vekalet ücreti de söz konusu olmaz. Mahkemece takas-mahsup def'inin karşı dava ile karıştırılıp harca tabi tutulması ve red nedeni ile vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda, her ne kadar vekalet ücreti alacağı, takas-mahsup talebine konu olmaz ise de, vekalet ücreti alacağı olan borçlu taraf, bu hakkından vazgeçerek takas-mahsup talebinde bulunabilir. O halde, mahkemece, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle borçlunun takas-mahsup talebi esastan incelenip, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Oysa, aleyhine takip yapılan borçlunun takas-mahsup talebini ileri sürerek itiraz etmesi “borca itiraz” niteliğindedir. Takas mahsup savunmasında bulunan borçlunun başka bir mahkemede takasa konu alacağı dava etmesi takas-mahsup savunmasında bulunmasına engel değildir. Elinde dar yetkili İcra Hukuk Mahkemesinde takas-mahsup savunmasını kanıtlayacak nitelikte belge bulunmayan borçlunun bu savunmasının İcra Hukuk Mahkemelerince değerlendirilmesi mümkün olmayıp, ancak genel mahkemelerce değerlendirilmesi mümkündür. Bu nedenle, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
ın aynı ilamda kendisinin de alacaklı olduğunu ileri sürerek takas mahsup iddiasıyla İcra Mahkemesine başvurduğu, Mahkemece borçlu tarafından yapılıp kesinleşen bir takip bulunmadığı ve takip alacaklısının alacağını üçüncü şahsa temlik ettiğinden bahisle itirazın reddine karar verildiği, borçlu vekilinin temyizi üzerine Dairemiz'in 2012/6602 E-2012/8320 K. Sayılı ilamıyla takas için ileri sürülen alacağın aynı ilamda yer alması ve temlik tarihinden önce doğmuş bulunması nedeniyle temlik alacaklısının alacağı ile takas ve mahsup edilebileceğinden Mahkemece belirtilen ilkeler ışığında itirazın kabulü gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozma ilamına uyularak 09.06.2014 havale tarihli ek rapor doğrultusunda 09/02/2012 takip tarihi itibariyle ilam vekalet ücreti hariç, davacı takip borçlusu ...'ın 10.198,11 TL, ...'ın ise 9.857,96 TL alacaklı oldukları, takas mahsup işlemi yapıldığında, davacı ...'...
kabulüne, birleşen davanın takas mahsup nedeniyle reddine karar verilmiştir....
Bu bağlamda, kıdem tazminatı talebinin kabulüne, takas-mahsup defi kapsamında yapılan mahsup işlemi nedeniyle ihbar tazminatı talebinin kısmen kabulüne ve takas-mahsup defi kapsamında yapılan mahsup işlemi nedeniyle ücret alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karar da taraflarca temyiz edilmiş ve Dairemizce bozulmuştur. Bu ikinci bozma ilamında özetle, davalının tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra devamla, takas-mahsup defi kapsamında yapılan mahsup işleminin hatalı yapıldığı belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu bağlamda, kıdem tazminatı talebinin kabulüne, takas-mahsup defi kapsamında yapılan mahsup işlemi nedeniyle ihbar tazminatı talebinin kısmen kabulüne ve takas-mahsup defi kapsamında yapılan mahsup işlemi nedeniyle ücret alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Bozmadan sonra verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....


