Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı,icra tazminatı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, tahliye isteminin reddine, itirazın kaldırılmasına, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesi üzerine, karar davalı tarafından alacağa yönelik olarak temyiz edilmiştir. İİK'nun 62/1. maddesi gereğince borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmelidir. Aynı Yasanın 66/1. maddesi gereğince süresi içinde yapılan itiraz icra takibini kendiliğinden durdurur. İtiraz ile duran takibe devam edilebilmesi için, alacaklının itirazı ya mahkemede iptal ettirmesi (İİK'nun 67.md) veya İcra Hakimliğinde kaldırtması (İİK'nun 68-68-a md) gerekir....
ın temyiz itirazlarına gelince; Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında başlatılan haciz ve tahliye talepli icra takibinde 15.03.2010 başlangıç tarihli 4 yıl süreli kira sözleşmesine dayanılarak ödenmeyen 2013 yılının nisan ayı kira bedeli olan 1500-TL nin tahsili istenmiştir. Davacı alacaklı tarafından takip dayanağı yapılan kira sözleşmesinde davalılardan ...'ın sözleşmeyi kefil olarak imzaladığı anlaşılmıştır. Her ne kadar süresinde ödeme emrine itiraz etmeyerek icra takibi alacak yönünden kesinleşmiş ise de; kefil hakkında tahliye kararı verilemeyeceğinden kefil hakkındaki tahliye talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır....
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun süresinde itiraz etmeyerek takibin kesinleşmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesinden kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davaya dayanak yapılan icra dosyasında, icra müdürlüğünce düzenlenen örnek 13 nolu ödeme emrinde 30 günlük borcun ödenmesine ilişkin sürenin 7 gün olarak yazıldığı görülmektedir. İİK.nun 269/1. madde göndermesiyle olayımızda uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesinde yer alan otuz günlük ödeme süresinin ödeme emrinde açıkça yazılması zorunlu olup, yasaya uygun olarak düzenlenmeyen ödeme emri hukuki sonuç doğurmaz. Hukuki sonuç doğurmayan ödeme emrine bağlı olarak tahliye kararı verilemeyeceğinden istemin reddine karar vermek gerekirken, tahliye kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır....
KARAR Davacı kiralayan, davalı kiracı hakkında ödenmeyen kira parası nedeniyle icra takibi yapıldığını, ihtarlı ödeme emrine itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini ve ödeme yapılmadığını ileri sürerek kiralananın temerrüt nedeniyle tahliyesini istemiştir. Mahkemece davacı tarafından davalı aleyhine kira bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenmiş olan örnek 1 nolu takip talepnamesi ile haciz talebinde bulunulduğu, takip talepnamesinde açık bir tahliye isteminin olmadığı gerekçesiyle tahliye isteminin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen icra takibi sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Davacının yaptığı icra takibinin takip talepnamesinde takip yollarının bulunduğu 9. sütunda haciz isteminin yanında tahliye istemi de bulunmaktadır....
Davalı borçlunun takibe itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak, davalı borçlunun 30 günlük ödeme süresi içerisinde herhangi bir ödeme yapmadığı gibi yasal süresi içerisinde bir itirazda da bulunmadığını, temerrüt nedeniyle tahliyenin şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek tahliye isteminde bulunmuştur....
Dava, itirazın iptali ve temerrüt nedeniyle tahliye istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline ve tahliyeye karar verilmesi üzerine karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 01/11/2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafından 29/01/2014 tarihinde başlatılan icra takibinde Ekim 2013 ila Ocak 2014 arası 9.560 TL kira ile Aralık 2013 ayına ilişkin 275 TL aidat toplamı 9.835 TL asıl alacak ve 147 TL işlemiş faizi ile birlikte tahsili ve tahliye istenmiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu tarafından sunulan itiraz dilekçesinde borca itiraz edilmiştir. İtirazın iptali ve tahliye istemi ile açılan davada davacı, davalının aidat borcu bulunmadığını, davalının davadan sonra bir takım ödemeler yaptığını ancak hala borçlu bulunduğunu beyanla itirazın iptali ve tahliyeye karar verilmesini talep etmiştir....
Davacı alacaklı, 15.08.2014 tarihinde davalılar aleyhine başlatmış olduğu haciz ve tahliye istemli icra takibi üzerine davalıların gönderilen ödeme emrine herhangi bir itirazlarının bulunmaması ve yasal süre içerisinde de borcu ödemediklerinden bahisle, İcra İflas Kanunu'nun 269/a maddesi gereğince, kiralanandan tahliyelerini talep etmişdir. Ancak davalılar vekilinin 04.02.2016 günlü celsede beyan ettiği gibi ödeme emrinin davalı borçlulara 21.08.2014 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra, davalılar vekilince 27.08.2014 tarihinde ve süresinde icra takibine itiraz edildiği, bu itiraz üzerine ise İcra Müdürlüğünce 27.08.2014 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. İcra İflas Kanunu'nun 269/c maddesi gereğince icra takibine vaki itiraz kaldırılmadan ya da iptal edilmeden tahliyeye karar verilemez....
Bu ödeme emrinde diğer kayıtlarla birlikte, borçlunun (kiracının) kural olarak yedi gün içinde ödeme emrine itiraz edebileceği, itiraz süresi içinde kira sözleşmesini ve varsa yazılı kira sözleşmesindeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse (inkâr etmezse) kira sözleşmesini kabul etmiş sayılacağı, kira borcunu ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren BK’nın 260 veya 288. (TBK m. 315 veya 362) maddelerinde belirtilen (on, otuz veya altmış gün) belli bir süre içinde ödemesi, itiraz süresi içinde (İİK m. 62'ye göre) ödeme emrine itiraz etmez ve ödeme süresi içinde borcu (kirayı) ödemez ise kiraya verenin (alacaklının) kesinleşen kira alacağı için haciz isteyebileceği (İİK m.78 vd) ve icra mahkemesinden (kiracının) kiralanan taşınmazdan tahliyesini isteyebileceği ihtar edilir. 19. Borçlu itiraz süresi içinde ödeme emrine itiraz etmez ise ilamsız tahliye takibi kesinleşir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı vekili tarafından, davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı vekili icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, icra inkar tazminatı ve tahliye isteminde bulunmuştur....
Olayımıza gelince; davacı alacaklılar, 13.02.2012 tarihli takip talepnamesi ile 07.02.2011 tarihli, 3 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine istinaden 2011 yılı Mart ila 2012 yılı Şubat aylarını kapsayan 3.600,00 TL kira alacağı için davalı borçlu aleyhine tahliye istekli icra takibi başlatmışlardır. Davalı borçlu ,ödeme emrine süresinde itiraz etmiş,itirazında kira sözleşmesinin 23.maddesi gereğince kiralananda takibe konu kira bedelleri karşılığında imalatlar yapıldığını,borcun bu suretle ödendiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, davalı borçlunun kira sözleşmesinin 23.maddesi uyarınca kiralananda imalatlar yaptığı savunması ve buna ilişkin delillerini sunması nedeniyle uyuşmazlığın ./.. -2- yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli nöbetçi sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir....


