Davalı vekilinin temyizi üzerine; Dairemizin 23/10/2017 gün, 2015/12580 esas ve 2017/6247 karar sayılı ilamı ile 3533 sayılı Kanun’un 1. maddesi gereğince genel, katma ve ...... ......lerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı ......e veya belediyelere yahut ...... idarelere ait olan daire ve müesseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adli yargının görevi içinde bulunanların, o Kanun’da yazılı tahkim usulüne göre çözümleneceği, tarafların durumu gereği aralarındaki uyuşmazlığın tahkim usulüne göre çözümlenmesi gerektiğinden mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına oyçokluğuyla karar verilmiştir. Dosya kapsamından; davalı ... Başkanlığının 3533 sayılı Kanun kapsamında olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır....
Somut olaya gelince, davacı ... ile davalı ... 3533 Sayılı Kanun’un 1. maddesinde gösterilen kuruluşlardandır. Bu Kanun'un 2570 sayılı Kanun'la değişik 4. maddesi gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın "Hakem" sıfatı ile çözümlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur. O halde Mahkemece, 3533 sayılı Kanun'un 1. ve 4. maddeleri hükümleri dikkate alınarak davalı idare aleyhine açılan davanın hakem sıfatı ile çözümlenmesi gerektiği gözetilerek dosya tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilip, görevsizlik kararı verilmesi ve eldeki davada mecburi tahkimin bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. 2....
Asliye Hukuk Mahkemesince "...davanın taraflarının 3533 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlardan olduklarının davaya bakma görevinin hakem mahkemesine ait olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesi (Hakem sıfatıyla) "...davacının 3533 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlardan olmadığından davaya bakma görevinin genel yetkili asliye hukuk mahkemesine ait olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Bilindiği üzere, 29.6.1938 tarihli 3533 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince Umumi, Mülhak ve Hususi Bütçelerle idare edilen Daireler ve Belediyelerle sermayesinin tamamı Devlete veya Belediye veya Hususi idarelere ait Daire ve Müesseseler arasındaki gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan uyuşmazlıkların tahkim yolu (hakem marifetiyle) ile çözümleneceği kuşkusuzdur....
Takibe konu kararın, 3533 sayılı Tahkim Yasası gereğince verilmiş konusu para olan Hakem Heyeti kararı olduğu, 3533 sayılı yasanın 7. maddesi gereğince Hakem Heyeti kararlarının, mahkeme ilamlarının icrasına ilişkin genel hükümler uyarınca yerine getirileceği, takibe konu Hakem kararı da para alacağına ilişkin olup, HMK 367. maddesi gereğince kesinleşmesi gerekmediğinden davacının şikayetinin kabulüne, ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 05.02.2015 tarihli kararın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/04/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Mahkemece, tarafların, sermayesinin tamamının Devlete ait kuruluşlardan olduğu gerekçesiyle görevsizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın 3533 sayılı kanunun 4.maddesi gereğince yüksek dereceli Asliye Hukuk Hakimliğine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3533 sayılı kanunun 1.maddesi gereğince, umumi mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyeler, sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan, adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar, 3533 sayılı kanunda yazılı tahkim usulüne göre halledilir. Bir uyuşmazlığa 3533 sayılı kanun hükümlerine göre bakılabilmesi için, davanın her iki tarafının da yasanın 1.maddesinde sayılan kamu kurumlarından olması gerekir. Taraflardan birisi yasada belirtilen kamu kurumlarından değilse, davaya mecburi hakem sıfatıyla bakılamaz....
Mahkemece, davanın hakem sıfatıyla açıldığı ve 3533 sayılı yasa gereği hakem usulü ile görülüp karara bağlanması gereken ihtilaflardan olduğu belirtilerek, görevsizlik kararı verilmiştir. 3533 Sayılı Kanunun 1.maddesinde; "Umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete, belediyeye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilafların tahkim yolu ile çözümleneceği" belirtilmiştir. Mahkemece; uyuşmazlığın, mecburi tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ise de; davalı şirketler anonim şirket olup, tamamen özel hukuk hükümlerine tabidirler. Bu niteliği itibariyle de davalıların 3533 Sayılı Kanunun 1.maddesinde sayılan kurumlardan olmadığı anlaşılmaktadır. Öyle ise mahkemece; işin esasına girilerek, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir....
O. tarafından 30 adet usulsüz reçete düzenlenerek davacı kurum zarara uğratıldığından bahisle dava açılmış ise de, idarenin görevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü sırada eylemden doğan zararın giderilmesine yönelik açılan davanın hizmet kusuru olduğu, bu durumda idare mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 3533 sayılı Kanun'un 1'inci maddesi; genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adli yargının görevi içinde bulunanların 3533 sayılı Kanun'da yazılı olan tahkim usulüne göre çözümleneceği şeklindedir....
Dosya kapsamından, asliye hukuk mahkemesi 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesinde yer alan; “… yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem sıfatıyla çözümlenir” hükmünden adliyede "görev yapan hukuk hakimleri arasında en yüksek dereceli hukuk mahkemesi hakimi; sulh hukuk mahkemesi hakimi olduğundan, davayı hakem sıfatı ile çözecek hakim de sulh hukuk mahkemesi hakimi olacaktır” gerekçesiyle hakimin derecesine göre yüksek dereceli hukuk hakiminin belirleneceğini gerekçe göstererek, sulh hukuk mahkemesi ise 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre, en yüksek dereceli hukuk mahkemesinin asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirterek görevsizlik kararları vermişlerdir. 3533 Sayılı Mecburi Tahkim Yasasının 4. maddesinde, kamu kuruluşları arasında çıkan uyuşmazlıkların, o yerdeki yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından çözümleneceğini hüküm altına almıştır....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/258E -2001/317 Kararı ile Özel İdare Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı arasındaki davanın 3533 sayılı yasa gereğince tahkim usulüne tabi olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş ve Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece davacı ve davalı arasında çıkan uyuşmazlığın 3533 sayılı yasanın 4. maddesi gereğince yüksek derecedeki hukuk hakimi tarafından çözümleneceği, mahkemenin yüksek dereceli hukuk mahkemesi hakiminde en kıdemli asliye hukuk mahkemesi hakimi olmadığı gerekcesi ile mahkemenin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştikten sonra yüksek dereceli hukuk hakimi ve en kıdemli Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bakılması amacı ile ayrı esasa kaydedilmek üzere asliye hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş hüküm davalı vekil tarafından temyiz edilmiştir....
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 3533 sayılı Umumi Mülhak Ve Hususi Bütçelerle İdare Edilen Daireler Ve Belediyelerle Sermayesinin Tamamı Devlete Veya Belediye Veya Hususi İdarelere Aid Daire ve Müesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yolile Halli Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde genel, katma ve özel bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve kurumlar arasında çıkan ve adli yargının konusunu oluşturan uyuşmazlıkların bu kanunda yer alan tahkim usulü ile giderileceği; 6 ncı maddesinde bu Kanuna göre verilen hakem kararlarına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince verilecek kararların kesin nitelikte olduğu öngörülmüştür....


